Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 15.01.2016 10:01 Güncelleme Tarihi: 15.01.2016 10:38
    • Paralel Yapı'nın devlet içinde nasıl bir örgütlenmesi olduğunu tam olarak kimse kestiremiyor. Polis ve Yargı'da ortaya çıkan tablonun bir benzerinin diğer kurumlarda da olduğu tahmin ediliyor.
      Söylentiler ürpertici... Üniversiteler dahil "devletin kılcal damarları"na kadar sızan bir yapı bu. İşin belki de en hassas ve önemli yanı, bu yapıyla hukuk içinde mücadele etmek. Zor bir iş çünkü kendisi problem olan "bürokratik bir cemaat"in içine sızmış "Paralel" bir cemaatten söz ediyoruz. Kim cemaatçi, kim değil ayırmak zor.
      Tabii bu yapıya karşı, hukuk içinde mücadele edilmeden sistemin normalleşmesi de mümkün değil. İşte yeni hükümeti, anayasa ve reformlarla birlikte böyle güç ve hassas bir mücadele bekliyor. Birkaç gün önce "bürokraside paralel örgütlenmeye karşı neler yapıldığını" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Başkanı Süleyman Soylu'ya sordum.
      Devletin Paralel Yapı'yla mücadelede "gayri kanuni yollara" tevessül etmeyeceğini söyleyen Soylu, bu mücadelenin zorluğuna da dikkat çekti: "Halen paraleli dahil bürokrasi direniyor. Burada önemli olan kararlılık. Birtakım eleştiriler olabilir. Ama şunu çok açık söyleyebilirim, Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde dik duruş sergilemiş ve paralel yapıyla mücadelede rüştünü ispat etmiştir. Bundan sonra yapacağınız şey bu işin muamele kısmıdır.

      Mahmut Övür/Sabah