X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Danıştay'ın YGS ve LYS kararı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Danıştay'ın ve kararı

  • Giriş Tarihi: 5.3.2015 14:56
Danıştay'ın YGS ve LYS kararı
Danıştay'ın YGS ve LYS kararı

Danıştay, kararının, uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden olan 'hak arama özgürlüğü', 'adil yargılanma hakkı' ve 'mahkemeye başvuru hakkını' doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna vardı.

Danıştay, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin () üniversite sınavında sorulan soruların sadece yüzde 20'sinin yayınlanması yönündeki kararının yürütmesini durdurdu. Ankara Barosu'nun başvurusu üzerine, ÖSYM kararının açıkça hukuka aykırı olduğuna ve uygulanması durumunda telafi güç veya olanaksız zararlara neden olabileceğine hükmeden Danıştay, kararı oyçokluğuyla aldı.

Ankara Barosu, ÖSYM'nin üniversite sınavında sorulan soruların sadece yüzde 20'sinin yayınlanması yönündeki kararının iptali istemiyle dava açtı. Davayı görüşen Danıştay 8. Dairesi, ÖSYM kararının açıkça hukuka aykırı olduğuna ve uygulanması durumunda telafi güç veya olanaksız zararlara neden olabileceğine hükmederek, kararının yürütmesini durdurdu. ÖSYM tarafından merkezi olarak yapılan ve yüzbinlerce öğrencinin katıldığı sınavların hemen akabinde soru ve cevaplarının kamuoyuna açıklanması şeklinde bir teamülün bulunduğunun anımsatıldığı kararda, bu durumun sınav sorularının ve cevaplarının kamuoyunda tartışılmasının önünü açtığı vurgulandı. Katılımcılara girmiş oldukları sınavlardaki kendi cevaplarıyla idarece açıklanan cevapları karşılaştırarak sınav hakkında genel bir kanaate ulaşmalarında yol gösterici olduğunun belirtildiği kararda, cevapların açıklanmasının, gerek sorularda gerekse iradece açıklanan cevaplarda herhangi bir hata olması halinde bunların düzeltilmesine yardımcı olduğu kaydedildi.

İtiraz hakkı ortadan kalkar

Önceki yıllarda yayınlanan sınavların soru ve cevaplarını ÖSYM'nin yayımlamama kararı almasının hatalı soru ve cevapların tespit edilememesine ve katılımcıların mağduriyet yaşamasına neden olacağının belirtildiği kararda, "Soruların ve cevaplarının bilinmediği ve tartışılmadığı ortamda ne iradece hatalı sorunun iptaline karar verilebilecek ne de katılımcılar haklarını arayabilecektir. Sınavda sorulan sorular ve iradece kabul edilen cevaplara ilişkin olarak kamuoyuna bilgi verilmemesi halinde sorular ve cevapları hakkında herhangi bir bilgisi olmayan bir katılımcının sınav sonucuna itiraz hakkının filan ortadan kalkacağı ya da zorlayacağı, bunun da hak arama özgürlüğünün sınırlanması anlamına geleceği açıktır" denildi. ÖSYM'nin 'sınavda sorulan soruların bir başka sınavda tekrar sorulamadığı' şeklindeki savunmasına da yer verilen kararda, bu durumun ÖSYM'ye, Anayasayla tanınmış olan hak arama hürriyeti ve bilgi edinme hakkını ihlal yetkisi vermeyeceği ifade edildi.


ÖSYM, Şeffaflık ve açıklık ilkesince sorular ve cevapları açıklamakla yükümlü

ÖSYM'ye başvurmaları halinde sınava katılan öğrencilere özel bir ofiste kendilerine ait soru kitapçığı cevap kağıdı ve cevap anahtarını inceleme imkanı tanındığının da anımsatıldığı kararda, bu incelemenin belli bir ücret karşılığında ve sadece ÖSYM'nin merkezinde yapılacağı, sınav soruları ya da cevapları hakkında oluşabilecek tereddütlerin giderilmesinde herhangi bir katkısının olmayacağı, amaca hizmet etmeyeceği belirtildi. Katılımcıların girmiş oldukları sınavlarda yaptıkları ve yapamadıkları sorulara ilişkin olarak yanlışlarını, doğrularını, eksiklerini bilmek istemelerinin en doğal hakları olduğu, davalı idarenin de şeffaflık ve açıklık ilkesi gereğince bu soruları ve cevaplarını tamamıyla açıklamakla yükümlü olduğu kaydedildi.

Kararda, "Davalı idarece hukuki güvenlik açıklık ve şeffaflık ilkelerine aykırı olarak tesis edilen ve 2014 'de sorulacak soruların belli bir kısmını yayınlanmaması niteliğinde bulunan dava konusu işlemin ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan ve hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerinden olan hak arama özgürlüğü, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye başvuru hakkını doğrudan veya dolaylı olarak ihlal ettiği sonucuna varılmıştır" denildi. Bilgi Edinme Kanunu'nun 2. maddesine eklenen 'ÖSYM Başkanlığı tarafından uygulanan sınavlara ait soru ve cevaplar bu kanun kapsamı dışındadır' cümlesinin iptali istemiyle açılan davada Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı verdiğinin anımsatıldığı kararda, Anayasa ile güvence altına alının temel hak ve hürriyetleri ihlal ettiği açık olan dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlar oluşturacağının açık olduğuna dikkat çekildi. ÖSYM kararının yürütmesini durduran Daire, kararı oyçokluğu ile anıldı.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.