X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yaşlılar Haftası
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yaşlılar Haftası

  • Giriş Tarihi: 18.3.2015 17:48 Güncelleme Tarihi: 18.3.2015 18:57
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) HASTANESİ’NDE GÖREV YAPAN DR. DİYETİSYEN NAZAN ERENOĞLU SON, 18-24 MART YAŞLILAR HAFTASI DOLAYISIYLA “YAŞLILAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ” KONULU AÇIKLAMA YAPTI.
Yaşlılar Haftası

Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Hastanesi’nde görev yapan Dr. Diyetisyen Nazan Erenoğlu Son, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası dolayısıyla “Yaşlılar İçin Beslenme Önerileri” konulu açıklama yaptı.
Nazan Erenoğlu Son, dünya üzerindeki nüfusun hızla yaşlanmasının, yaşlılığa bağlı gelişen hastalıklara ve yaşlıların yaşadığı sorunlara odaklanmasından kaynaklandığını ifade etti. Son, “Geçmişte yaşlılık, günümüzde ise geriatri, 65 yaş ve üzeri kişileri kapsayan bir süreçtir. Dünya üzerindeki nüfusun hızla yaşlanması, yaşlılığa bağlı gelişen hastalıklara ve yaşlıların yaşadığı sorunlara odaklanılmasına neden olmuştur. Yaşlanma bireyin beslenme durumunu etkilemekle birlikte, yetersiz veya kötü beslenme de bireyin yaşlanma sürecini ve yaşa bağlı gelişen hastalıklar riskini artırmaktadır. Ülkelerin daha sağlıklı ve mutlu bir yaşlı nüfusa sahip olabilmesi için doğru beslenme konusunda toplumları bilinçlendirme kampanyaları yürütmeleri son derece önemlidir. Bireyin geriatrik sürece girmesi ile birlikte, vücudunda fizyolojik olarak bir takım değişiklikler meydana gelir. Bu değişikliklerin pek çoğu beslenme ile yakından ilişkilidir. Yaşa bağlı gelişen metabolik hastalıkların yanı sıra, vücut bileşiminde meydana gelen değişiklikler, kemik yoğunluğunun azalması ve buna bağlı kırılganlığın artması, sindirim sistemi değişikliğine bağlı olarak mide ve bağırsak sisteminin bozulması, ağız ve diş problemlerine bağlı olarak çiğneme-yutma güçlükleri, metabolik hızın yavaşlaması geriatrik süreçte beklenen sorunların bazılarıdır. ‘Gençken yürümez, koşardım’ cümlesi geriatrik hastalardan sık duyduğumuz bir cümledir ve vücudun fizyolojik değişimini net olarak ifade etmektedir. Yaşlı bireye beslenme ile ilgili destek yaklaşımı öncelikle bireysel, kişiye özgü olmalıdır. Çünkü her bireyin sağlık öyküsü ve hastalıkları birbirinden farklıdır. Hazırlanacak beslenme programı kişinin bedensel özellikleri, hareket kabiliyeti, yaşam şekli, alışkanlıkları, hastalıkları ve biyokimyasal parametrelerinin bileşkesinden oluşmalıdır” ifadelerini kullandı.
65 YAŞ ÜSTÜ BİREYLERE ÖNERİLER
65 yaş üstü bireylere tavsiyelerde bulunan Dr. Diyetisyen Nazan Erenoğlu Son, şöyle devam etti:
“Kişisel bir beslenme programı alabilecek koşullara sahip olamayan 65 yaş üstü bireylere ise genel ifadelerle şöyle önerilerde bulunulabilir; mümkün olduğunca az tuzlu yemekler tüketilmeli, salamura besinlerden uzak durulmalıdır. Özellikle şeker hastalığına ilişkin bir durum veya kilo fazlası var ise şekerli tatlılar gibi basit şekerler tüketilmemelidir. Besinler hazırlanırken hazmı kolay, yumuşak, çiğneme ve yutma güçlüğüne neden olmayacak türler seçilmelidir. Günlük besin tüketimi tek tip olmamalı, mümkünse her besin grubundan tüketilmeye çalışılmalıdır. Sebze ve meyve tüketimi ihmal edilmemeli, sert meyveler tüketilemiyorsa püre veya meyve suyu şekline dönüştürülerek tüketilmelidir. Günlük sıvı sınırlamasını gerektiren özel bir durum yoksa 7-8 bardak su tüketilmelidir. Bitkisel çaylar tüketilirken günlük 2 fincanla sınırlanmalı, içeriği bilinmeyen çaylar içilmemelidir. Mümkünse haftada 2 ya da 3 kez balık tüketilmelidir."