Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı

  • 1
  • 18
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı

SETA İstanbul Genel Koordinatörü ve Sabah Gazetesi yazarı Doç Dr. Fahrettin Altun, olağanüstü kongreye giden sürecin arka planını anlattı.

  • 2
  • 18
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı

Davutoğlu görevi bırakıyor, AK Parti 22 Mayıs'ta kongreye gidiyor, soru net; ne oldu, niye oldu?

Siyaseti analiz edenlerin beklediği bir şeydi. Buraya gelinmesinin yapısal aktörlerle ilgili boyutu şu: 2014'te cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle fiili bir sistem değişikliği oldu Türkiye'de. 2007'de teorik 2014'te de fiilen gerçekleşmiş oldu yarı başkanlık. Ciddi bir yapısal değişimdi bu Türkiye siyasi tarihi açısından. Ağır aksak işleyen garip bir alaturka hali olan parlamenter sistem başka bir yapıya dönüşmüş oldu. Bu formel dönüşüme bir de Türkiye siyasi hayatında ağırlığı son derece belirgin olan Erdoğan gibi bir figürün oturmasıyla dönüşüm daha belirgin hal aldı. Buna ister fiili sistem değişimi, ister defacto yeni sistem deyin, ister kayıp ister kazanım diye görün, yeni bir siyasal gerçeklikle karşı karşıya kaldığımız aşikar.

  • 3
  • 18
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı

- Tanımı ne bu siyasal gerçekliğin, evet fiili durum var ama hukuki meşruiyet de var?

Aslında Cumhurbaşkanını halkın seçmesiyle yarı başkanlık hali fiilen oluşmuştu. Anayasanın cumhurbaşkanını güçlü yetkilerle donatmış olması çok güçlü bir cumhurbaşkanı figürünü ortaya çıkardı. Onu halkın seçmesi de o gücün meşruiyetini ciddi şekilde katladı. Erdoğan'ın sembolik de önemi var. Erdoğan Türkiye'de iktidarın kaynağını dönüştürmüş bir figür. 2002 sonrasında iktidarın kaynağına halkı oturtan figür, halk oyuyla cumhurbaşkanı seçildi ve sistemin başına oturdu.

  • 4
  • 18
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı

YÜRÜTMENİN BAŞI CUMHURBAŞKANI

- Yürütmenin başı kimdir tartışması bu noktada başladı?

Yürütmenin başının sembolik olarak da fiili olarak da Erdoğan olduğu AK Parti eliti tarafından da tabanı tarafından da net şekilde kabul gördü. Muhalefet de durumun böyle olduğunu bildi, bildiği için Erdoğan karşıtlığını yükseltti. Sonraki bütün seçimlerde Erdoğan karşıtı kampanyalarla ilerledi. Öte yandan sistem yarı başkanlığa evrildi. Aslında cumhurbaşkanı AK Parti kongresinde de dedi ki 'güçlü cumhurbaşkanı, güçlü başbakan' modeli. 'Emanetçi başbakan istemiyoruz' söylemi... Zamanla birçok ihtilafın kaynağında bu konseptin anlaşılma biçimi olduğu anlaşıldı.

  • 5
  • 18
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı

ERDOĞAN'A GÖRE 'GÜÇLÜ BAŞBAKAN'

- Cumhurbaşkanı ne tanımladı, Başbakan nasıl anladı?

Cumhurbaşkanı güçlü başbakanla, Yeni Türkiye vizyonunun, cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti açısından da aslında Davutoğlu açısından da son derece net olan siyasi vizyonunun kurumsallaşmasına ve temsiline katkı verecek, ulusal ve uluslar arası platformlarda bunu net şekilde temsil edecek, güçlü icra makamıyla sistem dönüşümünü hızla örgütleyen bir aktör olarak algıladı.

  • 6
  • 18
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı
İşte olağanüstü kongreye giden sürecin arka planı

- Başbakan ne anladı?

Başbakan ise 2005, 2007 ve 2010'da başbakan Erdoğan başbakanlık yetkilerini nasıl kullandıysa ben de aynı şekilde kullanabilirim diye düşündü. Bu düşüncenin iki gerekçesi var sanırım. Bir hukuki, iki ideolojik. Davutoğlu, hukuki açıdan güçlü başbakanlığa hakkı olduğunu düşündü. İdeolojik açıdan ise "ben de bu davaya Erdoğan kadar hizmet ettim, benim de güçlü bir başbakanlık yapma hakkım var" diye varsaydı. Bu algı, bu iki unsur güçlü başbakanlığa çok ciddi anlam atfetmesini ve bunun üzerinden de bazen kapalı, bazen açık alan kapma mücadelelerinin oluşmasını beraberinde getirdi. Yani bir yetki kavgası ortaya çıktı.