5 günlük hava durumu
25 Nisan 2014 Cuma
FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!
Spor 11 Kasım 2010 - Perşembe
  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    KATALUNYA MİLLÎ TAKIMI

    Katalan’ın yediği, içtiği ayrıdır İspanyol’dan. Ne yalan söylesinler, birbirlerinden pek haz etmezler. Tek bayrak tek millet olmak istemeyen katalanlar, bir de futbollarını ayrı tutar, İspanyollardan. FIFA’nın tanımadığı millî takım kadroları da sağlamdır hani; Xavi’nın ortasına, Bojan Krkic kafa uzatır. Sıra, futbolu değil ama futbolcuları tanınan bir millî takımın hikâyesinde; katalanların, futbolla olan mücadelesinde...

    ESQUİRE

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    İspanya’nın başı, futbol millî takımlarıyla dertte. “Bir ülkenin kaç millî takımı olur?” sorunuzu, hemen cevaplayalım: İspanya’da, üçü FIFA tarafından tanınmayan, ancak düzenli olarak uluslararası maçlar yapan dört millî takım var (Ülkede, İspanya Milli Takımı dışında; Galiçya, Bask ve Katalan millî takımları bulunuyor.).

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Bu takımların yaptığı maçlar, çoğu zaman, ülkede siyasi gerginliğine neden oluyor. 17 özerk bölgeden oluşan İspanya’da en yüksek özerkliğe sahip Bask ve Katalan bölgesindeki ayrılıkçılar, gövde gösterilerini, genellikle bu maçlarda yapıyor. Mesela Katalunya Millî Takımı ya da Barcelona maçlarında, “Catalonia is Not Spain (Katalunya İspanya değildir)” pankartları görmek, artık normal karşılanıyor. Bu satırlarda, futbolda yükselen değer olan Katalunya Millî Takımı’na odaklanacağız.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Öncelikle, hikâyenin tarihsel boyutunu kısaca anlatmakta fayda var. Katalunya, İspanya’nın kuzey doğusunda bulunan özerk bir bölge. Akdeniz boyunca 580 km sahile sahip bölgenin en büyük ve gelişmiş şehri ise, Barselona. Bölgede, İspanyolca’yla birlikte Katalanca ve Aranca dilleri, resmî dil olarak kabul ediliyor. Katalunya’nın nüfusu, 7,5 milyon. Nüfusun yaklaşık %13’ünü, yabancı göçmenler oluşturuyor.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Bölgenin özerkliği, yasalarla garanti altında. 1979 yılında düzenlenen referandumla kısmi özerkliğe kavuşan bölge, 2006 yılında düzenlenen ve Başbakan Zapatero’nun destek verdiği referandumda, özerklik alanını genişleten birçok hakka sahip oldu. Bölge halkının yarısının katıldığı referandumdan, %74’le tam bağımsızlık kararı çıkmıştı.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    PEKİ, BU HİKÂYEDE FUTBOLUN ROLÜ NE? Meseleye balıklama atlayacak olursak; son zamanlarda Katalunya’da ayrılıkçı fi kirleri en yüksek sesle dillendiren isim olarak, bölgenin tanınan avukatı ve Barcelona Başkanı Joan Laporta öne çıkıyor. Zira Laporta, sık sık, kulüp başkanlığı sonrasında Katalunya’yı bağımsızlığa götürecek bir siyasi oluşumu hayata geçirmek için çabalayacağını ifade ediyor. Bununla beraber, Laporta’nın başında bulunduğu Barcelona’da ilginç olaylar yaşanıyor.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Mesela yabancı futbolcular, Katalan futbolcuların İspanyolca konuşmadığı için zaman zaman onlarla anlaşmakta sıkıntı çektiklerini medyada defalarca dile getirdi. Daha ilginci; şimdi İnter’de oynayan Samuel Eto’o, Barcelona’dayken, bir basın toplantısında kendisine Katalanca sorulan bir soruya cevap veremeyince çok eleştirilmişti. Eto’o, daha sonra, Katalan halkından özür dilemişti.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Bu arada gazeteciler, o sırada Barcelona’da oynayan yabancı pasaportlu futbolcuların kontratlarında, birkaç ay sonra Katalanca konuşmak zorunda olmaları gibi bir madde bulunduğunu yazınca, İspanya’da ortam gerilmişti. Laporta, basın toplantılarında, İspanyolca dışında Katalanca’da konuşuyordu; ama Eto’o, Henry ya da Messi’den aynısı nasıl beklenirdi? Devreye hemen, Barcelona kulübü sözcüsü Xavier Cambra girdi. Cambra, kulüp adına yaptığı açıklamada; ”Futbolcuların kontratlarında Katalanca konuşmak zorunlu tutulmuyor; sadece, tavsiye ediliyor.” diyerek, ortalığı yatıştırmaya çalıştı.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Diğer bir soruya geçersek... Katalunya Millî Takımı, bu işin neresinde? Tabii ki, Katalanlar tarafından oluşturulan ulusal takım, bu mevzunun en demagojik ve tepe noktasında bulunuyor. Bölgede, bir Katalan Futbol Federasyonu var; millî takımın başındaysa, efsanevi bir Hollandalı bulunuyor. Katalunya Millî Takımı’nın teknik direktörlüğünü, 2009 yılından beri, oğluna Katalanların en büyük azizi Jordi’nin adını veren Johann Cruyff yürütüyor.