X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Tüp bebekte en yeni uygulamalar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Tüp bebekte en yeni uygulamalar

  • Giriş Tarihi: 28.4.2015
Tüp bebekte en yeni uygulamalar
Tüp bebekte en yeni uygulamalar

Embriyoloji Uzmanı Zerrin Sertkaya, tüp bebek tedavisinde merak edilen soruları yanıtladı, "Embriyo ve genetik tanı aşamasında birçok yenilik var" dedi

İrenbe Tüp Bebek Laboratuar Sorumlusu Zerrin Sertkaya, tüp bebek laboratuarlarındaki uygulamalarda embriyolar anne rahmi koşullarını taklit etme amacıyla üretilmiş belirli ısı, pH, gaz koşullarını sağlayan inkübatör adı verilen cihazlar içerisinde muhafaza edildiğini söyledi. Günlük işlemler sırasında embriyolar gelişim kontrolleri için bu cihazlardan dış ortama en az bir kez çıkartılması söz konusu olabilir. Dış ortam eğer gerekli standartlarda değilse sıcaklık, partikül, nem, sterilite açısından embriyoların bundan olumsuz etkilenmesi söz konusu olabilir. Günümüz teknolojisinde bu durumu bertaraf etmek amacıyla inkübatörler içerisine monte edilen kamera sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemin avantajı embriyoları gerekli solüsyonlar içerisinde muhafaza ederek ve inkübatörden dış ortama çıkartılmadan belirlenen sürelerde görüntü alarak gelişimlerini 7/24 takip etmek söz konusu olmaktadır. Embriyo görüntüleme sistemi bizlere beraberinde birçok avantaj sunmaktadır bu sistem sayesinde embriyoların dinamik takibi ve birçok veri elde etmek, embriyo gelişimi hakkında değişik parametrelerle gelişimlerini çok fazla açıdan değerlendirmek ve seçim parametrelerinin artması ilerleyen süreçte bizlere gebelik şansının artmasını ve beraberinde gebelik kayıplarının azalmasını sağlayan çok avantajlı bir sistemdir.
MİKRO AKIŞKAN ÇİP TEKNOLOJİSİ: Mikro akışkan çip teknolojisinde DNA yapısı açısından kaliteli olan spermlerin seçilebileceği ve bu sayede kaliteli DNA yapısına sahip olan embriyoların oluşturulabileceği bir uygulama yöntemidir. Gerek mikroenjeksiyon(ICSI) işlemi uygulamasında kullanılmak üzere geliştirilen sistem gerekse IUI(Aşılama) işleminde kullanılacak spermi ayrıştırmada kullanılan daha farklı bir sistemi içeren iki uygulama şeklinde kullanılmaktadır. Sistemde nano metre düzeyindeki mikro akışkan kanallarda iyi spermlerin yüzmeye zorlanması sonucu ayrışması söz konusudur. Birçok döllenme ve bölünme problemi olan ya da kötü kalite embriyo gelişimi söz konusu olan hastaların tedavisinde olumlu çözüm üretmek adına güzel gebeliklere ulaşmamızı sağlayan ajanlardan bir tanesidir. Sperm seçiminde morfolojik kriterlere göre yapısal problemi olanları elimine edip seçmenin yanı sıra mikro akışkan çip teknolojisi ile seçim bizlere birden fazla eliminasyonla iyi spermi seçme şansı sunmaktadır.

