Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Editörün seçtiği günün yazarları...

  • 1
  • 21
Editörün seçtiği günün yazarları...
Editörün seçtiği günün yazarları...
  • 2
  • 21
Editörün seçtiği günün yazarları...
Editörün seçtiği günün yazarları...

ANAYASA'NIN İLK 4 MADDE SAFSATASI!

Muhalefet, özellikle de CHP, anayasa konusunda çok kesin ve çok sert biçimde "ilk dört maddeyi tartışmayız" deyip duruyor. Maşallah ne kadar ilerici, devrimci, devletçi, Atatürkçü, milliyetçi, falan filan bir tutum... Değil mi? Değil. Bu bir "mugalatadan" ibaret. (Yanıltmaca.) Çünkü hiçkimsenin o ilk dört maddeyi kaldırmayı düşündüğü falan yok! Nelermiş bu maddeler, bir bakalım...
Madde Bir: "Türkiye devleti bir cumhuriyettir."
Birkaç "egzantrik mütefekkir" dışında (ki onlar da fikir hayatımızda en çok "kenar süsü" hükmündedirler), hiçkimse cumhuriyete karşı değildir. Hiçkimse bu saatten sonra padişah istemez.
Madde İki: "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta (Anayasa'nın giriş maddesinde) belirtilen temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."
Toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet, insan hakları, demokratik, laik ve sosyal, bla bla bla... Bunlara karşı çıkana herhalde deli derler.
Kalıyor Atatürk milliyetçiliği... Ne demektir bu? Bununla "Turancı değiliz" mi denilmek istenmektedir? Yani "Enver ve Talat milliyetçiliği" yapmayacağız, Ermeni kesmeyeceğiz... Yahu buna MHP bile katılır. Kimsenin Turan İmparatorluğu kuracak hali yoktur. ("Komünist Turan İmparatorluğu" kurmayı düşünen toplam dört kadar manyak hariç.)
Madde Üç: Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. (AKP de aksini söylemiyor!) Dili Türkçe'dir. (Bunu "resmi dili" olarak düzeltmeyi akıl edemediler.) Bayrağı, şekli kanununda belirtilen beyaz ay-yıldızlı al bayraktır. (Yeşil ıstavrozlu sarı bayrak olsun diyen yok.)
Milli marşı İstiklal Marşı'dır. ("Kadifeden Kesesi'ni milli marş yapalım" diyen kime duyulmadı.)
Başkenti Ankara'dır. (İstanbul'a geri dönemeyiz, trilyonlarca harcama gerektirir. Bakanlıklar nasıl taşınacaktır? İstanbul'da yer yoktur. Nereye kuracaksınız, Kandıra taraflarına mı, Istranca Dağları'na doğru mu?)
Dördüncü madde de bu üç maddenin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif bile edilemeyeceğini bildiren bir "pekiştirme" maddesi...
İmdi... Anayasa'nın 7. maddesi "yasama yetkisi TBMM'nindir, devredilemez" diyor. 11. madde "kanunlar Anayasa'ya aykırı olamaz" diyor. İlk dört maddeyi tartışmayan CHP örneğin bunları tartışacak mıdır yani?
Engin Ardıç/Sabah

  • 3
  • 21
Editörün seçtiği günün yazarları...
Editörün seçtiği günün yazarları...

HANİ EMEK SİNEMASI YIKILIP MESCİT YAPILACAKTI?
Açılışı henüz yapılmadı ama görüntüleri yayımlandı, tek kelimeyle söyleyecek olursam: Müthiş! Emek Sineması gerçekten de müthiş olmuş, her şeyin aslına uygun yapıldığı da görüntülerden rahatlıkla anlaşılıyor. Zaten öyle yapılacağı, yani, aslına uygun restore edileceği açık seçik ilan edilmişti.
Ne ki "muhalif takımı" söz dinlemedi, daha doğrusu, dinlemek işine gelmedi. Belki de, restorasyonun "siyasi" olanını sevip "mimari" olanından ifrit oluyorlar, bilemiyorum. Siyasi olanı, dediğim, 7 Haziran seçimleri ardından "restorasyonhükümeti" kurulsun diye yırtınıyorlardı ya, onu diyorum. Neyse…
Mesele ilk günden belliydi: "Muhalif takımı" kendine "ekmek" çıkartmak derdindeydi. Sizin anlayacağınız, Erdoğan ve AK Parti'ye vurmak için mezkur sinema salonu araçsallaştırılmıştı. Evvela, "Emek Sineması'nı yıkacaklar" yalanını ürettiler.Yalanlarına müşteri bulmakta da zorlanmadılar.
Zaten "muhafazakarların" sinemaya, sanata, fotoğrafa karşı olduğunu zanneden "konserve zihinlilerin" inanmakta hiç de zorluk çekmeyeceği bir yaygaraydı bu! Sözcü gazetesinin bir yazarı, vaktiyle, "muhafazakarların" fotoğraf çektirmeye karşı olduğunu söyleyerek, aklı sıra üstünlük taslamıştı. (O kadar ki fotoğrafı dedesi, suyun kaldırma kuvvetini de yengesi bulmuş sanırdınız.)
Hülasa, Emek Sineması üzerinden adeta mini Gezi kalkışmasıprovası yapıldı. Gösteriler, yürüyüşler, arbedeler gırla gitti. "Yıkılmayacak, tam aksine, yıkılacak hale gelen sinema salonu aslına uygun şekilde restore edilecek" yollu tüm açıklamalar da boğuntuya getirildi.
…O değil de, "yıktırmayız" diyerek kıyametleri kopartanlar, Emek Sineması'nın restore edilmiş görüntüleri karşısında mahcup olmuşlar mıdır?Hiç sanmam…
Salih Tuna/Yeni Şafak

