X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gözdeki sinsi tehlike
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gözdeki sinsi tehlike

  • Giriş Tarihi: 20.8.2014

Göz hastalığı türü olan 'keratokonus' hakkında bilgiler veren Op. Dr. Özlem Polatlı, "Gözde sürekli alerji, kaşıntı olması ve ışığa hassasiyet başlıca nedenleri arasında yer alıyor" dedi

Özel Aydın Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Özlem Polatlı, gözün saydam tabakasının yani korneanın ilerleyici miyop ve astigmat ile birlikte incelmesi ve sivrileşmesiyle oluşan bir hastalık olan keratokonus hakkında bilgiler verdi. Genellikle ergenlik döneminde başlayan hastalıktan, hastaların ancak 20'li yaşlarında haberdar olduklarını belirten Op. Dr. Polatlı hastalığın 20-40 yaş arasında ilerleme gösterip 40'lı yaşlardan sonra durağan döneme girdiğini kaydetti. Korneanın, gözün çok önemli bir kısmı olduğunu kaydeden Op. Dr. Özlem Polatlı, "Işık göze kornea aracılığıyla girer; kornea ışınları kırarak veya odaklayarak net görmenizi sağlar. Keratokonusta, korneanın şekli değişir ve görme bozulur. Keratokonus, araba kullanma, bilgisayarda yazı yazma, televizyon izleme veya okuma gibi bazı faaliyetleri güçleştirebilir" dedi.

ETKİLERİ ÇOK FAZLA

Keratokonus hastalığının nedeni tam olarak bilinemediğini kaydeden Op. Dr. Polatlı, "Gelişiminde genetik ve mekanik travmalar en önemli rolü oynar. Gözün kaşınması, sert kontakt lens kullanımı gibi çevresel faktörler de genetik yatkınlığı olan kişilerde bu hastalığın ilerlemesine sebep olabilir. Gözde sürekli alerji, kaşıntı olması, devamlı ilerleyen miyopi ve astigmatın olması, gözlüğe rağmen net görüş elde edilememesi, ışığa hassasiyet, göz kamaşması, başlıca nedenleri arasındadır" dedi. Bu belirtilerin keratokonus hastalığı riskinin yüksek oranda olduğunun habercisi olduğunu belirten Op. Dr. Polatlı, "Bu gibi durumlarda uzman bir hekime muayene olmakta yarar vardır. Çünkü keratokonus hastalığının erken tanı ve tedavisi, ileride ortaya çıkabilecek ciddi görme sorunlarının önlenmesi açısından büyük önem taşır" diye konuştu. Op. Dr. Polatlı, özellikle gözlük kullanmak istemeyen Excimer Lazer tedavisi düşünen hastalarda kornea incelemesi için yapılan topografik tetkik sırasında keratokonus hastalarının tesadüfen tespit edildiğini belirterek şunları söyledi: Keratokonusta 2 problem esastır, ilki de görmede azalmadır. Görmeyi artırmak için önce kontakt lens denenir. Hastalık ilerleyici seyrediyorsa stabilize edip kontakt lens uygulanmalıdır. Eğer hasta kontakt lens kullanamıyorsa halka tedavisi yapılır. İkincisi de hastalıkta ilerlemedir. İlerlemeyi durdurmak için CCL (Corneal Cross-Linking) uygulanır. Bu tedavi görmeyi artırmaz, sadece ilerlemeyi durdurur."

İKİ AŞAMALI UYGULAMA
Keratokonus tedavisine başlamadan önce hastalığın ilerleyip ilerlemediği tespit edilmesi gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Polatlı tedavi yöntemlerini şu şekilde anlattı: "Eğer hastalıkta ilerleme yok ise hastanın görme bozukluğunu düzeltecek tedaviler uygulanır ve 3 ayda bir kornea haritaları ile takip edilir. Keratokonus tedavisi ile ilgili olarak hastalığın derecesine bağlı olarak sert lensler, kornea içi halkalar (INTACS, kerraring), Cross-linking (kornea nakli) tedavileri uygulanmaktadır. Keratokonus ilerliyorsa 2 aşamalı tedavi uygulanır. Birinci aşama; hastalığın ilerlemesi durdurulur. Tek yöntemi vardır, korneal çapraz bağlama tedavisi. İkinci aşama ise, hastanın görme bozukluğu düzeltilir. Cerrahi veya cerrahi dışı yöntemler ile görme bozukluğu düzeltilebilir."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.