Editörün seçtiği köşe yazılarından...

    Giriş Tarihi: 02.08.2016 11:56
    • Editörün seçtiği köşe yazılarından...

      Siz ister entelektüeller deyin, ister aydınlar, ister şu bu... Ben daha genel ve hafiften ironiye yaslanarak "pek okumuşlar" diyeceğim... Özellikle de beyaz aydıncıkları değil (çoğu hâlâ kayıp vaka!) muhafazakâr veya liberal kesimleri kastedeceğim... Şöyle bir özelliğimiz var... Konuşuyoruz, konuşuyoruz, konuşuyoruz ama konuştukça apaçık olan şeyleri bulandırıyoruz. Analiz yapıyoruz, yorum yapıyoruz, ayrıştırıyoruz, detaylandırıyoruz ama bir türlü toparlayamıyoruz.
      Kavramlar, terimler, söylemlerle boğuluyor ama eylemin gücünü unutuyoruz. Fetoculuğa, darbe ihtimallerine, Batı'nın Türkiye'yle derdine yaklaşımımız da böyle oldu. Öğrendikçe zayıfladık. Oysa millet öğrendikçe, güçleniyormuş.

      Örnek mi istiyorsunuz?.. Çoğu AK Partilinin Cumhurbaşkanı'nın muhtarlar toplantılarını bu kadar uzatmasını anlayamadığını iyi bilirim. Belki şimdi anlamışlardır. Örnek mi istiyorsunuz?.. Üç yıl önceki Mısır darbesini ve İhvan'ın pasif direnişinin nasıl kanlı biçimde bastırıldığını kahrolarak izledik; gazetelerimizde yazdık, çizdik. Fakat bir de milletin izleyişi ve yorumlayışı varmış! Hiç dikkat etmemiştik ama o yorumun sonuçlarını gördük, yaşadık.
      Millet, darbeye direnişte cesaretle "duran" olmak yerine cesaretle "durduran" olmak gerektiğini yazmış bir kenara... Örnek mi istiyorsunuz?.. Millet, Cumhurbaşkanı konusunda muhafazakâr medyada bile kendine yer bulmaya başlayan ve "okumuşlar" kesimini etkileyen hinlikleri hiç kafasına takmamış; "vatan"kavramının en yalın halinin en güçlü davet olduğu gerçeğini kalbinin bir köşesinde aşkla saklamış.
      Ve belli ki, normal olmayan konularda asla "normalleşme"yeceğine yemin etmiş! Hele şu günler geçsin... Kafalar sakinleşsin... O zaman bunları daha net görüp kavrayacağız. Hiç şüpheniz olmasın!

      Haşmet Babaoğlu/Sabah