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    1988-1996 yılları arasında Barcelona’yı yöneten Cruyff, şehrin en güçlü birkaç isminden biri. Hatta neredeyse, bütün Barcelona başkanlarının resmî ya da gayriresmî başdanışmanı. Kulüpte ondan habersiz adım atmanın imkânsız olduğunu söylemek, abesle iştigal olmaz. İşte o Cruyff, bugün hem Katalunya Millî Takımı’nı yönetiyor hem de Barcelona’nın onursal başkanı olarak dikkat çekiyor.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Katalunya Millî Takımı’nın kuruluş hikâyesi, 1904 yılına dayanıyor. Barcelona, Espanyol, FC Madrid ve Irun Sporting Club’ta oynayan futbolcular bir araya gelerek, ilk millî takımı oluşturuyor. Ancak ilk maç için, tam sekiz yıl beklemeleri gerekiyor. 2 Şubat 1912’de, Paris’te Fransa ile karşılaşan Katalanlar, sahadan 7-0’lık bir hezimetle ayrılır. Ancak, aynı yılın Aralık ayında Barselona’ya gelen Fransızları, evlerine 1-0 mağlup gönderirler. 1914 yılından 1916 yılına kadarsa, Katalanlar ve Basklar, aralarında yedi maç yapar. Araya 1. Dünya Savaşı girince, Katalunya Millî Takımı, 1921 yılına kadar maç yapamaz.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    O yıl, yine kendileri gibi, resmen tanınmayan Fransa’nın Provence bölgesi takımıyla üst üste iki maç yaparlar. 1925 yılında, Çekoslovakya Millî Takımı’yla karşılaşan Katalanlar, 2-1 galip gelir. 1926 yılındaysa takım, İspanya dışındaki son deplasmanına çıkarak Prag’a gider ve Çeklere 2-1 mağlup olarak eve döner. İspanya İç Savaşı’na gelindiğinde, takım; faşist lider General Franco’nun Katalan dili ve bayrağını yasaklamasıyla birlikte, 1934–1947 yılları arasında, hiçbir varlık göstermez. Katalunya Millî Takımı, İspanya Millî Takımı ile 1924 yılında bir maç yapar ve 7-0 kaybeder. 1934 yılında, yine, Camp Nou öncesi Barcelona’nın stadı olan Les Corts’ta yapılan maçı İspanyollar 2-0 kazanır. Franco döneminde takım, ilk maçını, özel izinle yine İspanyol Millî Takımı’yla yapar. Tarihi hata, bu maçta gerçekleşir. Kimlikleri aşağılanan ve baskı altında tutulan Katalanlar, İspanyolları Sarria’da 3-1 yener. Franco’nun çılgına döndüğü, aşikârdır. Bu maçın rövanşı, 1953 yılında yapılır. Franco baskısı altında Katalanların karşısına çıkan İspanyollar, 6-0’lık ezici bir skorla sahadan galip ayrılır. Franco döneminde yapılacak üçüncü maç için, tam 18 yıl beklenir. 1971 yılında, Katalan ve Bask Millî takımları, San Mames’te karşılaşır. Maç, 2-1 Katalanların zaferiyle sonuçlanır.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Takım, Franco’nun ölümüne kadar bir daha maç yapamaz. 1976 ise, Camp Nou’da, SSCB ile maç yapılır. Katalanlar, dönemin güçlü Rus takımıyla 1-1 berabere kalır. Bu maçın ardından, Katalan takımının maçlarına yine uzun bir ara verilir. 21 yıl sonra takım, karşısında rakip olarak, Barcelona’nın çok sevilen yıldızı Hristo Stoichkov’un Bulgaristan’ını bulur. Maç, 1-1’lik skorla kardeş kardeş sona erer. Mevzu Stoichkov’a gelmişken, takımda Katalanlar dışında forma giyen misafi r oyunculardan da bahsetmek lazım.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Bu misafi rler, Barcelona kadrosunda bulunan ve Katalanları çok seven yabancı oyunculardır. Ladislao Kubala, Luis Suarez, Evaristo, Jesus Maria Pereda, Alfredo DiStefano, Hristo Stoichkov, Johan Cruyff, oğlu Jordi ve Johan Neeskens gibi isimler, misafi r olarak Katalunya Millî Takımı forması giydi.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    İçinde bulunduğumuz dönemde, Katalunya Millî Takımı, her yıl bir ya da iki maç yapıyor. Katalanlar, Bulgaristan’ın ardından 2002 Dünya Kupası’na kadar; Nijerya, Yugoslavya, Litvanya, Şili, Brezilya ve Çin Halk Cumhuriyeti’yle karşılaştı. 2003 yılından itibarense; Ekvator, Brezilya Arjantin, Paraguay, Kosta Rika, Kolombiya ve Bask Millî Takımı’yla maçlar yaptı. Ancak en dikkat çekici rekabet, devamlı rakip olan Bask takımı ve beş yılda üç maç yaptıkları Arjantin’di. 2006 ve 2007 yıllarında oynanan Bask maçları, 2-2 ve 1-1 bitti. Arjantin’le 2004 yılında başlayan maratonun ilk maçını, “Tangocular” 3–0’la kazandı. 2008 yılındaki bir diğer maçtaysa, gelişme gösteren Katalanlar, Arjantin’e 1-0 yenildi.

