5 günlük hava durumu
20 Nisan 2014 Pazar
Miraç mucizesi
Yaşam 07 Temmuz 2010 - Çarşamba
  • Miraç mucizesi

    Arapçada "yukarı çıkmak, yükselmek" anlamına gelen Miraç, Peygamberimiz (sav)'in büyük mucizelerinden biridir. Kuran-ı Kerim'in İsra ve Necm Surelerinde Peygamber Efendimiz (sav)'in mucizevi şekilde Mescid-i Aksa'ya yaptığı gece yolculuğu ve *Sidretü'l-Münteha'ya yükselişi bildirilmektedir.

    ( *Sidretü'l-Münteha: Yaratılmışların bilgilerinin tükendiği, ötesine geçemediği son sınır.)

  • Miraç mucizesi

    İsra kelimesinin Arapça sözlük anlamı, "gece yolculuğu ya da gece yürüyüşü" dür. İsra Suresi'nin ilk ayetinde Yüce Allah, Sevgili Efendimiz (sav)'in mucizevi yolculuğunu şöyle bildirmektedir:

    Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) Yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir. (İsra Suresi, 1)

  • Miraç mucizesi

    Aksa kelimesinin Arapça anlamı "uzak, en uzak"tır. Bilindiği gibi, Mescid-i Haram Mekke'de, Mescid-i Aksa ise Kudüs'tedir. Bu iki yer arasındaki uzaklık mesafesi ise yaklaşık 1235 km'dir. Peygamberimiz (sav) söz konusu mucize gerçekleştiğinde Mekke'de bulunmaktadır. Kendisi Mekke'den Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya götürülmüştür. Büyük İslam Alimi İbn-i Kesir, mübarek Miraç olayıyla ilgili olarak sahabelerden en az yirmi beş kişinin Peygamberimiz (sav)'den rivayette bulunduğunu, hatta bu sayının kırk beşe kadar çıkabileceğini ifade etmiştir.

  • Miraç mucizesi

    Bunlardan en güvenilir kabul edilenleri; Enes İbn Malik, Ebu Hureyre, Ebu Said el-Hudri, Malik İbn Sa'saa, Ebu Zerr el-Gıfari, Şeddad İbn Evs, Abdullah İbn Abbas, Abdullah İbn Mesud ve Ümmü Hani'nin rivayetleridir.26 Hadislerde yer alan bilgilere göre Peygamberimiz (sav), amcasının kızı Ümmühan bin Ebu Talib'in evinde yatarken, Cebrail, Peygamberimiz (sav)'e görünmüş ve onu Burak adlı bineğe bindirerek Mescid-i Aksa'ya götürmüştür. Miraç olayı da burada gerçekleşmiştir. Hadislerde Peygamberimiz (sav)'in Miraç esnasında gördükleriyle ilgili çok fazla detay bildirilmektedir. Hadislerde Peygamber Efendimiz (sav)'in Miraç sırasında diğer peygamberlerle görüştüğü, cenneti ve cehennemi gördüğü de rivayet edilir.

  • Miraç mucizesi

    İslami kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Miraç mucizesi müşrikler ve iman etmeyenler tarafından -düşük akılları nedeniyle- şüpheyle karşılanmıştır. İman etmeyenler, Peygamberimiz (sav)'in doğru söylediğine inanmayıp karşı çıktıkları için, olayın gerçek olup olmadığını araştırmışlardır. Rabbimiz, inkarcıları ve müşrikleri bu çirkin tutumlarından dolayı bir kez daha küçük duruma düşürmüş ve alay ettikleri şey kendi aleyhlerine dönmüştür. Hadis-i şerifte bu olay şöyle bildirilmektedir:

    "Dediler ki: "Bize Mescid-i Aksa'nın nasıl olduğunu anlatır mısın? Zira içlerinden bazıları o beldeye gidip Mescid-i Aksa'yı görmüştü.

