X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bahri OKUMUŞ: Serbest pazar!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bahri OKUMUŞ: Serbest pazar!

  • Giriş Tarihi: 24.2.2015

Yusuf Şimşek'in birdenbire Karşıyaka'dan ayrılıp Antalyaspor'a gitmesi yeşil kırmızılıları kızdırdı. Yıllar önce hayli başarılı işler çıkaran Feyyaz Uçar, o zaman Süper Lig'de olan Malatyaspor'a benzer biçimde gittiğinde yaşanan "yüzüstü bırakılmışlık" duygusu hakim yine camiada. Yöneticiler doğal olarak daha kontrollü ifadeler kullansalar da taraftarlar arasında sosyal medyada Şimşek'i "batan gemiyi terk eden farelerle" özdeş tutanlar bile çıktı. Futbol dünyasında, kulüplere gönülden bağlılıkla, yani hissiyatla tavır ve davranışlarını tayin eden grup yalnızca taraftarlar. Aslında herkes tarafından bal gibi bilindiği halde bu gerçeğin sürekli göz ardı edilmesi, melek mertebesine çıkarılmış figürleri bir anda şeytana dönüştürebiliyor. Oysa ne biri ne de ötekisi.... Bu dünyanın profesyonelleri, futbolun başına "endüstriyel" sıfatı konulduğundan beri yalnızca hesabı yapılabilir verilere göre tutum ve davranışlarını belirliyor. Yusuf Şimşek'in durumuyla örnekleyecek olursak, bir teknik adam eğer kariyer açısından basamak atlayacağını hesaplıyorsa, "Çok seviyorum" dediği camiayı bir gecede bırakıp, başka bir dala atlayabiliyor. Açıkçası benim açımdan pek de yadırganacak bir durum yok burada. Zira biliyorum ki "Zaten ben çocukluğumdan beri x takımının taraftarıyım" ya da "İçinde bulunduğum camianın ne derece büyük olduğunun bilincindeyim. Müthiş bir taraftar grubuna sahibiz vs" gibi kalıplar aslında profesyonel çerçevede bir takım hesaplanabilir sonuçlar elde etmek için geliştirilmiş (hadi yalanlar demeyelim) pratikler. Benim asıl tuhaf bulduğum; bir teknik adamın, aynı ligde aynı sezonda, bir o takımın bir bu takımın başında bulunması. Zira teknik direktörler, serbest pazarda parayı bastıranın "aldığı" birer "meta" görüntüsü veriyor bu düzen içinde. (Öyledir demiyorum algı böyle diyorum) Dün şampiyon yapmak istediğin takımla 5 gün sonra rakip oluyorsun. Ligden düşmek üzere olan rakibini yenip, ertesi hafta o takımın başına geçiyorsun. Bu baş döndüren trafik de profesyonellikle mi izah ediliyor? TFF ve Futbol Antrenörleri Derneği bu konu ne düşünüyor, doğrusu merak ediyorum.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.