     

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Katalunya Millî Takımı denince, Barcelona’nın neden bu kadar öne çıktığını anlamak mümkün. Ancak, bugün Ajax’ta forma giyen sağ bek Oleguer Prases’ten bahsetmeden geçmek olmaz. Oleguer için, sağ bek oynayıp, solculuğuyla öne çıkan bir topçu desek yeterli olur. Tabii Katalan milliyetçiliğiyle ilgili duruşunu da bilmekte fayda var. İkinci lig takımı Gramenet’ten Barcelona’nın B takımına gelen Oleguer, hayallerindeki A takım formasına ve Camp Nou seyircisine, 2003 yılında kavuşur.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Enteresan bir kişilik olan Oleguer, Barselona Üniversitesi ekonomi bölümünden mezun olabilmek için, antrenmanları bile kaçırır. Yazdığı ilk kitabı “İthaca’ya Uzanan Yol”da anlattığı konular, daha da ilginç. Oleguer, kitabında; çocukluğunda geçirdiği anoreksia nevroza (yiyememe hastalığı)’dan, İspanya’daki antifaşist uygulamalardan, İspanyol hükümetinin Körfez Savaşı’nı desteklemesinden ve çok sevdiği tenisten bahsediyor. Durun, daha bitmedi… 2003 yılında, Sadabell şehrindeki bir barda çalışanlar ile polis arasında çıkan ve bazı müşterilerin de karıştığı kavgada, yedi polis yaralanır. Görüntüleri inceleyen savcı, polislere saldıran 11 kişiyi tespit ettiğinde, aralarında Oleguer’in de olduğunu belirler. Gözaltına alınan ve üç yıl hapisle yargılanan futbolcu, delil yetersizliğinden beraat eder.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Etnik kökeni Katalan olan ve Barcelona ya da Espanyol gibi bölge takımlarında forma giyen bütün ünlü isimler, Katalunya Millî Takımı’nın formasını giydi. Buna, şu anda Barcelona’yı çalıştıran Josep Guardiola ya da Carlos Rexach gibi isimler de dâhil. Ancak şu anki kadro, aslında Avrupa’daki birçok millî takımdan daha iyi; hatta İspanyol takımına kafa tutacak derecede güçlü.

  • FIFA onları tanısaydı Güney Afrika'da işler karışacaktı!

    Şüphesiz, Johan Cruyff , Katalan halkı için çok önemli bir isim; uzun yıllar Barcelona’ya hizmet ettikten sonra, şimdilerde Katalunya Millî Takımı’nın başında bulunuyor.