  • Miraç mucizesi

    Resulullah anlatıyor:

    Mescid'i anlatmaya başladım. Bazı yerlerini tarif ederken, kuşkuya düştüm. Bunun üzerine Mescid-i Aksa getirilerek Akab ya da Ukeyl'in evinin önüne konuldu. Ben de ona bakarak anlatmaya başladım"

    Resullullah'ın konuşmasından sonra orada bulunanlar şöyle dediler:

    Allah'a andolsun ki, Mescid'i tarifi doğrudur."27

  • Miraç mucizesi

    Müslim'deki bir rivayette ise Resulullah (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Kendimi Kabe'nin kuzey tarafında (Hicr'de) gördüm. Kureyşliler yolculuğumu soruyorlardı. Beytü'l-Makdis (Mescid-i Aksa) hakkında, tam hatırlayamadığım bazı şeyleri sordular... Bunun üzerine Allah Teala Mescid-i Aksa'yı benim için yükseltti. (gözümün önüne getirdi) Ona bakıyor, bana ne sorulursa cevaplıyordum."28

  • Miraç mucizesi

    Mescid-i Aksa'nın olduğu bölgeye hayatı boyunca hiç gitmemiş olan Hz. Muhammed (sav)'in müşriklerin sorularını eksiksiz cevaplaması, Rabbimiz'in büyük bir mucizesi ve rahmetidir. Bu mucizeyle iman edenlerin şevkleri, heyecanları ve Peygamberimiz (sav)'e olan bağlılıkları bir kat daha güçlenmiş, iman etmeyenler ve müşriklerse inkarlarında akılsızca diretmişlerdir.

  • Miraç mucizesi

    Hadis kaynaklarında, müşriklerin Hz. Ebu Bekir'e gelerek, -Miraç olayı nedeniyle- Hz. Muhammed (sav) hakkında asılsız iftiralar uydurdukları bildirilmektedir. Hz. Ebu Bekir, Miraç mucizesine inanmayarak kendisine anlatan ve hala Peygamberimiz (sav)'e inanmaya devam edip etmeyeceğini soran müşriklere "O söylüyorsa şüphesiz doğrudur" cevabını vermiştir. Bu olay karşısındaki güzel ve sadık tutumu nedeniyle Hz. Ebu Bekir, Peygamberimiz (sav) tarafından "Sıddık" lakabıyla onurlandırıldı. Hadislerde, müşriklerin Peygamberimiz (sav)'den delil istemeleri üzerine, Sevgili Efendimiz (sav)'in müşriklere inkar etmeleri mümkün olmayan mucizevi bir delil daha sunması şöyle anlatılmaktadır:

  • Miraç mucizesi

    Peygamber (sav)'e dediler ki; "Söylediğinin delili nedir?"

    Hz. Peygamber (sav) dedi ki; "Kureyşli bir kervana rastladım. O falanca yerdeydi. Kervan bizden ürktü ve yön değiştirdi. O kervandan bir devenin üzerinde siyah ve beyaz çuval bulunmaktadır, bağırıp yıkıldı."

    Kervan dönünce durumu sordular, onlar da Hz. Peygamber (sav)'in anlattığı şekilde haber verdiler.29

  • Miraç mucizesi

    Görüldüğü gibi, Peygamber Efendimiz (sav) hem hiç görmediği Mescid-i Aksa'yı detaylı olarak tarif ederek hem de yoldaki kervanların durumunu haber vererek, Rabbimiz'in rahmeti olan büyük mucizeler göstermiştir. Miraç konusuyla ilgili Kuran'da haber verilen bilgilerden biri de, Peygamber Efendimiz (sav)'in Sidretü'l-Münteha'ya yükselmesidir. Necm Suresi'nde bu mucize şu şekilde bildirilmektedir:

  • Miraç mucizesi

    Andolsun, onu bir de diğer inişte görmüştü. Sidretü'l-Münteha'nın yanında. Ki Cennetü'l-Me'va onun yanındadır. Sidreyi örten örtmekte iken, göz kayıp-şaşmadı ve (sınırı) aşmadı. Andolsun, o, Rabbinin en büyük ayetlerinden olanı gördü. (Necm Suresi, 13-18)

  • Miraç mucizesi

    Miraç olayı Yüce Allah'ın Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'e nasip ettiği çok büyük bir mucizesidir. Rabbimiz'in Peygamberimiz (sav)'e iman etmeyenler karşısında verdiği üstün bir delilidir. Rabbimiz'in Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'e gösterdiği mucizelerin her biri de Allah'ın dilemesiyle, Allah'ın dilediği şekilde ve zamanda, sebeplere bağlı olmadan yaratılmıştır. Bu mucizelerin her biri iman edenlerin imanlarını daha da artıran çok büyük müjdelerdir.

