X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kalbinize yer açın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kalbinize yer açın

  • Giriş Tarihi: 25.12.2015
Kalbinize yer açın
Kalbinize yer açın

Ülkemizdeki ve dünyadaki ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp krizi, yeterli bilinçlenme sağlanamadığı için günümüzde de hızla can almaya devam ediyor. Artık erkekler kadar kadınları da etkileyen kalp krizinin özellikle risk grubunda yer alan kişilerde görüldüğünü dile getiren Özel Konak Kardiyoloji Tıp Merkezi Uzman doktorlarından Vasfiye Sevda Kesmen, "Kalp hastalıklarında erken teşhis kalp krizi riskini büyük oranda azaltır. Bu sebeple risk faktörü taşımayan kişilerin bile senede 1 kez, risk grubunda olanların ise 6 ayda bir rutin olarak kalp muayenesi yaptırması çok önemli" diye konuştu.

KRİZİ ARTIRAN FAKTÖRLER
Dünya üzerinde her üç ölümden birinin kalp krizinden meydana geldiğini söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Kesmen, şöyle devam etti: "Erkek cinsiyette olmak, İleri yaş, alkol ve sigara kullanımı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kolesterol, şişmanlık, stres, ailesel yatkınlık ve durağan hayat, kalp krizi riskini arttıran başlıca faktörlerdir. Ayrıca erkeklerde kadınlardan daha fazla oranda görülür. Eğer kişide tüm bu saydığımız risk faktörlerinden birkaç tanesi birarada bulunuyorsa o kişiyi risk grubunda değerlendirebiliriz. Risk grubunda olan kişilerin 35'li yaşlardan itibaren mutlaka 6 ayda bir düzenli kalp muayenesi olmasını öneriyoruz. Risk grubunda yer almayan ve hiç şikayeti olmayan kişilerin de senede bir kere kalp muayenesi olması önemli. Çünkü düz bir EKG bile kişinin herhangi bir kardiyak problem yaşayıp yaşamadığını bize gösterir. Efor testi de yapılmalı. Efor testi ile erken teşhis yapılarak bir anlamda o kişinin hayatı kurtulmuş olabilir." Yaşanması muhtemel bir kalp krizinin çoğunlukla önceden bir takım belirtiler verdiğini söyleyen Uzm. Dr. Kesmen, "Kalp damarlarının tıkanması sonucu kalp kaslarına giden oksijen dengesi bozulmaya başladığı zaman, efor sırasında göğüs ağrısı yaşanır. Bu durum 'angina' dediğimiz kalbe bağlı göğüs ağrısıdır. Bu ağrı göğsün orta yerinde, sağında ya da solunda olabilir. Sırta, kola ve boyna yayılımlı olabilir. Bazen de baskı, yanma ve göğsün orta yerinde sıkışma hissi de olabilir. Sol kolda ve parmaklarda da uyuşma şeklinde kendini gösterebilir. Bu gibi durumlarda yapılacak koroner anjiyografi damarlardaki tıkanıklığı ve boyutlarını kesin olarak belirler" dedi.

DÜZENLİ MUAYENE YAPILMALI
Kalp krizi yani enfaktüsün ani ölümle sonuçlanmasa bile kişi de büyük hasar bıraktığını vurgulayan Kesmen, "Acil müdehale ile hasta kurtulabilir. Yapılan anjiyo sonrasında stent ya da balon gibi uygulamalar ile damarlar açılabilir. Fakat her şeye rağmen kişi kalp hücrelerinden bir kısmını kaybetmiş olarak hayatına devam eder. İşte bu yüzden düzenli kalp muayenesi ile olası krizi riskine karşı kendimizi korumalıyız" dedi. Sağlıklı kişilerin de kalp krizi riskine karşı düzenli bir hayat ile kendilerini koruyabileceğini belirten Kesmen, şu önerilerde bulundu: "Sigarayı bırakın. Mümkün olduğu kadar stresten uzak durun. Kilonuzu kontrol altında tutun. Kolesterolünüzü yükseltecek yağlı gıdalardan uzak durunuz. Bol sebze ve meyve tüketiniz. Günde en az iki litre su içiniz. Spor yapamıyorsanız bile, en azından her gün yarım saat yürümeye özen gösteriniz. 35-40 yaşlarından sonra yılda bir kez kalp check-up'ı yaptırın."