X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Erzincan Üniversitesinde “Nokta-i Nazar Olarak Tarih” Konferansı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Üniversitesinde “Nokta-i Nazar Olarak Tarih” Konferansı

  • Giriş Tarihi: 2.4.2015 15:58 Güncelleme Tarihi: 6.4.2015 17:53
ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİNDE “NOKTA-İ NAZAR OLARAK TARİH” KONFERANSI
Erzincan Üniversitesinde “Nokta-i Nazar Olarak Tarih” Konferansı

Üniversitesi Bir Damla Tarih Kulübü tarafından, Türkiye’de Felsefe-Bilim Tarihi Çalışmalarının Değeri Üzerine “Nokta-i Nazar Olarak Tarih” konulu konferans düzenlendi.
Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü, Felsefe Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’nun konuşmacı olarak katıldığı konferans, Üniversite Eğitim Fakültesi Konferans (Mavi) Salonunda gerçekleşti. Konferansa Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu’nun yanı sıra, bazı fakülte dekanları ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Prof. Dr. Fazlıoğlu, katılımın yoğun olduğu konferansta, geleceğin inşasında tarih, tarih bilinci ve bilimsel tarihin önemini anlattı. “Tarihteki bir bilginin milletlerin geleceğini kurtarır” diyen Fazlıoğlu, ‘’Bir milletin geleceğinin inşası geçmişiyle alakalıdır. ‘Tarihi saf bir geçmiş olarak geride bıraktığımız’ düşüncesi doğru bir yaklaşım değildir. Vizyon yoksa geçmiş nostaljiden ibarettir. Tarih öyle bir inşa edilmeli ki geleceği onun üzerinden inşa etme imkanı sunmalıdır. Yeni yatırımların projelendirilmesinde ait olduğu toplumdaki tarihsel bağlamının göz ardı edilmemesi gerekir” şeklinde konuştu.
Bilimsel tarih çalışmalarında karşılaşılan temel sorunlara de değinen Prof. Dr. Fazlıoğlu, tarihin, çeşitli disiplinlerin geçmişini arkeolojik olarak bilmekten ibaret olmadığını belirtti ve şöyle devam etti: “Tarihten sadece ibret alınmaz, aynı zamanda kuvvet de alınır, bilgi devşirilir. Düşüncelere üçüncü boyut tarihsel derinliğe bakılarak katılabilir. Bir milleti güncellemenin en etkili yollarından biri de geçmişi yeniden yorumlamakla ilgilidir. Bilimsel tarih çalışmalarının önemli handikaplarından biri de kendimizi batıya endeksli okumaya çalışmaktır. Kendimizi başkasından öğreniyoruz. Kültürümüzün daha bir envanteri yok. Bilgi kendine kayıtsız kalan toplumlara acımaz. Toplumları birbirinin önüne koyan bilgidir. Bilen öngörür, tedbir alır. Bilgi bir öngörme işidir.”
Tarihe ancak geleceği inşa derdi olmayanların ihtiyaç duymayabileceğine işaret eden Fazlıoğlu, konuşmasında tarihteki mühim ve yerel hadiselerden örnekler vererek bilgi ve bilimsel tarihin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Fazlıoğlu, Ali Kuşçu’nun önemli bir eserini Otlukbeli’nde yazdığını anımsatıp “Başkalarının tarihinde yaşamayı bırakmak lazım. Tarihimizi nostaljik değil, geleceği inşa edecek şekilde ele almalıyız, yoksa kimlik inşasında sıkıntı yaşarız. Tarih sürekli akan ırmak gibidir, milletler de böyledir ama temel omurgayı korumak ve devam ettirmek gerekir. Güçlü olan tarihi yazar ama ‘kahramanlar yaratma’ ve ‘öncelik yarışına girmek’ gibi tehlikeli iki hususa dikkat edilmelidir. Övmeden, sövmeden; tarihsel tecrübeleri kutsamadan; varı yok, yoku var saymadan bilgi analitiği ile yüzleşmeyi öğrenmeli ve kendi ayaklarımız üzerinde durmalıyız” diye konuştu. Prof. Dr. Fazlıoğlu, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını yanıtladı.
Konferans sonunda Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’na, günün anısına bakır işlemeli tabak ile çiçek takdim edildi ve an hatıra kareleri ile ölümsüzleştirildi.