ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...

ABD Donanması, kuruluşunun 241. yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 1801-1805 yıllarında Trablus kıyılarında Türk bayrağıyla savaşan askerlerin öldürüldüğünü gösteren temsili tabloyu kullandı.

Donanmanın resmi Twitter hesabında, "Amerika'nın denizcileri çetin, cesur ve hazırdır." ifadesine yer verilen iletide, elinde Türk bayrağıyla savaşan askerlerin öldürüldüğünü gösteren temsili bir tablonun kullanılması tepki çekti. Ancak ABD bugün bir donanmaya sahipse Osmanlı'ya borçlu olduğunun tam da ifadesi bu fotoğraf olduğu ortaya çıktı. İşte ayrıntılar

Burak ARTUNER / Sabah.com.tr

  • 1
  • 14
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...

BU, ABD'NiN HAZİN YILLARININ RESMİ

ABD'nin bugün yıl dönümü kutlaması için sosyal medyadan paylaştığı Türk bayraklı savaş tablosunun öyküsü, ABD'nin hazin yıllarının bir hatırası olmaktan öteye bir anlam taşımamaktadır.

OSMANLI GARP OCAKLARINDAN ÇOK ÇEKTİLER

Amerika genç bir cumhuriyetken, Akdeniz'de Osmanlı Devleti'ne bağlı Garp Ocakları'ndan çok çekmişti. Türk denizciler, Amerikalıları öyle gülünç durumlara sokmuştu ki çaresiz kalan ABD, güçlü bir donanma kurmak zorunda kalmıştı.

  • 2
  • 14
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...

AKDENİZ TİCARETİ ÖNEMLİYDİ

Amerika'nın kurulduğu günden itibaren en büyük gelir kaynaklarından birisi Akdeniz ülkeleri ile yaptığı ticaretti. Ülkenin ihraç ettiği buğdayın ve unun altıda birini ve tuzlanmış balığın dörtte biri Akdeniz ülkelerinden geliyordu. Amerika'nın 80-100 gemisi Akdeniz limanlarına girip çıkıyordu.

ZORDA KALINCA ANLAŞMA İMZALADILAR

Osmanlı Devleti'ne bağlı Garp Ocakları işte bugünlerde Amerikalılara rahat vermiyordu. Amerikan Kongresi ticaretini emniyet altına alabilmek için "Korsan Devletler" adını verdiği Garp Ocakları ile dostluk anlaşmaları imzalamaya karar verdi. Bu iş için de Amerika'nın Paris elçisi Thomas Jefferson (1789'da Dışişleri Bakanı, 1801'de de Cumhurbaşkanı olmuştu), Londra elçisi John Adams (1796'da Cumhurbaşkanı olmuştu) ve eski Paris elçisi Dr. Benjamin Franklin görevlendirildi. Bu üçlü barış imzalamaları için 11 Mart 1785'de tam yetkili kılındı. Bu yolda harcamaları için emirlerine 80 bin dolar para da verildi.

  • 3
  • 14
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...
  • 4
  • 14
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...

BARBAROS'UN TORUNLARI ESİR ALDI

Bunlar tam harekete geçeceği sırada iki Amerikan ticaret gemisi, Barbaros'un torunları olan Cezayirli denizciler tarafından esir edildi. Büyük çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Cezayirli denizciler, hakimiyetlerini sadece Akdeniz'de hissettirmiyordu. İki yıl önce (1783) İspanyolları ağır bir yenilgiye uğratmışlar, kapalı tutulan Cebelitarık Boğazı'nı açmışlar ve Atlas Okyanusu'nda bayrak gösterir olmuşlardı.

AMELELİK YAPIYORLARDI

İşte bu günlerde 1785'in 25 Temmuz'unda İspanya'nın Cadiz limanına gitmekte olan kaptan İsaac Stevensen idaresindeki Maria adlı Amerikan gemisi Cezayirli denizciler tarafından zaptedildi. Bundan 5 gün sonra da kaptan Richard O'Brien komutasındaki Dolphin adlı gemi Cezayirlilerin eline geçti. Her iki gemide toplam 21 kişi vardı. Cezayir'e götürülen esir Amerikalılar, mesleklerine ve uğraşlarına göre çalıştırılmaya başlandı. Sabah 09.00'dan akşam 16.00'ya kadar Amerikalılar, demirci, marangoz veya inşaatlarda amele gibi çalıştırıldılar.

  • 5
  • 14
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...

ESİR AMERİKALILARA İKİ SOMON EKMEK

Kendilerine iki somon ekmek veriliyor ve tüm günü bununla geçiriyorlardı. Bazı genç delikanlılar da Dayı'nın hizmetine verilmişti. Özgürlüklerine pek düşkün Amerikalılara esaret oldukça zor geliyordu. Esirler, mektupla durumlarını Cadiz'deki Amerikan büyükelçiliğine bildirerek, kurtarılmalarını talep ediyorlardı.

Amerika bu tarihlerde çok zengin bir ülke değildi. Jefferson'un da bulunduğu heyet, esirleri kurtarmak için harekete geçti. Cezayir'e John Lamb adında bir temsilci gönderdiler. Bu Lamb, Cezayir Dayısı Mehmed Paşa'ya her esir için 200 dolar ödemeyi teklif etti. Ancak dayı, kaptanlar için 6 bin, her gemici için de 400 dolar fidye vermeyi önerdi. Tabii Amerika bunu karşılamayı kabul etmedi. Temsilci Lamb, İspanya'ya elleri boş olarak döndü. Amerikalılar uzun süre esirlerini almak için girişimde bulunmadı. Bu sırada Amerikalı kaptan O'Brien Paris büyükelçisi Jefferson'a gönderdiği mektubunda, korsan devletlere vergi verilerek barış anlaşması yapılmasında ısrar ediyor, yoksa ticaretin durma noktasına gelebileceğini ifade ediyordu.

  • 6
  • 14
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...
ABD Donanması varlığını bakın kime borçluymuş...

DONANMA FİKRİ DOĞDU

İşte bu günlerde Jefferson'da kuvvetli bir donanma meydana getirme fikri filizlenmeye başladı. Londra elçisi Adams'a gönderdiği bir mektupta, "Mesele silah kuvvetiyle halledilebilir. Amerika tarafından hazırlanacak 150 topa sahip bir donanmaya Napoli ve Portekiz devletleri de katılırsa, Ocaklar yola getirilebilir" diyordu. Ancak bu fikrinin zaman alacağını söylüyor, şimdilik Ocakların hediye ve parayla oyalanmasını öneriyordu. Adams da donanma oluşturmanın çok zaman alacağını para ve hediyelerle korsanlarla uzlaşılmasının daha doğru olacağını ifade ediyordu. Bu günlerde, Abdurrahman adlı Trablus paşası Londra'daydı. Hemen bu elçiyle bir buluşma ayarlandı. 1786'nın ilkbaharıydı. Adams, Abdurrahman'a her hangi bir tecavüz ve incinme olmadığı halde iki devletin arasındaki düşmanlığın nedenini sordu. Abdurrahman ise Akdeniz'in hakimlerinin Osmanlı Devleti ile Garp Ocakları olduğunu ve bu devletlerin izni olmadan Akdeniz'de hiçbir yabancı devlet gemisinin serbestçe seyredemeyeceğini anlattı. Elçi, Akdeniz'in hakiminin Türkler olduğunu vurguluyor ve ticaret yapabilmek için Türklere ücret ödenmesi gerektiğini ifade ediyordu. Bunun için de 90 bin sterlin istiyordu.