Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Part tIme yazar full time anneyİm

Giriş Tarihi: 5.10.2014

Genç yaşta iki kız çocuğu sahibi olan Dicle Keskinoğlu, yazdığı 'Beşikte Durduğu Gibi Durmuyor' kitabının ortaya çıkış öyküsünü ve annelik serüvenini anlattı. Yazı yazmayı terapi olarak gören Keskinoğlu, "Bu kitap, arabada kızımı beklerken ortaya çıktı. Yakında 4. baskısı yapılacak" dedi

Beşikte Durduğu Gibi Durmuyor isimli kitabın yazarı, Dünya ve Biricik'in genç annesi Dicle Keskinoğlu, kitabın ortaya çıkış öyküsünü, annelik serüvenini Egeli Sabah'a anlattı. Aynı zamanda köşe yazarı olan Dicle Keskinoğlu, "Her işimi çocuklarım uyuduktan sonra yapıyorum. Küçük çocuğum evde uyurken, büyük kızımı okula götürüyordum. Arabada kızımı beklerken bu kitap ortaya çıktı. Evdeyken elimi kolumu koyacak yer bile bulamıyorum. Arabada beklerken, 'Elimi boş bırakmayayım' dedim ve anne babalara rehber olması için bu kitabı kaleme aldım. 1.5 ay içinde 3. baskıyı gördü. Yakında 4. baskısı olacak. Çok şükür iyi gidiyor" dedi. Kendini esprili bir şekilde part time köşe yazarı, full time anne olarak tanımlayan ve genç yaşta iki kız çocuğu sahibi olan Dicle Keskinoğlu, deneyimlerini kaleme alarak yazdığı kitapla ölümsüzleştirdi. Bir gazetede ve dergide köşe yazarı olan Keskinoğlu, ikinci çocuğu dünyaya geldikten sonra kitap yazmaya karar verdiğini söyledi. Üniversite 3. sınıftan beri yazdığını belirten Keskinoğlu, "Bu konuya aşinayım. Kitap yazma sürecim 1 yıl kadar sürdü. Anne olacağımı öğrendiğimde bu konuyla ilgili sıfır bilgiye sahiptim. 'Ben yandım başkaları yanmasın' diye tüm deneyimlerini bu kitapta aktardım. 'Beşikte durduğu gibi durmuyor' isimli kitabım böyle çıktı" dedi.

YAZMAK BÜYÜK KEYİF
Üniversiteden mezun olduktan sonra evliliği düşünmeye başladığını söyleyen Dicle Keskinoğlu, "Evliliği paket program gibi düşünürsek çocuk da bu paket programın bir parçası gibi. Ben yazmaktan çok keyif alıyorum. 'Kendiniz için ne yapmaktan keyif alırsınız?' derseniz ben 'yazmak' derim. Sessiz bir köşede kendi halime bırakın saatlerce kafamı kaldırmadan yazarım. Yazmak benim için çok büyük bir keyif. Anne olduktan sonra çocuğundan başka bir şey görmüyorsunuz. Bir anne çocuğuna ne kadar düşerse düşsün, bence anne kendisini unutmamalı ve kendisi için bir şey yapmalı. Ben yazmayı kendim için yapıyorum. Bir çeşit terapi gibi yapıyorum" dedi. Anne ve çocuk ile ilgili birçok kitabı okuduğunu fakat samimi bir şey bulamadığını hatırlatan Keskinoğlu, piyasadaki kitapların adeta fizik kimya kitabı gibi olduğunu belirterek anne ve babalara rehber olması açısından kitap yazmaya karar verdiğini söyledi. Kitabında hem çevresinde gözlemlediklerini ve hem de toplumun genel olarak bakış açısını yazdığını ifade eden Dicle Keskinoğlu kitabındaki ilginç bir bölümden de bahsetti. Keskinoğlu şöyle devam etti: "Kitabımda yer verdiğim çok bilen orta yaşlı hanım teyzeler dediğim kişiler evli çiftlere mahalle baskısı yapıyor. O teyzelerin doğumdan sonra birkaç ay misyonları var. Tek kişilik dev kadro onlar. Anneyi yedirecek içirecek şişmanlatacak. Birkaç ay sonra da eve uğrayıp "Maşallah doğum da sana yaramış. Kiloları da verememişsin" deyip gidecek. Kitabımı okuyanlar eğlenceli bir kitap olduğunu söylüyorlar. Yakın çevremdekilere methediyorlar. Ancak en objektif yorumlar Facebook sayfasında yer alıyor. Orada da güzel yorumlar alıyorum. Demek ki herkese hitap edebilmişim."

KORKULARINI MİZAHA ÇEVİRDİ

Anne olduğunda çok korktuğunu söyleyen Keskinoğlu, "Çocuğum ağladığında uyumak istediğinde ne yapacağımı şaşırdım. Neredeyse çocuk ağladığında oturup ben de ağlıyordum. Titremeye başlıyordum. Kaygılarımı, korkularımı pişmanlığa değil mizaha çevirmeye çalıştım. Anneler her anının tadını çıkarsın. Kitapta görecekler. Yaşanmışı var. Korkup yola çıkmış görmüş, yaşamış ve bunun üzerinden kendi ile dalga geçmeyi öğrenmiş ve mizaha çevirmiş bir annenin yaşanmış örneği var. O yüzden bence korkmasınlar, anın tadını çıkarsın, eğlensinler. Anneliğin her anı zor. Sizin elinize bakan bir insan yavrusu var. Siz su verirseniz içer, vermezseniz solup gider. Öyle küçük bir bebek var karşınızda. O fikri bile düşünmek bile insana yoğun bir sorumluluk duygusu veriyor. Bunu kaldırmak taşımak çok zor bir şey" dedi.

GEZMEYE, CEPHANE HAZIRLAYIP GİDİYORUM
Gezmeye gitmenin kendisi için çok büyük bir organizasyon olduğunun altını çizen Keskinoğlu, "Eve gelip küçükle kim, büyükle kim ilgilenecek. Ben yokken ne yesinler, ne ile oyalansınlar diye düşünüyorum. Savaşa hazırlanır gibi cephane hazırlayıp gezmeye öyle gidiyorum. O yüzden hiç gitmemeyi tercih ediyorum. Her işi çocuklarım uyuduktan sonra yapıyorum. Büyük kızım geçen sene yarım gün okula başladı. Kızımı okula bıraktıktan sonra kitabımı kapıda araba içinde yazdım. O sırada küçük çocuğum da evde uyuyordu. Allah yardım etti. Kızım 3 saat okuldayken, biri uyurken elimi kolumu koyacak yer bulamıyordum. Elimi boş bırakmayayım yazayım dedim. Arabada kızımı beklerken bu kitap çıktı" şeklinde konuştu. Kitabı piyasa çıktıktan sonra 1.5 ay içinde üçüncü baskının yapıldığını söyleyen Keskinoğlu, "1.5 ay içinde 3. baskısı yapıldı. Yakında 4. baskı olacak. Çok şükür iyi gidiyor. Sosyal paylaşım sitesi Facebook'ta "Beşikte durduğu gibi durmuyor" adlı bir sayfamız bulunuyor. Okuyucular sayfaya girerek basında çıkan haberleri ve kitap ile ilgili bilgileri buradan okuyabilir.
ARKADAŞINA GÖNDER
Part tIme yazar full time anneyİm
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz