Fenerbahçe’nin hafızası...

  • 1
  • 12
Fenerbahçe’nin hafızası...
Fenerbahçe’nin hafızası...

Baş döndüren çalımlarını, şu sıralar hastalığa atmakla meşgul Rıdvan Dilmen. Onun futbolculuğu F.Bahçe'nin bugün unuttuklarıydı, yitirdikleriydi. Boş mukaveleye imzaydı, yetenekti, kazanma refleksiydi, görkemli geçmişti, gelecek ümidiydi... Ve son kupa finali, Rıdvan gibilerin yokluğunun F.Bahçe'de yarattığı boşluğu bir kez daha gösterdi.

Bülent DEĞERLİ / Pazar SABAH

  • 2
  • 12
Fenerbahçe’nin hafızası...
Fenerbahçe’nin hafızası...

Maça girmek için her zamanki gibi sabahın erken saatinde bilet kuyruğuna girmişti çocuk. Sırada beklerken, önünde kendisinden birkaç yaş büyük iki kişiyle sohbete koyuldu. "Çaktırma" dediler. "Biz Beşiktaşlıyız aslında." Şaşırdı çocuk. "Peki, neden girdiniz o zaman sabahın bir vakti bilet kuyruğuna? Üstelik de şampiyonluk rakibinizin maçına?" "Rıdvan'ı seyretmeye geldik" dediler.

  • 3
  • 12
Fenerbahçe’nin hafızası...
Fenerbahçe’nin hafızası...

"Kaç kere gelir ki onun gibisi bir daha..." Rıdvan Dilmen böylesine renkler üstü bir adamdı futbolculuğunda... Bugün son teknoloji arabalarda olmayan bir şanzıman sistemi vardı. Bir anda duruverirdi en yüksek hızda. Sonra tam ters yöne devam ederdi son sürat koşmaya. Dengesi bozulmadan... Top ayağına adeta yapışmış, sahayı, oyunu herkesten hızlı okuyarak aynı anda...

  • 4
  • 12
Fenerbahçe’nin hafızası...
Fenerbahçe’nin hafızası...

Sadece kendi taraftarı değil bu topraklardaki tüm futbol âşıkları doyamadı bu adamı izlemeye. Rüzgâr gibi geçti. Sakatlıklara, acımasız tekmelere, daha tam iyileşmeden sahalara dönmelere kurban gitti kariyeri.

  • 5
  • 12
Fenerbahçe’nin hafızası...
Fenerbahçe’nin hafızası...

Yorumculuğu da çok özel oldu aynı şekilde. Çalımları, zekâsı gibi yorumculukta da kendi imzası, kendi tarzı oldu. Keyif verdi. İlham verdi. Altay'a attığı o unutulmaz slalom golü canlı yayında kendisi anlatsa, top daha kaleden 30 metre ötede ayağına geldiğinde "Gol olur" derdi.

  • 6
  • 12
Fenerbahçe’nin hafızası...
Fenerbahçe’nin hafızası...

Futbolcuğunda, top ayağına gelsin diye bir heves beklenen adamdı Rıdvan. Şimdilerde pek kalmayan tarzda özel bir adam. Evet, herkes ona hayrandı. Fakat Fenerbahçeliler için bir futbolcudan, yıldızdan çok daha fazlasıdır Rıdvan. Kartondan skor tabelasıdır. Kadıköy'deki tartan pisttir. Hava ağarmadan girilen bilet kuyruklarıdır. Buz gibi betonun üzerinde maç saatini beklemektir. Kısılan sestir. "Şenola Fener"dir. 3-0'dan 4-3'tür... Dalgalanan saçlardır. İlk golü yedikleri maçlarda, santrada Aykut Kocaman'la "Kaç tane atarız" diye girilen iddiadır.