  • Miraç mucizesi

    MİRAÇ GECESİNDE PEYGAMBERİMİZE VERİLEN HEDİYELER

    "Ben Miraç'dan daha güzel bir şey görmüş değilim” diyen Peygamber Efendimiz (S.A.V), Miraç yüceliklerinden geri dönerken yanında ümmetine çok büyük hediyeler getirmiştir.

  • Miraç mucizesi

    Birincisi: Beş vakit farz namazı getirmiştir. İhsan şuuruyla kılınan namazlar, ümmetin Miraç asansörleri olacaktır.

    İkincisi: "Âmenerrasûlu" diye bilinen âyetleri getirmistir. (Bakara, 285–286).

  • Miraç mucizesi

    Üçüncüsü: İsra Suresi’nin 22–39. âyetlerinde bahsedilen 12 adet İslâm prensibini getirmistir.

    Dördüncüsü: Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimselerin günahlarının affedileceği ve Cennet’e girecekleri  müjdesini getirmistir.

  • Miraç mucizesi

    Beşincisi: İyi amele niyetlenen kisiye –onu yapamasa bile– bir sevap; eğer yaparsa on sevap yazılacağı; fakat kötü amele niyetlenen kişiye –onu yapmadığı müddetçe– hiçbir günahın yazılmayacağı; ancak işlediği zaman da sadece bir günah yazılacağı müjdesini getirdi.

  • Miraç mucizesi

    Bir diger hediye de, Miraç gecesi Allah ile karşılıklı selâmlaşma ve sohbetlerinden bazı sözleri getirmiştir ki et–tahiyyâtu diye meşhur olan bu sözler, bütün namazlarda teşehhütte otururken okunmakla Miraç'ta Allah ile Habibi (SAV) arasındaki o kutsî sohbeti hatırlatmakta ve benzerî bir mukâlemeye namaz kılanı mazhar etmektedir.

  • Miraç mucizesi

    MESCİD-İ AKSA

    Mescid-i Aksa Kudüs’te Süleymân aleyhisselâm tarafından binâ ettirilen mescid, câmi. Peygamber efendimiz zamânında bulunan mescidler arasında, Mekke’ye en uzak mescid olduğu için burası Mescid-i Aksâ yâni en uzak mescid ismiyle meşhûr oldu. Beyt-ül-makdis veya Beyt-ül-mukaddes adı da verilen Mescid-i Aksâ’nın inşâsına Dâvûd aleyhisselâm başladı. Duvarlarını bir adam boyu yükseltti fakat tamamlıyamadan vefât etti

  • Miraç mucizesi

    Dâvûd aleyhisselâmdan sonra hem peygamber, hem hükümdâr olan oğlu Süleymân aleyhisselâm, Beyt-ül-makdîs yâni Mescid-i Aksâ’nın inşâsını tamamlamak istedi. Allahü teâlâ tarafından emrine verilen cinleri toplayarak aralarında vazife taksîmi yaptı ve her bir cemâati bir işle vazifelendirdi. Sonra usta ve mühendislere, on iki mahallesi olan Kudüs şehrini inşâ ettirdi.

  • Miraç mucizesi

    Şehrin kurulması bitince, mescidin tamamlanmasını emretti. Cinlerden bir kısmı altın, gümüş ve yâkut; bir kısmı denizden saf inci; bir kısmı mücevherât ve kıymetli taşlar; bir kısmı da misk, anber ve diğer güzel kokuları getirdiler. Bütün bunlardan yeteri kadar hazırlanınca, işlemek üzere ustalar ve Fenikeli mîmârlar getirdi. Gelen ustalar, taşları yontarak bu mücevher, inci ve yâkutları işlediler. Toplanan malzemeleri kullanarak mescidin yapımını yedi senede tamamladılar. Uzaktan bakılınca bir altın parçası gibi parlayan, görenleri hayran bırakan ve o zamanda bir eşi bulunmayan bu mescide, Beyt-ül-makdis dediler.

  • Miraç mucizesi

    Süleyman aleyhisselâm, Beyt-ül-makdis’e, Mûsâ aleyhisselâmdan beri nesilden nesile intikal ederek gelen, içerisinde Tevrât’ın bulunduğu Ahid sandığı’nı yâni Tâbût-i sekîne’yi koydu. Bu durum; Kudüs’ün, Asûrî hükümdârı İkinci Buhtunnasar tarafından işgâline kadar devâm etti. Buhtunnasar, Kudüs’ü zabt ettiği zaman, şehri yakıp yıktı. Mescid-i Aksâ’da bulunan altın, gümüş ve diğer mücevherleri alıp, Bâbil’e götürdü. Daha sonra Keyhüsrev, Mescid-i Aksâ’yı tâmir ettirdiyse de M.S. 70 senesinde Romalılar tekrar yıktılar. Bu târihle, Kudüs’ün mûsevîlere olan bağlılığı son buldu.

  • Miraç mucizesi

    M.S. 123 yılında Mescid-iAksâ’yı Bizanslılar tâmir edip, Kudüs’e İlyâ ismini verdiler. Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Mi’râc gecesinde Kudüs’e gelerek Mescid-i Aksâ’da namaz kıldı. Peygamber efendimizin; “Yalnız üç mescide ziyâret için gidilir: Mescid-i Harâm, Mescid-i Aksâ ve benim bu mescidim (yâni Mescid-i Nebî).” buyurarak medhettiği Mescid-i Aksâ, hicretten on altı ay sonraya kadar Müslümanların kıblesi olarak kaldı.

  • Miraç mucizesi

    638 (H.16) senesinde Ömer radıyallahü anh, Sûriye seferinde, Şam’dan sonra Kudüs’e uğrayıp Mescid-i Aksâ’yı ziyâret etti. Uzun senedir kendi hâline terk edilen Mescid-i Aksâ’da biriken ve etrâfı kirleten pislikleri temizletti. Ezân okutarak cemâatle namaz kıldırdı. Yahûdîlere mescide emniyetle girmek hakkını tanıdı. Hıristiyanlara da, Yahûdîleri aralarına sokmamalarını tavsiye etti. Kudüs’teki kiliselere dokunulmaması için emir verip, Hıristiyanlarla antlaşma yaptı.

  • Miraç mucizesi

    Kudüs’ün Müslümanlar tarafından feth edilmesinden sonra, halîfeler ve Müslüman vâliler tarafından Mescid-i Aksâ’nın temizlik, bakım ve onarım işlerine çok önem verildi. Dört halîfe devrinden sonraki Emevîler zamânında, Mescid-i Aksâ’nın temizlik ve bakımına özel ihtimâm gösterildi. Muâviye bin Ebî Süfyân radıyallahü anh, Abdülmelik bin Mervân, Ömer bin Abdülazîz, Velîd bin Abdülmelik ve Süleymân bin Abdülmelik gibi halîfeler, Kudüs’e gelerek Mescid-i Aksâ’yı ziyâret ettiler.

  • Miraç mucizesi

    Halîfe Abdülmelik bin Mervân, Mescid-i Aksâ’nın yakınındaki arsa üzerinde Kubbet-üs-sahra Mescidini yaptırdı. Zelzele yüzünden harab olan Mescid-i Aksa’yı, altıncı Emevi halifesi el-Velid, bugünkü hâline benzeyen şekliyle yeniden yaptırdı.

  • Miraç mucizesi

    Abbâsîler zamânında da bakımına ve tâmirine ihtimâm gösterilen Mescid-i Aksa, zelzeleler ve harpler sebebiyle zaman zaman yıkılıp tâmir edildi. Halîfe Ebû Câfer Mansûr ve Mehdî bin Mansûr, Kudüs’e gelerek Mescid-i Aksâ’yı ziyâret ettiler ve tâmir ettirdiler. Mescid-i Aksâ’nın, Emevîler ve Abbâsîler zamanlarındaki şekli, bugünkü durumuna çok yakın idi. Kıble karşısında kuzeyde on beş kapı vardı.

  • Miraç mucizesi

    Ortadaki altın kaplı olanı tunçtan yapılmıştı. Yanlarda yedi ve on bir kapı daha vardı. Son cemâat yerinde revakları bulunan mescid, 280 mermer sütuna dayanan revakların taşıdığı bir dam ile örtülüydü. Orta kısmında bir kubbe bulunuyordu. Damın üstü kısmen mozaikle süslü, kısmen de levhalarla kaplıydı. Kubbet-üs-sahra Mescidi (Ömer Câmii) de, Mescid-i Aksâ’nın kıble tarafındaydı.

  • Miraç mucizesi

    Kudüs’ü 1099 (H.492)’de Haçlılar istilâ edince, şahri yakıp yıktılar. Pekçok Müslümanı kadın ve çocuk demeden kılıçtan geçirdiler. Bu arada Mescid-i Aksâ’yı da yağmalayıp, tepelerine haçlar dikip, içerisine heykeller koyarak kiliseye çevirdiler. Sultan Selâhaddîn-i Eyyûbî, 1187 (H.583)’de Kudüs’ü Haçlılardan kurtarıp, Mescid-i Aksâ’dan Haçları ve putları kaldırttı. Eski hâline getirip yeni bir mihrâb yaptırdı.

