X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ekol Sanat, 2016'yı heykel sergisiyle açtı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ekol Sanat, 2016'yı heykel sergisiyle açtı

  • Giriş Tarihi: 9.1.2016
Ekol Sanat, 2016'yı heykel sergisiyle açtı
Ekol Sanat, 2016'yı heykel sergisiyle açtı

Ekol Sanat Galerisi'nde 2016 sezonu, Ozan Ünal'ın Tahterevalli ve Oyunbozan isimli heykel sergisi ile açıldı. Ünlü sanatçıların da katıldığı açılışta konuşan Ünal, "Ekol'de yer almak keyif verici" dedi

İzmir'in önemli sanat galerilerinden biri olan Ekol Sanat Galerisi'nin 2016 sezonu, Ozan Ünal'ın "Tahterevalli ve Oyunbozan" isimli heykel sergisi ile açıldı. Açılış sergisine Aziz Üstel, Nuran Damcıoğlu, Hüsnü Sönmezer gibi önemli sanatçılar da katıldı. Sergi, 2 Şubat tarihine kadar açık olacak. Açılışta konuşan Ekol Hastanesi ve Ekol Sanat Galerisi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Mehmet Baz, "Türk heykel sanatının genç ve yükselen bir trend izleyen önemli bir sanatçısı olan heykeltıraş Ozan Ünal'ı ağırlamaktan çok mutluyuz. Ozan Ünal'ın Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu ve aynı zamanda İzmirli olması da ayrı bir haz veriyor" dedi. İzmir'deki ilk sergisini Ekol Sanat'ta açtığını için heyecanlı olduğunu belirten Ozan Ünal ise, "Şu 4-5 gündür kendimi gerçekten bir sanatçı gibi hissettim. Ekol Sanat'ta bana olan tavırlar gerçekten çok keyif verici. Dr. Mehmet Baz ve Eşi Figen Hanım sanata ve sanatçıya çok değer veren bir aile. Böyle bir galeriyi İzmir'e kazandırdıkları için teşekkür ediyorum" diye konuştu.

ŞİİR VE KISA FİLME BENZETTİ
Sergisinde insana kendi özgülüğünü anlatmaya çalışan Ozan Ünal, "Tahterevalli ve Oyunbozan aslında iki ayrı sergi. Tahterevalli ilişkilerle ilgili bir grup. Bronz olanlar. Tahterevalli gibi bir grup bugüne kadar hiç çalışmamıştım ama aşk gibi, ilişkiler gibi dünya var olduğundan beri olan ve her zaman olabilecek bir şey aşk... Onunla çalışmak istedim. Oyunbozan grubunda ise demiri kullanarak çalıştım. Genelde demiri kullanmak geometrik parça parça modül modül olur. Ben demiri resmen çamur gibi kaynakla erite erite birbirinin üzerine bindire bindire yapıyorum" şeklinde konuştu. Heykellerinde insanın kendine özgülüğünü anlatmaya çalıştığını dile getiren Ünal, şöyle devam etti: "Ben heykeli genel olarak o üretim sisteminin bir sonucu olarak görüyorum. Onun başında bir sürü yazı, çizi, şiir, karalama var en son heykel çıkıyor. O yüzden bazen heykeltraşım demek yerine şiir yazıyorum diyorum, kısa filmler çekiyorum diyorum, öykü yazıyorum diyorum. Yani hepsinde bir hikaye olması hoşuma gidiyor. Sadece bir form değeri var diye genelde heykel yapmam. Genelde alt yapısı vardır. Bir hikayesi vardır. O hikaye üzerine kurmayı tercih ediyorum." Belediyelerin heykelleri halk ile daha fazla buluşturabilmek adına meydanlarda, parklarda birçok sanatçının orijinal işlerini kullanması gerektiğini de belirten Ünal, "Bize bir şey sipariş etmek değil, bizi izleyip 'bu adamın heykelleri güzelmiş şunu alalım bir parkta kullanalım' deme şekline dönüşsün istiyorum" diye ifade etti.

Burcu HERGÜL / İZMİR

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.