Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 21.01.2016 09:54
    • Toplumsal gerilim ile "muhalif" siyasal aktörlerin kurguladığı gerilim çok farklı şeyler. Bu kurgu gerilim sürekli tırmandırılıyor. Fakat sokakta bir karşılığı olduğu tartışılır. Alın Güneydoğu'yu... Şu sıralarda siyasal iklimin en sert, tansiyonun en yüksek olduğu bölge, değil mi? Evet!
      Peki savaş kiminle? Terör örgütüyle. HDP'ye oy verenlerin önemli bir kısmı da dahil, bölge halkı hendek ve kurtarılmış bölgeler belasından çarçabuk sıyrılmak için dua etmiyorlar mı?
      Sonuç olarak... Ülkedeki mevcut tansiyon, toplumsal değil, siyasaldır. Diyeceksiniz ki, bu gerilimi toplumun ana damarlarına aktarmak isteyen çok. Doğru! O yüzden akademisyenlerin bildirisi gibi başından sonuna kurgu medyatik operasyonlar yapılıyor. O nedenle kötülük odakları "şimdi de Aleviler üzerine mi oynasak?" hesapları yapıyor. Fakat Türkiye artık bu oyunlara gelmez. Gelmemeli. İktidar bu senaryoları önlemek için "muhalefetle makul konuşmalar yapmayı" beklememeli.
      Diyeceğim şey açık... Yapısal reformlar için AK Parti iktidarı kimseye aldırmadan yoluna devam etmelidir. 49.5 apaçık demokratik bir güçtür. Kılıçdaroğlu'nun susmasını bekleyecek değil ya! Geçenlerde yazdım...
      Bir daha tekrarlayayım: Siyasal uzlaşmazlıkların kemikleşmesiyle toplumun uzlaşma potansiyelini birbirine karıştırmamak gerek.
      İkincisini unutup sürekli birincisi için çaba göstermek enerji ve vakit kaybıdır.

      Haşmet Babaoğlu/Sabah