Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 03.02.2016 10:24 Güncelleme Tarihi: 03.02.2016 16:01
    • Bölgede Sur ve birkaç mahallede günlerdir sürdürülen kalkışmanın komuta merkezi bu ev. İçeride, bölgedeki çatışmaları yönetmek üzere Kobani ve Kandil'den gönderilen üst düzey teröristler var. Ayrıca şehirlerde pek çok sivilin ve güvenlik görevlisinin ölümüne neden olan bombaların, mayınların, el yapımı patlayıcıların haritaları da yine bu üste.
      Güvenlik güçlerinin günlerdir yürüttüğü operasyonlarda çember daralınca, PKK yöneticileri aylar öncesinden yapıldığı belirtilen Cizre'deki bu binaya sığındılar. Çevrede alınan güvenlik tedbirleri nedeniyle çıkamayacaklarını, yakalanacaklarını anlayınca da siyasi temsilcileri ve medya aracılığıyla yalana sarıldılar.
      HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş bu kumpas tutmayınca dün "velev ki sivil değiller, PKK'lılar..." demeye başladı. Demirtaş haklı. Ancak şu an ortadaki sorun bu kişilere sivil olmadıkları için ambulans gönderilememesi değil ki. Zaten aksi olsa, sivillerin neredeyse tamamen tahliye edildiği bu karargâh yerle bir edilir ya da askerler binaya operasyon düzenlerdi.
      Mevzu, Sırp keskin nişancılarla korunan bu karargâhtaki PKK yöneticilerinin yargı sürecine tabi olmadan özel bir formül bulunarak evden tahliye edilmeleri talebi. Demirtaş ve silah arkadaşları eğer bir kez olsun insanlık adına iş yapmak istiyorlarsa binada bulunan teröristleri teslim olmak için ikna etmekle uğraşmalılar. Bu durumda, basın mensupları olarak hepimiz bu kişilerin tedavileri yapıldıktan sonra sağ salim yargıya teslim edilmelerinin, sürecin takipçisi oluruz.
      Ancak bölgede bunca acının sorumlusu olan teröristlerin hiçbir şey olmamış gibi ellerini kollarını sallayarak sınır dışına çıkmaları teklifini ne hukuk ne de vicdan kaldırabilir.

      Melih Altınok/Sabah