Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yapılması gereken

Giriş Tarihi: 3.6.2014 10:43
Prof. Dr. Mustafa ÖZCAN
MEF Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı

Hepimizin elinde markası yabancı bir cep telefonu. Hepimizin altında markası bizden olmayan bir araba. Elimizden gelse hepimiz çocuğumuzu bir yabancı okula vereceğiz, bir yabancı ülkeye okusun diye göndereceğiz. Son üç asırdır başkaları söyledi biz dinledik, başkaları üretti biz satın aldık, başkaları yazdı biz oynadık. Niye böyle oldu? Komplo teorileri içinde kaybolmaya, kafamızı kuma sokmaya gerek yok. Böyle oldu çünkü onlar bizden iyi yazdı, bizden iyi konuştu, bizden çok öğrendi ve bizden iyi öğretti. Buna dur demenin, ilahi olmayan bu kaderi değiştirmenin zamanı gelmiştir.

Yeter artık. Biraz da biz yazalım, biraz da biz konuşalım. Öyle iyi yazalım, öyle iyi söyleyelim ki biraz da başkaları bizi dinlesin, bizi okusun. Öyle iyi üretelim ki biraz da başkaları bizden alsın. Öyle okullar açalım ki biraz da başkaları çocuklarını bizim okullarımıza göndersin. Bir şeyi, bir kaç şeyi ve hatta her şeyi öyle iyi yapalım ki hem kendimiz kalkınalım, insanca yaşayalım, hem de başkalarına örnek olalım, yardım edelim, çağdaş uygarlığa katkı sağlayalım.

İhtiyacımız olan sihirli değnek eğitimdir. İnsan sevmek, öğrenmek ve üretmek için yaratılmıştır. Her çocuk henüz sınırlarını belirleyemediğimiz engin bir potansiyelle doğar. Her çocuk bir zenginlik kaynağıdır. Türkiye'nin yarısı çocuk ve gençlerden oluşmaktadır. Çocuklarımız geleceğimizdir. Aydınlık bir gelecek için yapmamız gereken en önemli iş çocuklarımızı eğitmek, onların okulda başarılı olmasını sağlamaktır.

Bilgi toplumu ve küreselleşmeyi doğru okumak, bu olguların eğitimi ve okulları nasıl etkilediğini çok iyi anlamak zorundayız. Sınır tanımayan küresel güçler artık sadece telefon veya otomobil alıp satmıyor. Her seviyedeki eğitim hizmetinin küresel pazardaki payı giderek artmaktadır. Yüksek seviyede eğitilmiş bilgili ve becerili bireyler dünyanın her tarafında iş bulabilmektedir. Hem çocuklarımızı dünya ile konuşacak, dünya aile çalışacak ve dünya ile yarışacak şekilde yetiştirmek, hem de onları istihdam edecek kadar kalkınmak zorundayız.

Üstün nitelikli, dünya ile yarışan, bilgili, becerili ve erdemli nesiller yetiştirmek için yapmamız gereken iş; okullarımızın kalitesini yükseltmektir. Okulu değiştirmek için yapılması gereken ilk iş ise öğretmenin kalitesini yükseltmektir. Öğretmen doğulmaz. Öğretmenlik mesleği genlerimize kodlanmamıştır Öğretmenliğe ilgi ve yeteneği olan, ülkesini ve dünyayı tanıyan, demokrasiye inanan, doğayı koruyan, bilgi çağı ve küreselleşmeyi anlamış, bilgili, becerili ve erdemli öğretmenler yetiştirmeden okulları değiştiremeyiz. Öğretmenler, neyi öğretecekleri kadar nasıl öğreteceklerini de çok iyi bilmeli, bireysel, sosyal ve kültürel farklılıkları ne olursa olsun sınıflarındaki bütün çocukları eğitebilmelidir.

Neyi nasıl öğreteceğini bilen ve bütün öğrencileri eğitebilen böyle güçlü öğretmenler yetiştirmek için öğretmen eğitimini yeniden yapılandırmak zorundayız. Dört yıllık lisans eğitimi veya altı aylık formasyon eğitimiyle yetişen öğretmenler bilgi çağı gençliği için artık yeterli değildir. Finlandiya'da 1978'den bu yana ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenlerinin kendi alanlarında mastır derecesine sahip olması yasal zorunluluktur. Bu ülkede ilkokul öğretmeni olmak için başvuran her 10 kişiden ancak bir tanesi programa girebilmektedir. Öğretmenlik eğitimi beş ile yedi-buçuk yıl arasında tamamlanmaktadır. Amerika'daki öğretmen eğitimi programlarının bir kısmında lisan programı yoktur ve üniversite mezunlarına verilen formasyon eğitiminin süresi iki yıldır. Kısaca, Türkiye öğretmen eğitimi sistemini yeniden yapılandırmak zorundadır. Yapılması gereken budur.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Yapılması gereken
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz