X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Otomotivcilere son çağrı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Otomotivcilere son çağrı

  • Giriş Tarihi: 15.2.2013 15:07 Güncelleme Tarihi: 15.2.2013 15:08

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, otomotiv sektörüne ilişkin yapılan düzenlemelere ve desteklere işaret ederek, ''Bakanlık olarak sektöre karşı bir yiğitlik yaptık, ama şimdi babayiğitlik sizde'' dedi.

Çağlayan, otomotiv sektöründe yaşanan son gelişmelerin ve teşvik sisteminde otomotiv sektörüne sağlanan desteklerin değerlendirildiği, ''Yeni Teşvikler Işığında Otomotivde Yeni Hedefler'' konulu toplantıda yaptığı konuşmada otomotiv sektörünün ihracatta önemli bir yer tuttuğunu söyledi.

Çağlayan, otomotiv sektörü aktörlerinin kendisine söylediği 'Otomotiv Bakanı' hitabına ise, ''Böyle bir sektöre, ihracatın lokomotifi, üretimde, teknolojide, istihdamda, çok önemli role sahip olan sektöre, ben bakan olarak değil, hizmetçi olarak bile hizmet etmeye hazırım'' yanıtını verdi.

Sektörün zaman zaman teşvike, ufak tefek ayarlara ihtiyacı olabildiğini dile getiren Çağlayan, şunları kaydetti:

''Yeni düzenlememiz hayırlı olsun. Yola çıkarken elimizde somut verilerle çıktık. Babadan kalma usullerle, tahminle, el yordamıyla, yoklamayla sektörün ihtiyaçlarını tespit etmedik. Öncelikle sizlerle çok yakın çalıştık, çalışıyoruz, çalışacağız. Girdi Tedarik Stratejisi (GİTES) gibi tarihi bir çalışma yaptık bu bizim önemli bir yol haritamız oldu. Bu çalışma Türkiye için önemli bir altyapı,önemli bir kaynak oluşturdu. Bu çalışma ile Türkiye'nin otomotiv sektöründeki vitesini gördük, gördük ki sektör birtakım düzenlemeler ve biraz da mantalite ile beraber önemli değişiklikleri yapabilir.''

Yapılan düzenlemelerle bakanlık olarak sektöre karşı bir yiğitlik yaptıklarını dile getiren Bakan Çağlayan, ''Ama şimdi babayiğitlik sizde. Bilhassa Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği babayiğit arayışımıza katkı sağlayacak önemli bir döneme girdik. Ne istediyseniz verdik, bundan sonra 'yerim dar oynayamıyorum' diyen gelin gibi olmayacaksınız'' diye konuştu.

Çağlayan, yapılan düzenlemelerle Türkiye'nin ihtiyacı olan ve gelecekle ilgili, bir taraftan psikolojik olarak, moral ve motivasyon sağlayacak olan, diğer taraftan da 'Evet Türkler de bunu yapabilir' imajı verecek olan önemli bir çalışmayı sektör temsilcileriyle birlikte gerçekleştireceklerini ifade etti.

Ana sanayi ve yan sanayinin önemli temsilcileriyle bugün ve önümüzdeki günlerde bir araya geleceklerini belirten Bakan Çağlayan, şu değerlendirmelerde bulundu:

''Firmalarımızla tek tek görüşeceğim ve bu noktadan sonra artık neler yapacaklarını, neler yapılması gerektiğini dinleme imkanına sahip olacağım. Bu noktadan sonra sektörde yeni bir yol haritası koyduğumuz döneme yine sizlerle birlikte gireceğiz. Bilhassa bizi bu gayrete iten sebeplerin en başında, açıklandığı üzere cari açık konusunda geldiğimiz sevindirici nokta ve ihracatta elde ettiğimiz başarı, ithalatın azalması, Türk sanayisinin, ekonomisinin ihracatının gelişmesi...

Bugün Türkiye'de 2012-2011 yılları arasında cari açıkta 28 milyar dolar küsurluk iyileşmenin 23,5 milyar dolara yakını ihracat artışından kaynaklanmıştır. Bazı arkadaşlarımın dediği gibi sıkı para politikasının etkilerinden değil, tekrar tespit etmemiz gerekiyor ki, ihracatın artması ithalatın azalmasından dolayı ortaya çıkan bir sonuçtur.''

