Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Günün en çok okunan 20 haberi

  • 1
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Suriye'de süren karışıklıklar ve Rusya ile her geçen gün daha da gerilen ipler sonucunda Türkiye'nin Rus gemileri için Montrö Boğazlar Sözleşmesi doğrultusunda yapabileceği hukuki yaptırımlar gündeme geldi. Konuyu yorumlayan Doç. Dr. Naim Demirel; ''Montrö Boğazlar Sözleşmesine göre Türkiye, savaş zamanında veya barış zamanında savaş tehdidi altındaysa, Boğazlardaki savaş gemilerinin geçişini bazı devletlere kapatabilir'' ifadelerinde bulundu.

Montrö Boğazlar Sözleşmenin gündeme gelmesiyle birlikte öncelikli olarak antlaşmanın revize edilmesinin gerekliliğini vurgulayan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uluslararası Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Elemanı Doç. Dr. Naim Demirel, "1938 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin günümüz şartlarına uygun olarak tekrar gözden geçirilmesi gerekiyor. Anlaşmanın taraflarından olan Sovyetler Birliği ve Yugoslavya devletleri artık yok. Bunun yanı sıra alınan kararları denetleyecek olan Milletler Cemiyeti de tasfiye edilmiş durumda. Bu kontrol sisteminin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yürütülmesi ise mümkün değil. Çünkü iki örgüt arasında fonksiyon transferine ilişkin bir anlaşma yapılmadı. Bu yeni oluşan durumlara dayanarak Türkiye sözleşmenin taraflarıyla bir konferansta konuyu ele alarak, sözleşmenin değiştirilmesi sürecini başlatabilir" dedi.

"SAVAŞ ZAMANINDA TÜRKİYE İSTEDİĞİ GEMİYE BOĞAZLARI KAPATABİLİR"

"Rus savaş gemisinin, Boğaz'dan geçerken füze göstererek geçmesi sözleşme kapsamında yasak olan bir eylem olarak değerlendirilebilir. Çünkü Sözleşmeye göre barış zamanında savaş gemileri boğazdan geçerken tehdit algısı oluşturabilecek bir eylemde bulunamaz" şeklinde konuşan Doç. Dr. Naim Demirel sözlerine şu şekilde devam etti, "Montrö Sözleşmesi, Boğazdan geçişleri savaş ve barış zamanı şeklinde ikiye ayırarak düzenlemiştir. Barış zamanında geçiş serbestliği öngörülmüştür. Türkiye barış zamanında, gerek ticaret gerek savaş gemilerinin Boğazdan geçişine engel olamaz. Ancak savaş zamanında Türkiye'nin egemenlik yetkileri artar ve Boğazdan geçişi düzenleme hakkı vardır. Bu gün uluslararası hukukta savaş yerine daha geniş bir kavram olan silahlı çatışmalar kullanılmaktadır. Dolayısıyla Montrö Sözleşmesindeki savaş zamanı, artık silahlı çatışmalar zamanı olarak değerlendirilecektir. Savaş zamanı için de Sözleşmede durum ikiye ayrılarak düzenlenmiştir. Türkiye, savaşan taraf ise geçişi tamamen düzenleme hakkına sahiptir. Eğer Türkiye savaşan taraf değilse yine savaşan taraflardan dilediğinin Boğazlardan geçişini yasaklama hakkına sahiptir. Türkiye barış zamanında kendisinin savaş tehdidi altında olduğunu düşündüğü zaman, tıpkı kendisinin de taraf olduğu bir savaşta olduğu gibi savaş gemilerinin Boğazlardan geçişini dilediği gibi düzenleme hakkına sahiptir. Türkiye istemediği devletin savaş gemilerinin Boğazlardan geçişini engelleyebilir. Bu konuda tamamen serbesttir. Bugün Suriye'de uluslararası nitelikte olmayan bir silahlı çatışmanın varlığı kabul edilmektedir, hatta Uluslararası Kızılhaç Teşkilatının bu konuya ilişkin tespiti de bulunmaktadır. Rusya bu savaşın, yani bu silahlı çatışmanın bir tarafıdır. Bu durumda Montrö Boğazlar Sözleşmesine göre Türkiye, Rusya'nın savaş gemilerinin boğazdan geçişini yasaklama hakkına sahiptir.''

