Editörün seçtiği 10 köşe yazısından…

    Giriş Tarihi: 01.03.2016 10:23
    • 28 Şubat darbe kararları ve 8 yıllık kesintisiz eğitim ile başlayan tartışmaya, uzmanlık alanı ve iştigali eğitim olmayan hemen herkes dâhil olmuştu. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nden, Türk Kadınlar Birliği'ne, TOBB'dan Ziraat Odaları Birliği'ne kadar herkes 8 yıllık kesintisiz eğitimin uygulanması ve Kuran kurslarının kapatılmasını istiyordu. Aylarca tartışılan 8 yıllık kesintisiz eğitim, Meclis Genel Kurulu'nun sabahlara kadar süren 37 saatlik çalışması sonunda 277 milletvekilinin oyuyla 16 Ağustos 1997'de kanunlaştı. Hiçbir bilimsel altyapı ve pedagojik formasyon gözetilmeden siyasî ve ideolojik beklentilerle hasımları alt etmek için eğitim kurumu adeta yağlı bir kırbaç gibi kullanıldı...
      O dönemde sekiz yıllık kesintisiz eğitim projesinin, üniversitelerdeki eğitim bilimi ile uğraşanlar ve eğitim bakanlığındaki ilgili uzmanlar tarafından tartışılması ve konu hakkında kararların alınması beklenirken, bu tartışmanın bütünüyle siyasî kulislerde ele alınması ve alınan kararların uygulanması noktasında sert önlemlerin getirilmesi, aslında yapılmak istenenlerin çok farklı niyetler içerdiğine delalet etmektedir. 28 Şubat sürecinde "sekiz yıllık kesintisiz eğitimin" kanunlaşmasında, eğitim konusunda en son söz alacak kişiler aktör haline gelmiştir. 28 Şubat sürecinde devlet, ordu, eğitim ve ideoloji ilişkilerini açık bir şekilde görmek için dönemin basınına bir göz gezdirmek yeterli olacaktır.
      Atılan bütün manşetler ve hazırlanan haberler büyük bir korku, yaranma ve çıkar ilişkisiyle servis edilmiş ve eğitim bu kirli ilişkilerin pespaye piyonu haline getirilmiştir. İmam Hatip Liseleri'nin önünün kesilmesi mantığıyla geçilen 8 yıllık kesintisiz eğitim uygulaması ile birlikte süreç tüm meslek liselerini olumsuz etkilemiş, mesleki ve teknik eğitim- öğretim bitme noktasına gelmiştir. Buna paralel uygulanan katsayı adaletsizliği bu gelişmeyi hızlandırmıştır.
      Bugün Türkiye'de varlığı halen devam eden ve ülkeyi orta -gelir tuzağına hapsetme riskini doğuran nitelikli işgücünün bulunamayışında mesleki ve teknik öğretimi neredeyse sona erdiren sekiz yıllık kesintisiz eğitim başat rol oynamıştır. Bu uygulama köylerdeki okulların kapanmasını hızlandırmış bir uygulamadır. Bu uygulama "taşımalı eğitim" gibi kendi içinde önemli sorunları barındıran bir uygulamayı da gündeme getirmiştir. 4+4+4 eğitim sistemi olarak bilinen 6287 sayılı kanunla sekiz yıllık kesintisiz eğitimin olumsuz sonuçları nispeten giderilse de özellikle mesleki eğitime vurulan darbenin uzun vadeli etkileri halen devam ediyor...

      Rasim Ozan Kütahyalı