Hükümet olarak ihracatı yapan taraf olmadıklarını hatırlatan Çağlayan, ''Biz buldozer gibi sizlerin önünüzdeki engelleri açıp, çalışıyoruz. İhracatı yapan sizlersiniz. Cari açığın düşmesindeki temel neden olduğunuz için sizlere teşekkür ediyorum'' dedi.


''YENİ TEŞVİK SİSTEMİ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN EKONOMİSİNE KAZANDIRILAN ÖNEMLİ BİR ESER OLMUŞTUR''

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, yatırım teşvik sisteminde önemli bir revizyon gerçekleştirdiklerini belirterek, ''Asgari 300 milyon lira tutarındaki ana sanayi yatırımları, asgari 75 milyon lira tutarındaki motor yatırımları, asgari 20 milyon lira tutarındaki motor aksamları, aktarma organları ve bunların aksamları ile otomotiv elektroniğine yönelik yatırımları öncelikli yatırımlar kapsamına alarak, 5. bölgede uygulanan desteklerden faydalanmalarına imkan sağladık'' diye konuştu.

Bakan Çağlayan, ''Yeni Teşvikler Işığında Otomotivde Yeni Hedefler'' toplantısında, sektör temsilcileriyle biraraya gelerek, yeni teşvik düzenlemelerine ilişkin bilgilendirmede bulundu.

Türkiye'de birçok sektörün dış ticaret açığı verdiğini, oysa bunların dış ticaret fazlası verecek bir yapıya çok rahat bir şekilde kavuşabileceğini ifade eden Çağlayan, dış ticaret açığı ve cari açığının Türkiye'nin bir kaderi olmadığını, bunun en önemli yolunun da yeni bir teşvik sisteminden geçtiğini gördüklerini söyledi.

Çağlayan, ''Ekonomi bakanı olduktan sonra diğer bakanları ikna edip Sayın Başbakanın da desteğini alarak 'Öyle bir sistem oluşturacağız ki Cumhuriyet tarihinin en cömert teşvik sistemi olacak' dedik. Bunu Türkiye'yi önemli sektörlerde ithalat bağımlısı olmaktan çıkaracak, dış ticaret açığı değil fazlası verecek bir yapısal değişim ve dönüşüme götürmek için yaptık. Sanayicilik yaptığım yıllarda teşvikin her kademesinde yer almış ama bir kuruşluk yatırımı teşvikle yapmamış bir kardeşiniz olarak şunu ifade etmek istiyorum ki yeni teşvik sistemi Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomisine kazandırılan önemli bir eser olmuştur'' diye konuştu.


''OTOMOTİV SEKTÖRÜ ULUSLARARASI REKABETİ PİYASALARIN SERBESTLEŞMESİYLE KAZANDI''

Bakanlık olarak yaptıkları çalışmalarda Türkiye'nin 2011 yılında gerçekleştirdiği 135 milyar dolarlık ihracatının kilogram fiyatının 1,46 dolar, 2012 yılındaki 152,6 milyar dolarlık ihracatın kilogram fiyatının ise 1,58 dolar olduğunun bilgisini veren Çağlayan, ''Gördük ki rakiplerimizde ihracat kilogram fiyatı 3 ila 4 dolar. Biz ancak bu fiyatı yükselterek 500 milyar dolarlık hedefe ulaşabiliriz. Önemli olan değer bazında artırmak. Onun yolu da yüksek teknoloji, katma değer, marka ve kaliteden geçer. Bundan dolayı Turquality ve marka desteklerini çok bonkör şekilde veriyoruz ama sonuçlarını da alıyoruz. Benim bakanlığımdan şu anda Turquality ve marka desteği alan firmalarımızın ortalama ihracat kilogram fiyatı, 1,58 dolar olan Türkiye ortalamasının üzerinde 2,25 dolardır'' ifadelerini kullandı.