  • 4
  • 21
Editörün seçtiği günün yazarları...
Editörün seçtiği günün yazarları...

ANAYASA İÇİN AYRI BAŞKANLIK İÇİN AYRI SANDIK KANDIRMACASINA DİKKAT!

·

Başbakan Ahmet Davutoğlu yeni anayasaya uzlaşı zemini aramak için tüm muhalefet partileriyle görüştü. Diğer partilerle başkanlık sistemi dışındaki konularda uzlaşıldığı belirtiliyor.
Peki, başkanlık hem muhalefet hem de Ak Parti için kırmızıçizgi olduğuna göre bu yeni anayasa nasıl olacak? Dün pek çok gazete Ak Parti kurmaylarının bu durumu aşmak için bir formül üzerinde çalıştıkları iddiasını yazdı. Çifte sandık!
…Evet, özetle halkın önüne iki sandık koyalım diyorlar. Biri içinde başkanlık sistemi olmayan anayasa taslağı için. İkincisi ise başkanlık sistemini içeren için.
Benim gazetelerde Ak Parti'nin karara bağladığı yazan bu formülle ilgili kafamda soru işaretleri var! Şöyle ki, bu öneriye göre Ak Parti ile diğer tüm muhalefetin içinde yer aldığı anayasa komisyonu iki anayasa taslağı çıkartacak.
Ardından bu iki anayasa taslağı onaylanıp halkın oyuna sunulacak. Peki, Ak Parti referandum çalışmalarında hangi anayasanın lehine "daha çok" propaganda yapacak?
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun çok açık dile getirdiği üzere başkanlık sistemi olan anayasa için tabii ki. Ama yine AK Partililerin rakiplerinin elindeki yeni anayasa taslağını doğru düzgün eleştiremeyecekleri ortada. Öyle ya rakiplerinin elindeki alternatifinin altında imzaları var.
Referandum döneminde seçmenin kafasında belirsizlik ve kararsızlık yaratacağı aşikâr bu formül uygulanırsa, içinde başkanlık olmayan anayasa için çalışan muhalefetin her halükârda yarışa önce başlayacağı kesin.
…İyi de Türkiye'yi içinde bulunduğu sistem krizinden kurtaracak başkanlık sistemini içeren bir anayasaya kavuşmamızı derelerden dolanıp sonucu riski etmeden sağlayacak formüller yok mu? Örneğin Cumhurbaşkanı'nın "bir anayasa komisyonundan" çıkacak taslağı halkoyuna götürme yetkisinden bahsediliyor. Hem uzlaşı için evdeki bulgurdan olma ihtimali de yok.
Olur mu demeyin, baksanıza partilerimiz ne fütüristik alternatifler üzerinde çalışıyorlar.

Melih Altınok/Sabah

  • 5
  • 21
Editörün seçtiği günün yazarları...
Editörün seçtiği günün yazarları...
  • 6
  • 21
Editörün seçtiği günün yazarları...
Editörün seçtiği günün yazarları...

