Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İzmir'deki riskleri fırsata çevirebiliriz

Giriş Tarihi: 13.1.2016
İzmir'deki riskleri fırsata çevirebiliriz

Lloyd's Şehir Risk Endeksi raporuna göre İzmir, ekonomik kırılganlık açısından dünyanın en riskli 42'nci kenti. İnşaat sektörünün temsilcileri bu riskin fırsata çevrilebileceği görüşünde

Cambridge Üniversitesi'nde bulunan Cambridge Risk Araştırma Merkezi'nin yaptığı araştırmayı baz alan endekse göre 132 milyar dolarlık GSYİH büyüklüğe sahip İzmir'de, gelecek 10 yıl içinde insan veya doğa kaynaklı felaketlerin meydana gelmesi halinde 30 milyar dolarlık hasar oluşacak. İstanbul'un ekonomik risk açısından yedinci sırada yer aldığı raporda, Türkiyenin en riskli ikinci kenti konumunda olan İzmir'de ekonominin kırılganlığında aslan payını deprem riski alıyor.

YATIRIMCILARI ÇEKER
Bu konuya ilişkin İzmir'de sektörün önde gelen isimleri düşünceleri dile getirdi. Müteahhitler Federasyonu (MÜFED) Başkanı Necip Nasır, İzmir'in her bakımdan yatırımcıları kendine çok rahat çekebilecek bir kent olduğunu belirterek, "Bir an evvel mevcut kentsel dönüşüm projelerini hayata geçirmemiz gerekiyor. Yapı stoğumuzu yenilemeli ve yatırımcılara güvenli yatırım yapacakları bir kent sunabilmeliyiz. Ancak ne yazık ki, İzmir'deki bazı olumsuz gelişmeler sektöre engel oluşturuyor. Özellikle fahiş beton zammı sektörü yavaşlattı" dedi.

DÖNÜŞTÜRÜLMEK ZORUNDA
Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, İzmir'deki deprem riskinin bilinen bir gerçek olduğunu hatırlatarak, "Kentteki 1 milyon 50 bin konutun 315 bini dönüştürülmek zorunda. Bir an önce tescilli, depreme dayanıklı binaların bu binaların yerini alması gerekiyor. Elbette bu kısa vadede başarması kolay bir iş değil. Yıkılan 315 bin binanın yerine yapılması gereken 700-800 bin konut. Bu hiç de kolay değil. İzmir olarak çok çalışmamız gerekiyor" diye konuştu. Kavuklar Gayrimenkul Yatırım Grup Başkanı Metehan Kavuk da 300 bin konutun hızlı bir şekilde dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Kavuk, "Kısa vadede bu stoğun dönüştürülmesi mümkün görünmüyor. Riski minimilize etmenin yolu, talebe karşılık gelen arzı üretmekten geçiyor. Bizim üretilirken satılan, yani ekonomik dönüşü hızlı konutlar üretmemiz gerekiyor. Doğru lokasyonda, doğru fiyat politikalarını sektör ve kent olarak müşteriye sunabilmeliyiz. Bunları başarırsak, hem konut dönüşümünde önemli bir ekonomik dinamizm yaratırız; hem de kırılgan ekonomimizi sağlam temeller üstüne oturturuz" diye görüş belirtti.

GECEKONDU KENTİ
Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Kenan Kalı da şu görüşleri ifade etti: "İzmir'in en önemli rezervi gecekondu kenti olmasıdır. Gecekondular bizim kentteki hammaddemiz. Gecekonduların yıkılıp kentin modern, depreme karşı dayanıklı, estetik kalitesi yüksek binalarla yeniden donatılması İzmir'i ekonomik anlamda uçuracaktır. Önümüzde bir Dubai örneği var. Dubai'de hiç şey yokken sıfırdan bir kent kurdular ve bir marka yarattılar. İzmir'i de bu şekilde düşünmek gerekiyor. Elimizdeki gecekondular aslında bizim için bir dezavantaj değil, tam anlamıyla bir avantajdır." Tanyer İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Münir Tanyer, İzmir'in yapı denetimini Türkiye'de birçok kentten daha önce uygulamaya başladığını savunarak, "Bu denetimler kontrollü yapı stoğunun güvenilir olmasını sağladı. Ancak büyük bir gecekondu stoğu da mevcut. Bu alanlar maalesef riskli. Bu bölgelerin de altyapı, çevresel faktörler, yol, park, eğitim öğretim alanlarıyla birlikte planlanması gerekiyor. Belediyeler ve Çevre Şehircilik Bakanlığı'nın da bu yönde ciddi çalışmaları mevcut. Gecekondu stoğunu hep beraber dönüştürmemiz gerekiyor" diye konuştu.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
İzmir'deki riskleri fırsata çevirebiliriz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz