Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor

  • 1
  • 14
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor

SABAH gazetesi yazarı Nihat Hatipoğlu bugünkü yazısı...

  • 2
  • 14
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor

* Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik. (Enbiya, 107)

* De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ben Allah'ın hepinize gönderdiği bir elçisiyim. (Araf, 158)

* Sen sadece bir uyarıcısın. (Fatır, 23)

* (Ey Muhammed) Sabırlı ol! Çünkü Allah güzel iş yapanların mükâfatını zayi etmez. (Hud, 115)

  • 3
  • 14
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor

* Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resulü ve Peygamberlerin sonuncusudur. (Ahzab, 40)

* De ki: Ey İnsanlar! Ben, Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisiyim. (Araf, 158)

* Nun. Kaleme ve yazdıklarına andolsun ki (Resulüm) sen, -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin. Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır. Sen elbette yüce bir ahlak üzerinesin. (Kalem, 1-4)

* Ey bürünüp sarınan (Resulüm) kalk ve (insanları) uyar. Sadece Rabbini yücelt. (Müdessir, 1-3)

  • 4
  • 14
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor

* Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine şahit getirdiğimiz gün, seni de onların üzerinde bir şahit olarak getireceğiz. (Nahl, 89)

* Ey Peygamber gerçekten biz seni bir şahit, bir müjdeci, ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Ve kendi izniyle Allah'a çağıran ve nur saçan bir çerağ olarak (gönderdik) (Ahzab, 45-47)


* Allah ve Resûlü bir meselede hüküm verdiği zaman, inanan bir erkek ve kadına artık o işte kendilerine göre (başka) tercih hakları yoktur. Kim Allah'a ve Resulüne karşı gelir (onlar tarafından verilmiş hükümleri beğenmez, kendi tercihlerine önem verirse kesinlikle o apaçık bir sapıklıkla sapmış olur. (Ahzab, 36)


* Hayır! Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan çekişmeli işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın, tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar. (Nisa, 65)

  • 5
  • 14
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor

* Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın. (İsra, 79)


* İnkâr edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve kendilerine hidayet yolu belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler hiçbir şekilde Allah'a zarar veremezler. Allah, onların amellerini boşa çıkaracaktır. Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Amellerinizi boşa çıkarmayın. (Muhammed, 32-33)


* O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. (Cuma, 2)


* Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resûlü'nün çağrısına uyun ve bilin ki, Allah kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, onun huzurunda toplanacaksınız. (Enfal, 24)

  • 6
  • 14
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor
Yüce kitabımız Hz. Peygamber’i (s.a.v.) anlatıyor

* De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." De ki: "Allah'a ve Peygamber'e itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez. (Ali İmran, 31-32)


* "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir. (Nur, 54)


* (Ey inananlar!) Peygamber'in (sizi) çağırmasını aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın. İçinizden birbirini siper ederek sıvışıp gidenleri Allah gerçekten bilir. Artık onun emrine muhalefet edenler, başlarına bir belânın gelmesinden veya elem dolu bir azaba uğramaktan sakınsınlar. (Nur, 63)


* Allah'ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın Peygamberine kazandırdığı mallar; Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah'ın azabı çetindir. (Haşr, 7)