Geçen yıl 20 Haziranda açıklanan teşvik sistemini kapalı kapılar ardında değil, 800 ayrı görüşü toplayarak oluşturduklarını anlatan Çağlayan, şöyle devam etti:

''Otomobil sektörü için 1960-70 arası dönem, tamamıyla montaj işlemlerinin yapıldığı bir dönemdi. 70 ve 80'lere baktığımızda yan sanayinin geliştirilmesine ve yerlileşmenin artırılmasına yönelik çabaları görüyoruz. 80-90 arası dönemde sektör, üretim hatlarının modernizasyonunu sağlamış beraberinde de kapasite artışı oluşturmayı başardı. Esasında 1995'e kadar olan dönem Türk otomotiv sanayi açısından kapalı pazar dönemi iken 95;ten itibaren ihracat hamleleri ile birlikte serbest pazar anlayışına geçildi. Otomotiv sektörü uluslararası rekabeti piyasaların serbestleşmesiyle kazandı.

Gümrük Birliği'nin bir çok yönünü eleştiriyorum. Avrupa Birliği (AB) konusundaki görüşlerim çok nettir. AB'nin ikiyüzlü olduğunu, vize konularında yaptıkları haksız muameleyi her yerde söylerim. Ama Gümrük Birliği'nin en büyük kazanımı Türk özel sektörüne, özellikle otomotiv sektörüne uluslararası rekabetçiliği öğretmesidir.''

Çağlayan, 1998 yılında getirilen teşvik sistemi sebebiyle dönemin Başbakanı'nın ve uygulayıcıların acımasızca eleştirildiğini, ancak o gün yapılan teşvik uygulamasının Türk otomotiv sektörü açısından son derece önemli olduğunu ifade etti.

Bugün gelinen dönemde teşviklerin yapısı ve sistematiğinin değiştiğine işaret eden Çağlayan, ''Türkiye'nin çok fazla kaynağı yok. Ancak kaynakların çok iyi kullanıldığı zaman siyasi ve ekonomik istikrar sağlayacağımızı gösterdik. Böylesine büyük bir krizde dünyanın bir çok ülkesi IMF desteğiyle, bastonuyla ayakta dururken Türkiye hiçbir destek almaksızın IMF'nin kapısına bile gitmeksizin bu krizden başarıyla çıkan bir ülke oldu. Kaynaklarımızı en rasyonel en doğru şekilde kullanmak bizim vicdan, namus, ahlak borcumuzdur. Bundan dolayıdır ki verdiğimiz kaynakların doğru noktalara gitmesi gerekir. Neticede babamızın kaynağını harcamıyoruz, 76 milyon insanın kaynağını harcıyoruz. Bunların nereye gittiğini geri dönüşünün ne olduğunu bilmemiz gerekiyor'' şeklinde konuştu.


OTOMOTİV SEKTÖRÜNDEKİ YENİ TEŞVİKLER

Çağlayan, yeni teşvik sistemi kapsamında otomotiv sektöründe getirilen düzenlemelere ilişkin şunları kaydetti:

''Öncelikle, teşvik belgesi düzenlenebilmesi için gereken asgari yatırım büyüklüklerini düşürdük. Ana sanayi yatırımlarını büyük ölçekli yatırımlar kapsamına almak için gereken yatırım büyüklüğünü 250 milyon liradan 200 milyon liraya, yan sanayi yatırımları için 100 milyon liradan 50 milyon liraya indirdik.

Yan sanayi yatırımlarını bölgesel teşvik kapsamına almak için gereken yatırım büyüklüğünü ise her bölge için birer milyon lira aşağı çektik. Sadece yan sanayinin bölgesel olarak desteklendiği illerde ana sanayinin de bölgesel olarak desteklenmesi imkanını getirdik. Böylece 1, 2 ve 3. bölgelerde birkaç ilimiz dışındaki tüm illerde ana sanayinin de desteklenmesini sağladık. Sektör için önem arz eden test merkezleri, rüzgâr tüneli ve benzeri nitelikteki yatırımları öncelikli yatırımlar kapsamına aldık. Nerede yapılırsa yapılsın 5. bölge desteklerinden faydalanmalarını sağladık.''

Bakan Çağlayan, ''Diğer taraftan Vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği ve faiz desteği gibi teşvik unsurlarının oran ve sürelerinde iyileştirmelere gittik. Sektör yatırımları da böylelikle artan desteklerden faydalanma imkânı elde etti. Türkiye;de yatırımı olan otomotiv ana sanayi firmalarına A, B, C segmentlerdeki araçları gümrüksüz ithal etme imkânı getirerek fırsat eşitliği sağladık. Yatırımlarını Organize Sanayi Bölgeleri'nde yapmaları halinde bir alt bölge desteklerinden yararlanmalarını temin ettik'' dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.