  • Miraç mucizesi

    Daha sonraki devirlerde bu mihrâbın iki yanına pencereler açılıp bir minber, kuzey cihetine de son cemâat revakları ve bir tahta minâre ilâve edildi. Emevîler, Abbâsîler, Eyyûbîler ve Memlûkler dönemlerinde bir ilim merkezi hâline getirilen ve pekçok İslâm âliminin yetişmesine sebep olan Mescid-i Aksâ, defâlarca tâmir gördü.

  • Miraç mucizesi

    Mescid-i Aksâ’nın en son bakımı ve tâmîrâtı Osmanlılar tarafından yapıldı. Yavuz Sultan Selim Han, 1517 (H.923)’de Memlûk topraklarını ülkesine katınca, Kudüs de Osmanlı idâresine girdi. Kânûnî Sultan Süleymân Han Mescid-i Aksâ ve yanındaki Kubbet-üs-sahrâ mescidlerini tâmir ve tezyîn ettirdi. Daha sonraki asırlarda da bâzı tâmirâtlar geçiren Mescid-i Aksâ, Birinci Dünyâ Savaşından sonra Kudüs Müslüman Türklerin elinden çıkınca, bakımsız hâle geldi.

  • Miraç mucizesi

    1967 (H.1387)’deki Arab-İsrâil savaşında Yahûdîler tarafından Kudüs işgâl edildi. Bu işgâlden sonra Mescid-i Aksâ, sûikast netîcesinde kısmen yandı. Bugün kendi hâline terk edilmiş olup, ziyâdesiyle tâmire muhtaçtır. Mescid-i Aksâ’nın ismi Kur’ân-ı kerîmde zikr edilmekte ve Peygamber efendimizin Mîrâc gecesinde oraya götürüldüğü, hadîs-i şerîflerle bildirilmektedir.

  • Miraç mucizesi

    Eshâb-ı kirâmdan Ebû Zerr-il-Gıfârî radıyallahü anh şöyle bildirdi: “Bir kerre ben; “Yâ Resûlallah! Yeryüzünde ibâdet için en önce hangi mescid binâ edildi?” diye sordum. Resûlullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem; “Mescid-i Harâm’dır.” buyurdu. “Sonra hangisi?” dedim. “Mescid-i Aksâ’dır.” buyurdu.

  • Miraç mucizesi

    Sonra ben; “Bu iki mescidin kuruluşu esnâsında ne kadar zaman vardır?” dedim. Resûlullah efendimiz; “Kırk sene vardır.” buyurdu. Başka bir hadîs-i şerîfte; “Kureyş bana (Mîrâc’da) seyâhat ettiğim yerlerden soruyordu. Bilhassa Mescid-i Aksâ’ya dâir öyle şeyler sordular ki, ben İsrâ (Mîrâc) gecesi onlarla ilgilenip tesbit etmemiştim. Bu sebeple o kadar müşkül bir vaziyete düştüm ki, hiç bir zaman öyle sıkılmamıştım. Bunun üzerine Allahü teâlâ, benimle Beyt-i makdis arasında perde olan mesâfeyi kaldırdı.

  • Miraç mucizesi

    Şimdi ben Beyt-i makdis’i görüyordum. Ne sorarlarsa muhakkak ona bakarak cevap vermiştim. Kureyş, Mescid-i Aksâ’nın kaç kapısı var? diye sormuşlardı. Hâlbuki ben Kudüs mescidinin kapılarını saymamıştım. Fakat karşımda mescid tecellî edince, ona bakmaya ve kapıları birer birer saymaya başladım.” buyurdu.

  • Miraç mucizesi

    Mescid-i Aksâ Câmiinin sağında ve solunda kemerli sütunlar ve dar iki sahn ile tamamlanan geniş bir orta sahn vardır. Ortadaki geniş sahnı, güney duvarına paralel bir sahn keser. Bu iki sahnın keşiştiği bölümde bir kubbe vardır. Ortadaki geniş sahnın sağındaki ve solundaki iki dar sahnın dış kısmında sağa sola altışar sahn eklidir.

  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi
  • Miraç mucizesi