X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İstanbul'da Ermeniler okul inşa ediyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İstanbul'da Ermeniler okul inşa ediyor

  • Giriş Tarihi: 10.6.2014 11:52

Surp Asdvazsazin Kilisesi Vakfı, İstanbul'un Bakirköy semtinde yetersiz kalan 170 yıllık okulun yanı başına sıfırdan bir okul inşa ediyor.

Cumhuriyet tarihinde bir ilk olan okulun yeni eğitim yılına yetişmesi hedefleniyor. Vakıf Başkanı Mesut Özdemir, "Yasal prosedürleri aştıktan sonra bir yıl önce inşaatına başladık. Şu an kabası bitmiş durumda" dedi.

Vakıf Başkanı Özdemir, okul inşatına ilişkin Anadolu Ajansı'na bilgi verdi. Özdemir, Osmanlı İmparatorluğu döneminde barutçubaşı olan Hovahannes Dadyan'in yaptırdığı okulun, 170 yıldan bu yana hizmet verdiğini, ancak 3 derslik olarak yapılmış okulun artık ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kaldığını belirtti.

Özdemir, "Yetersiz kaldığı için yeni bina yapıyoruz. Ailelerden de istek vardı. Eski okulda oyun alanı, kütüphane ve öğretmen salonu çok küçük. Bugün 400 öğrenciye hizmet vermek zorundasınız. Zorunluluktan dolayı böyle bir işe başladık" diye konuştu.

Özdemir, 10 yıllık bir sürecin ardından inşaatın geçen yıl başladığını ve kabasının bittiğini belirtti. Vakıf Başkanı, "Yasal prosedürleri aştıktan sonra, bir yıl önce inşaatına başladık. Fakat bu hale gelmesi de bizi bir hayli uğraştırdı. Bunu hep söylüyorum. İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş'in, Eski Bakirköy Kaymakamı Dursun Ali Şahin'in, Eski Bakıirköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen'in ciddi katkılarını gördük. Onların sayesinde buraya inşaat izni aldık ve başladık. Tamamen cemaatin hayır severlerinden destek alarak, organizasyonlar yaparak maddi destek sağlamaya çalışıyoruz. Bunun dışında bir maddi destek yok. Bu yüzden ağır gidiyor. Paramız olsa 2 ay içinde biter bu inşaat. Bizim böyle bir şansımız yok. Kılı kırk yarıyoruz, ortaya birşey çıkıyor ama önemli olan geç de olsa birşey çıkması" ifadelerini kullandı.

Özdemir, Dadyan'ın yaptırdığı okulun 170 yıldır hizmet verdiğini, yeni yapacaklarını okulun da bir 170 yıl daha hizmet vermesini umduğunu kaydetti.

Surp Asdvazsazin Kilisesi Vakfı Başkanı Özdemir, belediyenin harç ve vergiler noktasında okulu muaf tuttuğunu ve bu noktadaki yasanın belediye meclisinden oy birliği ile çıktığını hatırlattı. Özdemir, "Bakirköy'de kabul gördü bu okul. Cemaatte de kabul gördü. Cumhuriyet tarihinde yapılan okul binası var ama hepsi özel izinlerle yapılmış. Yani, Üsküdar'da bir okul yapıldı. Demokrat Parti döneminde başbakanın özel izniyle çıkan birşeydi. Anaokulu yapıldı ama bu da özel izinle. Bir kanunun size verdiği hakkı kullanmak noktasında ilk defa bu okul var" dedi.

Özdemir, "bir çivi çakıldığı için" dava açıldığı dönemlerden bu aşamaya gelmenin de ne kadar önemli olduğuna dikkat çekerek, "Öncelikle 2008 yılında 5737 sayılı vakıflar kanunu yapıldı. Böyle bir imkan çıktı. Bugün bu değişiklik sayesinde bu binayı dikebiliyoruz. Bu değişimi sağlayan da bu hükümet oldu açıkçası. Zihniyet değişimi de oldu tabii. Yoksa bu konuda hakikaten adım atmak imkansızdı" ifadelerini kullandı.

Vakıf Başkanı Özdemir, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1915 olaylarına ilişkin yaptığı açıklamanın da önemli olduğunu belirtti. Özdemir, "99 yıllık tarihte bir inkar politikası vardı. Başbakan Erdoğan bir taziye mesajı ile ciddi manada bizim gönlümüzü aldı. 99 yıl sonra böyle bir mesajın yayımlanmasını çok önemsiyorum. Bunlar küçümsenecek şeyler değil. Başbakan'a teşekkür ediyorum böyle bir ilki gerçekleştirdiği için. İnsanın süren bir acısı var. Bir özür olmadığı zamanda bu acı hep taze kalmış gibi oluyor. Böyle birşey arkasında özür dilerseniz insanın bir gönlünü alırsınız, bu çok önemli" dedi.

Özdemir, okul inşası sırasında yaşadıkları mali problemlerin yanı sıra vakfın kendi atadığı öğretmenlerin maaşlarını ödeme noktasında da sorunlar olduğunu söyledi. Özdemir, "Bu parayı toplamak da sıkıntı. Buraya gelip de okumak isteyenin velisinden bağış talep ediyoruz. Durumu olmayandan talep edemiyoruz. Bunun için de etkinlikler yapmak zorunda kalıyoruz. Bu konuda da ciddi anlamda devletten bir yardım bekliyoruz. Bu açmazı açmak lazım" dedi.

Bununla birlikte Özdemir, iade edilen vakıf mallarından elde edilebilecek gelirin kendilerini bir nebze rahatlatabileceğini de ifade etti.

Mesut Özdemir, cemaat üyeleri olarak bir ayrıcalık beklemediklerini belirterek, "Cemaat üyeleri olarak bu coğrafyanın bir insanıyız. Burada doğduk, yaşıyoruz, öleceğiz. Eşit vatandaşlık istiyoruz, pozitif ayrımcılık beklemiyoruz. Bir Türk vatandaşına nasıl bir muamele görüyorsa biz de aynısı görmek istiyoruz. Farklı bir beklentimiz yok" ifadelerini kullandı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.