X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Geleceğin sinemacıları bu akademiden çıkacak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Geleceğin sinemacıları bu akademiden çıkacak

  • Giriş Tarihi: 15.4.2014 12:01

Yazar ve düşünür Yusuf Kaplan’ın koordinatörlüğünde Sakarya Üniversitesi’nde kurulan Sinema Akademisi çalışmalarına başladı.

AKADEMİ; TEORİSYENLERİ, ENTELEKTÜELLERİ, TARİHÇİLERİ BÜNYESİNDE TOPLUYOR

Sakarya Üniversitesi Sinema Akademisi Yusuf Kaplan'ın koordinatörlüğünde Nisan ayında kuruldu. Türkiye'nin tarihsel, toplumsal, kültürel, estetik değerlerini yeniden-yerinden üreterek Dünya'ya bir film dili armağan etmek katkısıyla kurulan Sakarya üniversitesi Sinema Akademisi, öncü yönetmenleri, teorisyenleri, entelektüelleri, tarihçileri, oyuncuları bünyesinde topluyor.
Yusuf Kaplan'ın Sinema'nın sinema dışı kaynakları, Sinemada "Yaratıcı Ruh", Film Dili ve Estetiği, Kültürel, Entelektüel, Sanatsal / estetik yol haritasının oluşturulması kapsamında verdiği dersler ile Yönetmen Alparslan Bozkurt'un, Görüntü Yönetimi, Sinemada "Kurucu İrade, "Bir Anlam Oluşturma İnşası Olarak Film" Göstergebilim, Sinemada Klasik, Modern, Postmodern Anlatım Biçimleri üzerine dersler veriyor.

AKADEMİ DE İLK SÖYLEŞİ GERÇEKLEŞTİ

Sakarya Üniversitesi Sinema Akademisi'nde, Kurtuluş Kayalı söyleşi gerçekleştirdi.
Sinema ile edebiyat ilişkisi üzerine konuşan Kayalı, sosyolojinin aksine sinemanın topluma her zaman daha yakın olduğunu, Atıf Yılmaz, Metin Erksen, Yücel Çakmaklı, Yılmaz Güney ve Ömer Lütfi Akad'ın filmlerinden verdiği örneklerle sinemacılığın 60 ve 70'lerde toplumla nasıl uyum sağladığını aktardı. Akad'ın meşhur üçlemesi olan Gelin – Düğün – Diyet üzerine tahliller yapan profesör sinemanın 90'lı yıllarda ölmek üzere olduğunu ifade etti. Ancak Şener Şen'in oynadığı Amerikalı ve Eşkıya filmleri ile yeniden bir çıkış yakalandığını söyledi.
Diğer taraftan siyasi filmler çekmeye çalışan yeni kuşağın ne solcularının Yılmaz Güney'i ne de muhafazakârlarının Yücel Çakmaklı'yı yakalayamadığını iddia etti. Sürü filmi ve Huzur Sokağı filmlerini hatırlatan tarihçi günümüz yapımlarının bu analiz kabiliyetinde olmadığını da ekledi.

İSMAİL GÜNEŞ KONFERANSI

Bu Çarşamba günü, dünyanın en saygın film festivallerinden biri olan Montreal Dünya Film Festivali'nin yarışma bölümünde birincilik ödülü alan yönetmen-senarist ve yapımcı İsmail Güneş, SAÜ Sinema Akademisi'nde ders ve konferans verecek.

1977 yılında çektiği ilk kısa metraj filmi olan Karanlık bir dönemdi adlı çalışmasıyla ilk yönetmenlik eserini verdi. Film, 1982 yılında İFSAK tarafından verilen en iyi film ödülüne sahip oldu. 1986'da ilk uzun metraj filmi olan Gün doğmadan ile sinema yönetmenliğine geri dönüş yaptı. Dünyanın en saygın film festivallerinden biri olan Montreal Dünya Film Festivali'nin yarışma bölümünde birincilik ödülü aldı. İngiliz oyuncu GretaScacchi'nin başkanlığındaki büyük jüri, töre ve kadına şiddet dramı olan "Ateşin Düştüğü Yer" filmine büyük ödülü verirken, Film ayrıca (Uluslararası Sinema Yazarları Birliği'nin (FIPRESCI) büyük ödülüne de layık görüldü.


REKTÖR ELMAS: "SİNEMAYA YENİ BİR SOLUK GETİRECEK"

Türkiye'nin Türkiye'den daha büyük bir tarihsel, kültürel ve siyasal coğrafyası olduğunu belirten SAÜ Rektörü Muzaffer Elmas, üniversitelerin Türkiye'nin tarihsel, kültürel, bilimsel, lokomotifleri olması gerektiğine inandığını ve sanattan, edebiyata, tarihten sinemaya uzanan en geniş yelpazede değerler üretmesi gerektiğini söyledi. Bir ülkenin sineması o ülkenin değer ve estetik anlayışını yansıtır. Biz tarihsel coğrafyamız itibariyle estetik algısı en çok gelişmiş kültürel kimliğe sahibiz. Ancak bunu sinemaya yansıtmak noktasında maalesef zafiyet yaşıyoruz. SAÜ Sinema Akademisi'nin bu kaygılarla kurulduğunu ve sinemaya yeni bir soluk getireceğine inandığını belirtti.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.