ENJEKSİYONA DAYALI
IMSI:
Normalde mikroenjeksiyon yapılırken sperm mikroskop altında belli orandaki büyütülme gücü kullanılarak seçilir. Yaklaşık olarak normal bir sperm hücresi mikroskobun gücüne göre 400-600 kat büyütülerek görülebilir. Böylece spermin taşıdığı pek çok yapısal problem tespit edilebiliyor. Büyütme ne kadar fazla olursa spermin yapısı da o denli net görülebilmekte. IMSI yöntemi, spermi 6000-8000 kata kadar büyütme imkânı sağlayan, spermin seçimi ve enjeksiyonuna dayalı bir yaklaşım. Böylece daha detaylı inceleme yapılabiliyor. Detaylı inceleme de bize spermden kaynaklanabilecek bir başarısızlığının önüne geçme imkanı sağlanmış oluyor.
VİTRİFİKASYON: 20-25 yıldır uygulanan embriyo dondurma ve çözme yöntemi ile son yıllarda geliştirilen yeni teknikler sayesinde yüksek başarı oranları elde edilebilmektedir Embriyo dondurma ve çözme işlemi, embriyolar kriyoprotektan dengelendikten sonra soğutulması ve -196 santigrad derecede sıvı nitrojen içinde depolanması, çözüldükten sonra da kriyoprotektan ortamından uzaklaştırılarak ileri gelişimi sağlamak için özel kültür ortamlarının içine alınmasıdır. Her iki işlem de çok dikkatli ve hızlı yapılmalıdır. Çiftlerden izin belgesi alınarak dondurulan embriyolar, Türkiye'de 1997 yılında yürürlüğe giren bir yasa ile 5 yıl boyunca sıvı nitrojen içerisinde saklanabilmektedir. Embriyoların dondurulma işlemi; transfer yapılması uygun olmayan hastalarda Tedavi sırasında aşırı uyarılma sendromu gelişme riski olan kadınlarda, tüm embriyoların dondurularak daha sonra transfer edilmesi önerilmektedir. Endometrial polip, kötü endometrial gelişim veya hastalık gibi embriyonun implantasyonunu bozabilecek problemlerle karşılaşıldığında embriyolar dondurularak daha sonra transfer edilebilir. Servikal darlık gibi taze embriyonun transferi sırasında bir zorlukla karşılaşıldığında dondurma işlemi yapılabilir. Kemoterapi veya Radyoterapi öncesi embriyo dondurma işlemi uygulanabilir. Ayrıca transfer için gerekli olan sayıdan daha fazla ve iyi kalitede embriyo elde edilmesi sonucunda yapılmaktadır. Transfer edilen embriyolar ile benzer kalitede embriyonun daha mevcut olması durumunda dondurma işlemi gerçekleştirilir. IVF uygulamalarında gebelik potansiyeli maksimuma çıkmakta ve normal kaliteli embriyoların boşa atılması engellenmektedir. Bu embriyo dondurulmasının önemli avantajıdır. İyi merkezlerde dondurulmuş embriyo transferleri sonrası elde edilen gebelik oranlarının taze tedavilerden elde edilen gebelik oranlarından daha yüksek olduğu bildirilmekte. Bunun temel sebebi de embriyo dondurma tekniğinin doğru ve yerinde kullanılması ile nerede ise hiç kayıp olmaksızın çözme sonrası canlılığını koruyan embriyoların elde edilmesi ve bunun neticesinde daha iyi gebelik oranlarının elde edilmesi hastaya ciddi katkı sağlamaktadır.

EMBRİYO VE BLASTOSİST BİYOPSİSİ VE GENETİK TANI (PGD)
Preimplantasyon Genetik Tanı PGT: Henüz gebelik oluşmadan, laboratuar ortamında geliştirilen embriyoların genetik olarak incelenmesi ve seçilmiş olan sağlıklı embriyoların anne adayının rahmine yerleştirilmesi yöntemine gebelik öncesi genetik tanı adı verilmektedir. PGT yöntemi ile tıbbi ihtiyaç doğrultusunda embriyo üzerinde gerek kromozom gerekse gen düzeyinde testler yapmak ve belirli bir hastalık veya hastalıkları transfer öncesi tespit edebilmek mümkün. PGT uygulayabilmek için gelişmekte olan bir embriyodan mikro cerrahi kullanarak zarar vermeden bir veya birkaç hücre almak (embriyo biyopsi işlemi) ve bu hücreleri uygun genetik metodlar ile incelemek gerekmektedir. Yakın bir zaman öncesine kadar embriyo biyopsi işlemi için embriyo gelişiminin 3. günü, yani embriyonun 6-8 hücre olduğu aşama tercih edilirdi. Alınan hücreler de sadece belirli kromozom veya gen bölgeleri bakımından incelenir, sağlıklı olarak tespit edilen embriyolar da hemen rahme nakledilirdi. Kapsamlı koromozomal tarama yaklaşımı ile artık embriyo biyopsi işlemini embriyo gelişiminin 5. veya 6. gününde yaparak, alınan hücre veya hücreleri tüm kromozomları yönünden veya pek çok gen problemi yönünden incelemek mümkün olabiliyor. İşlem sonrası embriyoları dondurup, inceleme sonuçlarına göre normal olarak tespit edilen embriyo veya embriyoları daha sonraki bir dönemde doğal rahim ortamına transfer ederek daha yüksek gebelik oranları elde edebilmektedir. Bu işlemi gerçekleştirmenin iki yolu vardır birincisi embriyo 3. gün aşamasında iken yapılan biyopsi ile alınan bir ya da en fazla 2 adet blastomer FİSH yöntemi ile incelenip 5 güne kadar sonuç çıkmakta ve normal embriyo transfer edilebilmektedir. Diğer yönteme a-CGH denir ve embriyo 5 günde daha fazla hücre alınarak her bir kromozom tek tek incelenir ve 2-3 hafta süre sonrasında sonuç çıkmaktadır. Bu yöntem için embriyoların 5 günde dondurulması ve bir sonraki adet dönemine kadar beklenmesi gerekmektedir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.