X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Markalaşan Orta Doğu, marka arıyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Markalaşan Orta Doğu, marka arıyor

  • Giriş Tarihi: 28.2.2013 12:23

Orta Doğu pazarına ilişkin ekonomik büyüme tahminleri, pazarın büyümeye devam edeceği yönünde. Petrol ve doğal gaz fiyatlarının geleceği, bu tahminlerdeki en önemli etken.

İlknur Menlik - ilknur@gidahatti.com


Orta Doğu'da bazı gıdalar genellikle diğerlerinden daha popüler. En popüler ve yaygın olarak tanınan Orta Doğu lezzetleri arasında, tahin, baklava, Türk Kahvesi ve Türk Lokumunu sayabilirim.

Ancak Orta Doğu'nun gıda tüketimi alışkanlıklarında son yıllarda büyük bir değişim görülmekte. Bölge ülkelerinin büyük çoğunluğunun petrol ve doğal gaz kaynaklı gittikçe artan gayrisafi milli hasılaları, 2011 yılında bölgeyi, dünyanın en hızlı büyüyen gıda ve içecek pazarı haline getirdi. Genç ve zengin nüfusun, hazırlanması ve sunumu daha az zaman alan ve daha kolay olan ambalajlı gıdalara karşı ilgisi ise sürekli artıyor. Bu talep karşısında global gıda ve içecek şirketleri, büyüyen Orta Doğu gıda pazarının yarattığı avantajlardan yararlanmaya başladı. Son yıllarda artan şekilde bölgede büyük üretim yatırımları yapılıyor.

Bölgenin, en hızlı büyüyen ekonomisi ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE). Kişi başına düşen milli geliri 50 bin dolara yükselmiş olan BAE, Türkiye'nin Orta Doğu'daki en önemli hedef pazarı konumunda.

BAE, küresel krizin yaşandığı 2009'da, Dubai'nin içine düştüğü finans sarmalına karşın Körfez'in en büyük ekonomisi olan Suudi Arabistan'ı geride bırakmayı başarmıştı. Hatta, kriz yılında global markaların %45'inin bu ülkede faaliyeti bulunuyordu.

Geçtiğimiz hafta, BAE - Türkiye Gıda Güvenliği ve Yatırım Olanakları Ortaklık Forumu'na katılmak için gittiğim Dubai'nin, her iki inşaat yatırımından birinin durduğu o kriz günlerini geride bırakmış olduğunu gördüm. Her ne kadar Dubai, Kriz Kahini lakaplı Prof. Dr. Nouriel Roubini'ye göre halen krizden kurtulabilmiş değilse de ticaretteki canlılık devam ediyor. En azından şimdilik…

Açılış konuşmasını Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in yaptığı Forum'a ve hemen sonrasında düzenlenen Gulfood 2013 Fuarına Türk firmalarının ilgisi büyüktü. Özellikle fuara, 162 firmanın yanı sıra tanıtım grupları da katılmıştı.

Ülke, 2011 yılı verilerine göre, gıda ihracatımızda ilk 10 arasında yer almasa da, genel ihracatımız içerisinde 9. sırada yer alıyordu. BAE'nin Türkiye'den yaptığı ithalatta son yıllarda artış gözleniyor. 2011 verilerine göre BAE'nin Türkiye'den ithalatı 2,95 milyar dolar olurken, Türkiye'nin bu ülkeden ithalatı 1,42 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiş. Dış ticaretimizin pozitif olduğu ülkelerden biri BAE.

Ben de Forum'da, her yıl bölgeye daha fazla ihraç ettiğimiz süt ve süt ürünleri sektörümüzdeki yenilikleri ve gelişmeleri anlattım. Sadece süt ve süt ürünleri için değil, gıda sektörünün diğer alt segmentleri için de önemli bir ihraç kapısı BAE. BAE, gıda ihtiyacının %80'ini ithalatla karşılıyor. Yıllık yaklaşık 3 milyar dolarlık bir Pazar… BAE Dış Ticaret Bakanı Al Qasimi'ye göre, 2020 yılında gıda ithalatı yıllık %5'lik artışla tonajda 10,7 milyon tona, değerde ise 8,4 milyar dolara ulaşacak.

Ancak gıda ihracatçılarımız için BAE, bundan daha fazlası demek. Bunun bir nedeni de ülkenin sadece Orta Doğu'ya değil, aynı zamanda Afrika'ya da açılan bir kapı olması. Örneğin, 15 ülkenin üyesi bulunduğu 257 milyonluk nüfusu temsil eden Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC), sadece Dubai'den 11 milyar dolarlık gıda ithalatı yapıyor. İthal kalemlerinin başında bebek maması, bebe bisküvisi, süt ve süt ürünleri ile meyve suyu gibi içecekler geliyor. Yani BAE, bizim stratejik hedef pazarımız olan Afrika'ya da açılan bir kapı aynı zamanda.

Orta Doğu pazarına ilişkin ekonomik büyüme tahminleri, pazarın büyümeye devam edeceği yönünde. Petrol ve doğal gaz fiyatlarının geleceği, bu tahminlerdeki en önemli etken. Bu nedenle bölge pazarı önümüzdeki yıllarda da ihracatçılarımız ve yatırımcılarımız için önemini koruyacak. Ancak bölge pazarındaki kişi başına gelirin yükselmesi, yeme-içme alışkanlıklarının değişmesi, marka kavramını ve bunun tüketicide çağrıştırdığı güvenilir gıda algısını pekiştirmekte. Bu pazarda gelecekte daha fazla söz sahibi olmak istiyorsak, bu gelişmelere istinaden markalaşmaya daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor. Tüketimin gittikçe markalaştığı Orta Doğu'da markalaşmalı ve daha fazla gıda ve içecek markamızla yer almalıyız.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.