X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Paralel yapı ranta kondu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Paralel yapı ranta kondu

  • Giriş Tarihi: 16.1.2015
Paralel yapı ranta kondu
Paralel yapı ranta kondu

Paralel Yapı'nın 'in röntgenini çekerek 20 yıllık planlar yaptığını belirten Şenocak, "Kentte rantı olan iki önemli bina Paralel tarafından kiralanmış. Buraların onların elinden alınması gerekiyor" dedi

Memur-Sen İl Başkanı Abdurrahim Şenocak, Paralel Yapı'ya ilişkin Egeli Sabah'a çarpıcı açıklamalarda bulundu. Paralel Yapı'nın küresel güçlerin güdümüyle hareket eden ya da ettirilen bir yapı olduğunu vurgulayan Memur-Sen İzmir İl Başkanı Abdurrahim Şenocak, "Her dönemde kullanılan bir yöntem bu. Bu sefer bu işin farkına varıldı. Artık bilinç düzeyi daha gelişmiş bir toplum var. Aslında kendi içerisinde bu işleri kavrayıp kurtaracak fazla insan olduğunu düşünmüyorum. Cemaatin içinde saf bir kitle var. Din en iyi istismar edilebilecek alandır. Cemaat denilen olgu dini kullanıyor" dedi. Devlet gerektiği kadar yurt yapması gerektiğini vurgulayan Şenocak, "Farklı illerde üniversite ve liselere giden öğrencilerin cemaatin yurtlarına mecbur kalmaması gerekiyor. Bu alanın hızlı bir şekilde doldurulması gerekiyor. Yurt ihtiyacının giderilmesi gerekiyor. Bu yapı İzmir'in tomografisini çekmiş. 5 yıllık, 10 yıllık hatta 20 yıllık planlar yapılmış. Orada güzel tezgahlar yapmışlar. Mesela devletin kendi kurumunun Üçyol'da Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün sıfır binası cemaatçiler tarafından kiralanmış. Devletin yurda ihtiyacı var. Burası YurtKur'a kiralanabilirdi. Bunlar çok güzel ayarlar yapmışlar ve buraları kapmışlar. Buca'daki tarihi De Jongh Köşkü, SGK tarafından Şifa Hastanesi'ne kiralandı. Bu işler çok güzel şekilde ustaca yapılmış. Trilyona alınamayacak içerisinde tarihi köşkün ve ağaçların bulunduğu alanda yavaş yavaş bina yapma çabaları var. Burası da devletin yeri. Nedense hep bu cemaate ait yerler. Kiralamış oluyorlar. Kira sözleşmeleri doğru bile olsa tazminat vb. ne geriyorsa verilerek sözleşmelerin feshedilmesi gerektiğini düşünüyorum. Buraların onların elinden alınması gerekiyor. Bunun için ne gerekiyorsa yapılmalıdır" şeklinde konuştu.

KENDİLERİNİ SAKLIYORLAR

Artık yöneticilerin daha uyanık olması gerektiğini vurgulayan Şenocak, "Bunlar hep böyle basamak basamak çıkıyorlar. Sonra cemaat çok güzel işler yapıyorlar diyorlar. Bir süre İl Milli Eğitim Müdürü ile uğraştılar. Niye? Yamanlar Koleji'nin plaket programı her gün eksik olmayan törenleri oluyordu. Her seferinde onlara katılacak ve hatta onlara hizmet etmek zorunda bırakılmaya çalışıldı. Bütün bürokratları kumpaslamışlardı. Biz buna bir şekilde direniyorduk ama o dönemde yeteri kadar destek göremedik. Oralardan dershanelerden bütün bu kaynakları kendilerine yönlendirip her kentte güçlenip söz sahibi olmaya çalıştılar. İlçelerde Şube Müdürü görevlendirildi. Cemaate mensup her ilçeye bir müdür görevlendirdiler. Sadece oralarda ranta açık alanları tespit edip, dershanelere, okullara öğrenci paslamak hedefindeydiler. Eğitimi kendi çıkarları için kullanıyorlardı. Bundan önceki eğitim politikalarına da karışmışlardı. Sınavları yüksek çıkartıp dershaneleri patlatmışlardı. İllerde ciddi sistematik çalışma yok. Emniyet istihbarat çalışıyorsa, çalışıyor. Bir sürü paralelci birçok kamu kurumunda üst düzey yönetici olarak görev yapıyorlar. Kendilerini saklıyorlar. Cemaatçi olmadıklarını anlatmaya çalışıyorlar. Bunların görev yapması şart mı? Bu işin bir boyutu" dedi. Türk okullarının küresel bir proje olduğunu belirten Şenocak, şöyle konuştu: "Türkçe olimpiyatları sirk gösterileridir. 3 tane şiir ezberletilerek birileri Türkçe öğrenmiyor. Türkçenin dünyada yaygınlaşmasını buradan anlayamayız. Türkiye tanındıysa son yıllardaki atılımlarıyla tanındı. Kalkınmasıyla, ekonomisinin büyümesiyle kalkındı. Türkiye bugün 2 milyon mülteciyi besleyebiliyor. Dünyadaki düzene meydan okuyan bir Türkiye var. Cemaat ise edilgen yapıda başkalarının maşası olarak kullanılıyor. Bu şımartılan bir gruptur. Devletten daha güçlü gösterilmiş. Biz bunları 28 Şubat'tan da tanıyoruz. Hep saklanan gizlenen bir yapı. Sonunda patladı. Devletin aleyhinde kullanılan bir yapıya dönüştü. Din öğrenmekle dindar olunmuyor. Bu bir tercih meselesi. İmam Hatip Okullarını kapattılar cemaatin okulları arttı."

'KÜSTAH TAVIR KINANMALI'
Şenocak, Fransız 'Charlie Hebdo' dergisinin yeniden Hz. Muhammed karikatürü yayınlaması ve bu karikatürlerin Türkiye'de de bazı gazetelerde kullanılmasının küstahça bir davranış olduğunu ifade etti. İslam dininin barış ve esenlik dini olduğunu vurgulayan Şenocak, "Peygamberi Hz. Muhammed de bir barış elçisidir. Dolayısıyla kutsallar noktasında daha özenli davranışlar sergilenmeli diye düşünüyoruz. Dünya liderlerinin de bu konuda ortak bir tavır takınarak, yaşananları kınayıcı mesajlar vermesi gerekir" açıklamalarında bulundu.