HANİ EMEK SİNEMASI YIKILIP MESCİT YAPILACAKTI?
Açılışı henüz yapılmadı ama görüntüleri yayımlandı, tek kelimeyle söyleyecek olursam: Müthiş! Emek Sineması gerçekten de müthiş olmuş, her şeyin aslına uygun yapıldığı da görüntülerden rahatlıkla anlaşılıyor. Zaten öyle yapılacağı, yani, aslına uygun restore edileceği açık seçik ilan edilmişti.
Ne ki "muhalif takımı" söz dinlemedi, daha doğrusu, dinlemek işine gelmedi. Belki de, restorasyonun "siyasi" olanını sevip "mimari" olanından ifrit oluyorlar, bilemiyorum. Siyasi olanı, dediğim, 7 Haziran seçimleri ardından "restorasyonhükümeti" kurulsun diye yırtınıyorlardı ya, onu diyorum. Neyse…
Mesele ilk günden belliydi: "Muhalif takımı" kendine "ekmek" çıkartmak derdindeydi. Sizin anlayacağınız, Erdoğan ve AK Parti'ye vurmak için mezkur sinema salonu araçsallaştırılmıştı. Evvela, "Emek Sineması'nı yıkacaklar" yalanını ürettiler.Yalanlarına müşteri bulmakta da zorlanmadılar.
Zaten "muhafazakarların" sinemaya, sanata, fotoğrafa karşı olduğunu zanneden "konserve zihinlilerin" inanmakta hiç de zorluk çekmeyeceği bir yaygaraydı bu! Sözcü gazetesinin bir yazarı, vaktiyle, "muhafazakarların" fotoğraf çektirmeye karşı olduğunu söyleyerek, aklı sıra üstünlük taslamıştı. (O kadar ki fotoğrafı dedesi, suyun kaldırma kuvvetini de yengesi bulmuş sanırdınız.)
Hülasa, Emek Sineması üzerinden adeta mini Gezi kalkışmasıprovası yapıldı. Gösteriler, yürüyüşler, arbedeler gırla gitti. "Yıkılmayacak, tam aksine, yıkılacak hale gelen sinema salonu aslına uygun şekilde restore edilecek" yollu tüm açıklamalar da boğuntuya getirildi.
…O değil de, "yıktırmayız" diyerek kıyametleri kopartanlar, Emek Sineması'nın restore edilmiş görüntüleri karşısında mahcup olmuşlar mıdır?Hiç sanmam…
Salih Tuna/Yeni Şafak

  • 7
  • 21
Editörün seçtiği günün yazarları...
Editörün seçtiği günün yazarları...

DEMİRTAŞ O ÖPTÜĞÜN ELLERİN TEK MARİFETİ TETİK ÇEKMEKTİR!

Eşbaşkan Selahattin Demirtaş, Güneydoğu'yu cehenneme çeviren hendek terörüne övgüler dizdikten sonra hızını alamayarak "direnişçilerin" ellerinden öptüğünü söyledi. PKK'nın 7 Haziran seçimlerinden sonra başlattığı, HDP'nin ise desteklediği hendek terörü şu ana kadar onlarca sivilin canını aldı. Kurşunlar kimini sokakta yakaladı, kimini kahvaltı sofrasında.

Şehit edilen asker ve polislerin sayısı da 100'ü geçti. Dul kalan eşler, yetim kalan çocukların sayısını bilmiyoruz. Gencecik oğullarının cenazelerini kaldıran annelerin, babaların, acılı eşlerin ve de minik çocukların yaşadığı acıların tarifi mümkün mü? Acı ve keder niceliksel değil niteliksel ifade edilebilir ancak ki o da hissedilen acının kendisine denk değildir hiçbir zaman. Ancak, hendek terörü yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalan, mülteci konumuna düşen Kürtlerin yaşadığı trajediye dikkat çekmek ise belki biraz olsun hafifletebilir bunca kederi. Çünkü anlaşıldığını hissetmek, yalnız olmadığını bilmek insanı trajediler karşısında daha dayanıklı kılar. Türlü fenalıklar karşısında çözüm yollarına ulaşmak için daha mukavemetli eyler.PKK'nın terör pusuları, canlarını kaybetmeyenlerin yaşam imkanlarını cansızlaştırdı, gelecek umutlarını yerle yeksan etti. Nice insan zorla başını soktuğu bir göz odayı da bırakmak zorunda kaldı; evlerine zar zor getirdikleri bir lokma ekmeği şimdi nereden ve nasıl bulacaklarını düşünür oldular.Yaşatılan bu acılar Türkiye'ye ve bu insanlara ne için yaşatılmakta? Bir siyasi parti lideri öldürmekten, katletmekten, yıkmaktan, acı vermekten başka bir iş yapmayan o elleri öpebiliyorsa düşünce ufku ve amacı nice fenalıklara gebe demektir.

Kurtuluş Tayiz/Akşam