Editörün seçtiği köşe yazıları

    Giriş Tarihi: 04.06.2016 13:40 Güncelleme Tarihi: 04.06.2016 13:52
    • Editörün seçtiği köşe yazıları

      "Bilişim Çağı" ve Globalleşme" gibi olgular hayatımıza girmeden önce, gelecekte neler olacağını tahmin etmek ne kadar kolaydı. Örneğin Soğuk Savaş yıllarında Amerika'nın da Sovyetler Birliği'nin de kime ne yapacaklarını kolayca tahmin edebilirdik.
      Amerika kendisi ile tam uyum içinde olmayan müttefiklerinde askeri darbeler yaptırıp onları hizaya getirirdi. Sovyetler de Kızıl Ordu'yu gönderip Moskova'ya başkaldıran Demir Perde ülkelerindeki muhalifleri tutuklatırdı.
      Öngörülemeyen şeyler ise, teknolojinin hayatımıza neler getireceğine ilişkin alanlarda yer alırdı. Mesela İngiltere'nin ünlü Royal Society'sinin Başkanı Lord Kelvin, 1895'te yaptığı açıklamada "Radyonun geleceği yoktur" demiş... Bu Lord Kelvin "Havadan daha ağır uçan makineler yapmak imkânsız" da demiş mesela. Radyo dergisi "Listener"in editörü ise "Benim ve sizin yaşam süremizde televizyon hiç önem kazanamayacaktır" diye yazmış 1936'da... Radyoda eğitim programlarını başlatan Mary Sommerville de 1948'de "Televizyonun geleceği yok, televizyon tavadaki bir yağ parlaması gibidir" şeklinde görüşünü açıklamış.
      Siyasi müneccimlere gelince... Müstafi ABD Başkanı Nixon 1971'de "Vietnam savaşı muhtemelen Amerikan tarihinin son savaşı olacaktır" kehanetini seslendirmemiş miydi? Kendi geleceğini bile göremeyen Nixon, ABD'nin Irak ve Afganistan'ı işgal edeceğini nasıl görebilirdi ki?
      Şimdi "Komplo teorileri" ve "Büyük akıl" üzerindeki çeşitlemelerle geleceği öngörmeye çalışıyoruz. Ve bazı ülkelerin bahtsız insanları, başlarına gelecekleri bu çeşitlemelerden çıkarsamaya çalışmaktalar. Bu açıdan bakınca bazı coğrafyaların insanlarının hayatları, kendilerini "Gelişmiş" olarak gören ülkelerdeki hayvanlar kadar değer taşımıyor.