X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Milli Eğitim'de devir teslim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Milli Eğitim'de devir teslim

  • Giriş Tarihi: 25.1.2013 14:22 Güncelleme Tarihi: 25.1.2013 15:26

Milli Eğitim Bakanlığı'nda devir teslim töreni yapıldı.

Eski Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, MEB'de düzenlenen törenle görevini Nabi Avcı'ya devretti. Dinçer, "Eğer çocukların daha iyi eğitim alması için gerekirse öğretmenler üzerinden, gerekirse yöneticiler üzerinden fedakarlıklar yapmak gerekiyorsa o fedakarlıkları çekinmeden yapmak için çaba sarf ettik. Tabi bunlar, mevcut statükonun değişimiyle alakalı konular; her zaman risklidir. Bunun üzerinden rahatsızlık duyan arkadaşlar olmuş olabilir" dedi.

Eski Bakan Dinçer, MEB'de gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada, yeni Bakan Nabi Avcı'yı tebrik ettiğini ve ona başarılar dilediğini söyledi. Avcı'nın, uzun yıllardan beri dostları olduğunu dile getiren Dinçer, "Ona görevi devrediyor olmaktan çok mutlu olduğumu ve benim için göreve başlarken nasıl bir gurur olmuşsa, görevi devrederken de aynı gururu taşıdığımı ifade etmek istiyorum. Başbakanımıza teşekkür etmek istiyorum. Hakikaten bize Milli Eğitim Bakanlığı'nda güvendi ve çok önemli sorumluluklar verdi. Biz de o sorumlulukları bütün çabamızla ve elimizden geldiğince yerine getirmeye çalıştık. Bu güveni ve desteği için teşekkür ediyorum" dedi.

Esas teşekkürü, MEB'deki çalışma arkadaşlarıma sunmak istediğini belirten Dinçer, şunları söyledi:

"MEB Merkez Teşkilatı'nda var olan bütün arkadaşlarıma, öncelikle özel kalem, basın danışmanlığı olmak üzere, bana yakın çalışan birimler dahil olmak üzere, müsteşarlık, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük, her birimdeki arkadaşlarıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hakikaten 4+4+4 sisteminin yerleştirilmesi konusunda inanılmaz bir çaba sarf ettiler ve Türkiye'de MEB hakkındaki bütün yargıları alt üst edecek bir çabayla ve başarıyla işlerini yerine getirdiler. İl teşkilatındaki yöneticilerimize ve tüm öğretmenlerimize teşekkür ediyorum."

"YAPTIĞIMIZ HER ŞEY, BİR ANLAM ÜZERİNEYDİ"

Yaptıkları her şeyin, "bir anlam üzerine" olduğunu vurgulayan Dinçer, şöyle konuştu:

"Biz, MEB'de, 1940'lı, 1950'li yıllardan bugüne kadar gelmiş ve artık tüm dünyanın terk ettiği bir yönetim zihniyetini, bir eğitim yaklaşım tarzını değiştirmeye çalıştık. Daha demokratik, daha esnek bir eğitim sistemi kurgulamaya çalıştık. Çocuklarımızın farklılığı üzerine, toplumun farklı kesimlerinin ihtiyaç ve beklentileri üzerine bir yapı için çalıştık, çabaladık. Bütün bunları da yaparken, esas odağımızda çocuklarımızın daha iyi eğitim alması gerekiyor. Eğer çocukların daha iyi eğitim alması için gerekirse öğretmenler üzerinden, gerekirse yöneticiler üzerinden fedakarlıklar yapmak gerekiyorsa o fedakarlıkları çekinmeden yapmak için çaba sarf ettik. Tabi bunlar, mevcut statükonun değişimiyle alakalı konular; her zaman risklidir. Bunun üzerinden rahatsızlık duyan arkadaşlar olmuş olabilir. Ama esas gözetmemiz gereken, çocuklarımızın gerçekten de küresel düzeyde başarılı olabilecekleri bir eğitimi almalarıydı ve yine esas olan eğitimin niteliğinin değiştirilmesiydi. Biz, elimizden geldiğince bunu yapmaya çalıştık. Ben Sayın Bakanımızın da aşağı yukarı benzer bir yaklaşım tarzına sahip olduğunu biliyorum. Zaten dışarıdayken de bize önemli destekler vermişti. Bundan sonra, bu çabaların devam edeceğine inancım da tam. Ben bu vesileyle, gönül rahatlığıyla Sayın Bakanımıza görevi devrediyorum."

"HER BAŞIMIZ SIKIŞTIĞINDA DESTEĞİNİZİ ALACAĞIMIZI BİLİYORUM"

Eski Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Ali Yücel'e teşekkür ederek konuşmasına başlayan Bakan Avcı, şunları söyledi:

"Sayın Bakanımız Prof. Dr. Ömer Dinçer'e, bugüne kadar bu Bakanlığı böyle başarılı hizmetlerle buraya kadar getirdikleri için çok teşekkür ediyorum. Özellikle Sayın Bakanım, size teşekkür ediyorum; çünkü gerçekten bize dirayetli yönetiminizle çok kısa sürede üzerine yeni değerler inşa edeceğimiz bir bakanlık devrediyorsunuz. Bunun için nasıl ekibinizle birlikte geceli gündüzlü çalıştığınızı ve tabi bütün eğitim camiasıyla, öğretmenlerimizle, idarecilerimizle nasıl geceli gündüzlü yorulmadan çalıştığınızı, onlara nasıl bir çalışma heyecanı aşıladığınızı ve bunun verimlerini de nasıl almakta olduğunuzun Milli Eğitim Komisyonu Başkanı olarak da ayrıca yakından şahidiyim. Onun için size ve arkadaşlarımıza, öğretmenlerimize tekrar ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Kadim dostluğumuza güvenerek biliyorum ki, bundan sonra da milli eğitimin sorunlarıyla her başımız sıkıştığında sizin desteğinizi alacağımızı, sizin birikiminizden yararlanacağımızı biliyorum.

Bir de bugün karne alan çocuklarımızı hem sizin adınıza hem kendi adıma tebrik ediyorum. Onlara iyi bir tatil diliyorum. Karnelerde kendi emeklerinin, gayretlerinin, heyecanlarının, başarılarının ifadesini gören öğretmenlerimizi tebrik ediyorum. Onlara da hayırlı sömestr tatili diliyorum.

İnşallah el birliğiyle, sizin de destek ve katkılarınızla daha ileriye götürmek için, başlattığınız hayırlı hizmetleri tamamlamak için, yenilerine yol açmak için, sizin gibi, biz de bizden sonrakilere aynı iyi duygularla bu görevi devredebileceğimiz çalışma ortamı sağlamayı diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Başbakanımıza ayrıca teşekkür ediyorum."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.