X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bahri OKUMUŞ: Gül güzel de dikeni olmasa..
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bahri OKUMUŞ: Gül güzel de dikeni olmasa..

  • Giriş Tarihi: 16.8.2015

İstanbullu işadamı Erdal Acar ile Karşıyaka Spor Kulübü arasında birkaç ay önce başlayan ve bir türlü "tanımlanamayan ilişki"de beklenen kriz patladı.
Başta hemen herkes "Sıkı bir Beşiktaşlı ve hızlı bir playboy" diye nam salmış Acar'ın nevzuhur Karşıyaka aşkını anlamlandıramadı. Karşıyaka'nın adını kullanarak reklam yapmaya çalıştığı söylendi. Ancak meselenin pek de öyle basit olmadığı belliydi.
Zira, Acar'ın bu birkaç aylık süreçte Karşıyaka'ya yaptığı "bağış" İzmir futbol dünyasının muhayyilesini zorlayacak miktarlara ulaştı.
Hiçbir yazılı şarta bağlı olmaksızın 9 milyon liralık (bir iddiaya göre 14 milyon lira) kaynak aktarılması uzun yıllardır para krizleriyle boğuşan Karşıyaka için "çölde vaha bulmak" gibiydi. Nitekim yıllar sonra ilk kez sezon öncesi "şampiyonluğa oynayacak" bir kadro oluşturuldu.
Ancak her nimet gibi, kulübe adeta bilet almadan vuran bu "büyük ikramiye"nin de kimi külfetleri olacaktı.
Kulüp yönetimi, Erdal Acar'ın bağışlarını "sponsorluk" çerçevesinin içine oturtmaya çalıştı. Ancak bu çerçeve belirlenmese de gelen (baş döndürücü) bağışlara doğal olarak hayır demedi.
Diğer taraftan "de facto" kulübün hakimi ve hamisi durumuna gelen Acar'ın kimi beyanları, resmi başkan Ali Erten ve yöneticileri rahatsız etmeye başladı. Acar, kendi başına astronomik prim vaatlerinde bulunuyor, basketbol takımının başarılarında da hissesi olduğunu dile getiriyordu.
Derken, yüzyıllık kulüp gelenekleri, kurumsallık gibi kavramlar hatırlandı.
Kulüpten yapılan yazılı bir açıklama ile "yönetimsel faaliyetlere müdahale kabul edilebilir değil" denildi. "Acar yalnızca futbol takımının sponsorudur" denildi. (Ancak basketbol takımına ve başantrenör Ufuk Sarıca'ya da prim ödemesi yapıldığı iddiası yalanlanmadı) Çekilen bu reste, Acar cephesinden "görüyoruz ve artıyoruz" diye özetlenebilecek bir karşılık gelince de köprüler atılmış oldu.
Şimdi bir tarafta Karşıyaka Genel Kurulu'nun işbaşına getirdiği resmi, meşru bir yönetim kurulu, diğer yanda taraftarın da desteklediği, bağışlarıyla kulübü ihya eden işadamı var. Ve artık bir araya gelmeleri söz konusu değil. Bu tablo zamanla sağlıklı bir yapıya evrilebilir mi? "Evet" demek çok zor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.