X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER ÖZGÜR KAYNAR: İyilik yapalım Ege'ye atalım
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

ÖZGÜR KAYNAR: İyilik yapalım Ege'ye atalım

  • Giriş Tarihi: 6.3.2015

Güzel bir rastlandı sonucu ilk yurtdışı seyahatim Yunanistan'a olmuştu. Uçaktan iner inmez ilk gördüğüm havalimanı görevlileri ve sınır polisleriydi. Farklı bir dille konuşmalarına rağmen bizimle aynı beden dilini kullanıyorlardı, çok hoşuma gitmişti. Sonra komşu halkın arasına karışıp sokak sokak gezince yurtdışına değil de sanki İzmir'den Bodrum'a, Marmaris'e gitmiş hissi içimi sardı. Kahvehanede oyun oynarken heyecanla birbirlerine takılanlar, berber salonları, bakkallar, fırınlar, kasaplar, evler, insanlar, kısacası bizim sandığım ne varsa hepsi Ege'nin karşı kıyısındaydı. Dil ve din farklı, gerisi tıpatıp aynıydı... Ve kimse Türk olduğum için bana düşmanca bakmıyor, bilakis hüsnü kabul gösteriyordu. Kültürel olarak ve fiziki mesafe açısından birbirimize bu kadar yakınken, nasıl da uzaklaştırıldığımızı; korkuların ve önyargıların nasıl tutsağı haline getirildiğimizi o seyahatte anlamıştım.

ELMANIN YARISI GİBİYİZ

Güzel bir diğer rastlantı sonucunda da ömrünü Türk-Yunan dostluğuna adamış, Yunanistan'ın dünyaca ünlü bilim adamlarından Prof. Dr. Dimitri Kitsikis'le tanışmak kısmet oldu bundan 4 yıl evvel... "Bir gün gelecek Türkiye ve Yunanistan birleşecek. Biz belki görmeyiz ama tarih bunu yazacak" dediği için alay konusu edilen Prof. Dr. Kitsikis'le uzun uzun konuştum. "Biz bir elmanın iki yarısı gibiyiz, neden ayrı kalalım ki? Ayrı kaldıkça kaybediyoruz ve üzülüyoruz" diyordu ısrarla. Dimitri Hoca, Yunanistan'a AB'den derhal ayrılmasını, Türkiye'yle birlikte hareket etmesini tavsiye ederken, Yunanistan'ın meşhur şarkıcısı Aleksandros da şöyle konuşuyordu: "Ekonomik krize girmemizin nedeni, ülkeyi yönetenlerin Türkler'e sırtını dönüp, Yunan halkına yabancı olan Avrupalılara yönelmesidir. Köklerimiz Doğu'ya, Türkiye'ye uzanıyor. Aynı kültürü paylaşıyoruz. Çaldığımız müzik, yediğimiz yemek ve yaşadığımız yer hep aynı..." Onlar böyle derken, Ege'nin bizim yakasında da bu temennilerin karşılığı olduğunu iyi biliyordum. Ve... Belki de ilk kez bir Yunanistan Başbakanı göreve gelir gelmez hem Yunan hem de Türk gençlerine seslendi. Aleksis Çipras'ın aşağıdaki mesajı, Kitsikis, Aleksandros, ben ve bizim gibi düşünenler için tarihi önemdeydi: "Yunanistan ve Türkiye'deki gençlerin ortak değerlere ve ortak umutlara sahip olduğuna inanıyorum. Bu ortak değerler, halklarımız arasında bir dostluk köprüsü daha teşkil etmektedir. Onlara söylemek istediğim bu köprü üzerinde yürümeye devam ederek, iki halk arasında barış, onur ve dostlukla bezenmiş bir geleceğe inanmayı elden bırakmamalarıdır. Ben bırakmayacağım..." Çipras'ın bu sözlerinin üzerinden kısa bir süre sonra Yunanistan'ın İzmir Başkonsolosu Theodore Tsakiris, Rum Ortodoks Patrikhanesi İzmir Bölgesi Başpapazı Kyrillos Sykıs ve başkonsolosluk yetkilisi Yoanna Hacısamuiloğlu ile bir araya geldim. İlk kez tanışıyor olmamıza rağmen sanki yıllardır dost gibiydik, en kısa sürede tekrar buluşmak üzere zor ayrıldık. "Bu kadar ortak yönü olan, farklı dille konuşurken aynı şeyleri söyleyen iki halka ayrı kalmak yakışmıyor" dedik kendi dillerimizde. Daha önce de kaleme aldığım şu temennimi bir kez daha tekrarlayarak bu yazıya nokta koymak istiyorum: Bir iyilik yapalım, Ege Denizi'ne atalım... Ege, bizi birbirimizden ayıran değil, bizi birbirimize kavuşturan dostluk ve kardeşlik denizi olsun...

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.