X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bacaklardaki ağrıyı sakın hafife almayın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bacaklardaki ağrıyı sakın hafife almayın

  • Giriş Tarihi: 29.11.2015
Bacaklardaki ağrıyı sakın hafife almayın
Bacaklardaki ağrıyı sakın hafife almayın

Bacak ağrılarının ayak atardamarlarındaki tıkanıklık ile oluşabileceğini söyleyen Opr. Dr. Tulukoğlu, hastalığın tedavisinin geciktirilmemesi gerektiğini ifade etti

Gaziemir Akut Kalp Damar Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Engin Tulukoğlu, bacak ağrısının herkeste karşılaşılabilen bir problem olduğunu söyledi. Opr. Dr. Tulukoğlu, "Ayak atardamarlarında görülen darlıklarda tıkanma oranına bağlı olarak bazı belirtiler gözlemlenir. Bu belirtilerden sık rastlanılanı kişinin daha önce sorunsuz olarak yürüdüğü yol mesafelerinin azalmasıdır. Hastalar yarı yolda baldırlarında sertleşme olduğunu, yorulduklarını ve biraz dinlendikten sonra yeniden yürüyebildiklerini belirtirler" dedi.

KANGRENE DÖNÜŞEBİLİR

Ayak atardamarlarında tıkanıklık olan hastaların baldır ve uyluklarında şiddetli ağrıların oluşabileceğini belirten Opr. Dr. Tulukoğlu, "Ağrının nedeni, bacak damarında görülen tıkanıklığın etkisiyle kaslara giden kan miktarındaki azalmadır. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde damardaki darlık dereceleri artar ve istirahat dönemlerinde bile bacakta ağrı olur. Bu duruma gelen hastalar için tehlike çanları çalmaya başlamış demektir. Çünkü artık bacağa giden kan miktarı oldukça azalmıştır. Bir sonraki evrede bacakta iskemik yaralar ve ileri evrede ise kangren görülür. Ayrıca bacaklarda incelme, kıllarda dökülme, tırnaklarda trofik değişiklikler de diğer belirtilerdir" diye bilgi verdi.

ŞANS AZALIYOR
Opr. Dr. Tulukoğlu, ayak atardamarlarındaki tıkanıklık ya da daralma problemlerinin 40 yaşını aşanlarda daha sık görüldüğünü kaydederek, "Erkeklerde, sigara kullananlarda, yüksek kolesterol ile yüksek tansiyon problemi olanlarda ve şeker hastalığı olan kişilerde tıkanıklık oluşma ihtimali daha yüksektir" dedi. Bu belirtilere sahip olan hastaların vakit geçirmeden bir kalp ve damar cerrahisi uzmanına başvurmaları gerektiğini vurgulayan Tulukoğlu, poliklinikte muayene ve renkli doppler ultrasonografi ile teşhisin kolayca yapılabileceğini kaydetti. Opr. Dr. Tulukoğlu, kesin tanının konulması durumunda, darlığın derecesine göre belirli tedavi yöntemlerinden birinin uygulanabileceğini söyledi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.