Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 09.02.2016 11:05
    • Şimdi gelin, ABD ile PKK'nın el ele yürümesinin siyaseten ne anlama geldiğini Öcalan'a soralım. Öcalan, Kandil tarafından "üçüncü göz" olarak istenen ABD'nin 90'larda Kürt meselesine bakışını şöyle anlatıyor: "İsrail ve ABD kesinlikle barış ve çözümden yana değildi. Düşük yoğunluklu da olsa, savaşın devamını ve Kürt sorununun çözümsüz kalmasını ısrarla istemekteydiler. Ortadoğu'nun özellikle Irak'ın kontrolü ve düşürülmesi için buna şiddetle ihtiyaçları vardı. Ancak bu yolla Türkiye'yi pasifize edip, kendi planlarını uygulayabilirlerdi..."
      Öcalan, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dillendirdiği "millici" çizgideki siyasetçileri, 90'larda ABD'nin nasıl tasfiye ettiğini de anlatıyor: "Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit bu planlara dikkat etmedikleri, daha Anadolucu, millici ve Kürt sorununda barışçı ve siyasi çözümcü yaklaşım gösterdikleri için düşürülmüşlerdir."
      Peki, Öcalan, bugün çözüm sürecini sabote ederek bölgeyi Suriyelileştirmek isteyen Kandil'in ABD'nin desteğini almasına nasıl bakıyor? Büyük olasılıkla bölgenin tarihine atıf yaparak şöyle diyor: "1. Dünya Savaşı'nda kurgulanan Ortadoğu siyasi haritası, en az yüzyıl sürecek sorunlar oluşsun diye çizildi. (...) Amaç; Kürtlerin tarih boyunca birlikte yaşadıkları Arap, Türk ve İran halklarıyla çelişkileri derinleştirmek, var olan statüyü bozarak kargaşa içine itmek ve birbirleriyle daima savaşır halde tutmaktır."
      ABD ve Rusya'nın görünürde PKK ve PYD'ye DAEŞ'le savaşması için destek verdiği biliniyor. Peki, Öcalan bu konuda ne düşünüyor? İşte Hizbullah, El Kaide ve Taliban gibi örgütleri "maskeli yapı" olarak niteleyen Öcalan'ın cevabı: "İslami teröristler diye ilan ettikleri kendilerinin yarattığı ajanlardır."
      Son sözü de Öcalan'a bırakalım: "ABD size ne verir, salaklar! Kanınızı döker, karnınızı birbirine bağlar, sömürür. Bir verir on alır."

      Mahmut Övür/Sabah