  • 2
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Cizre'de operasyonun ardından emniyet müdürlüğünden güvenlik güçlerine anons yapıldı. Emniyet müdürü Mehmet Akif Ersoy'un şiirini okudu.

Şırnak'ın Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasağı ile başlayan operasyonlar 60'ıncı gününde sona erdi. Bölgenin teröristlerden temizlenmesinin ardından telsizlere yansıyan anonslar, güvenlik kuvvetlerine moral ve destek sağladı. Emniyet müdürlüğü haber merkezi görevlileri, operasyonların bitiminin ardından şehit düşenlerin isimlerini teker teker okurken, anonsa cevap veren bir görevli müdür ise Mehmet Akif Ersoy'un kaleme aldığı 'Ordu'nun duası' isimli şiiri okudu. Şehit ve şiirin okunması telsiz taşıyan ekiplere moral ve motivasyon sağladı.

BEDRİN ASLANLARI ANCAK BU KADAR ŞANLI İDİ

Cizre ilçesinde operasyonların tamamlanmasının ardından İlçe Emniyet Müdürlüğü haber merkezindeki görevliler, operasyonda şehit düşen asker ve polislerin isimlerini teker teker okudu. Haber merkezindeki görevli operasyonların bitinin ardından telsizden, "Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi, Bedrin arslanları ancak bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın. Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın" dörtlüğünü okuduktan sonra ekiplere anons etti.

KAHRAMAN KOMİSER TUNÇAY, SECDEYE KAPANARAK ŞEHİT OLDU

Görevli polis memuru telsiz anonsunda, "Diğer ekip istasyonlarımız tüm şehitlerimizi anıyoruz. Cizre ilçemizde operasyondan önce şehit düşen arkadaşlarımız, şehit polis memuru Salih Hüseyin Parça, şehit teknisyen Sabri Orak, Sabri Orak şehit düştüğünde kanını yerde bırakmayacağım diyerek merkezden koşarak Cizre ilçemize gelen şehit komiser Umut Tunçay, şahadetini secdeye kapanarak ruhunu Allah'a teslim eden şehit komiser Umut Tunçay, şehit polis Yunus Emre Akbaş, şehit polis Ahmet Onkon ve operasyona ismi verilen şehit astsubay Mehmet Burak Demirci, şehit astsubay Halil karakuşoğlu. Operasyon sürecinde şehit düşen askerlerimiz; şehit Jandarma Özel Harekat (JÖH) Uzman Çavuş Serkan Has, uzman çavuş Erdoğan Kaya, şehit kıdemli başçavuş Sıddık Uğurocak, şehit uzman çavuş Ufuk Fehmi, şehit uzman çavuş Kadir Kavyeli, şehit er Faruk Gezen, şehit er Necati Yenikapı, şehit astsubay kıdemli çavuş Abdulkadir Öner, şehit uzman çavuş Ümit İnan, şehit üsteğmen Uğur Taşçı, şehit uzman çavuş Haldun Uslu, şehit astsubay kıdemli çavuş Ahmet Semerci, şehit er Vedat Dolançay. Operasyon sürecinde şehit düşen emniyet personeli; şehit Polis Özel Harekat (PÖH) Ahmet Atilla Güneş, şehit PÖH Erol Abduk, şehit PÖH Ayhan Demirel, şehit PÖH Ömer Pervar, şehit PÖH Bayram Özdere, şehit PÖH Taner Cinpolat, şehit PÖH Ömer Güney, şehit PÖH Uğur Kutku, şehit PÖH Osman Yurt. En başta şehitlerimizden akabinde yaralılarımızdan Allah razı olsun. Şehitlerimizin ruhu şad olsun, yaralılarımıza en kısa sürede Allah acil şifalar versin. İki aydır bu operasyon sürecinde canını feda eden şehitlerimizin ellerinden öpüyorum sizin adınıza. Diğer tüm sektör müdürlerimiz, komutanlarımız hepinizden Allah razı olsun. Bu süreci bu noktaya getirdiğiniz için, bu günleri görmemizi sağladığınız için Allah hepinizden razı olsun. Önümüzdeki süreçte hepinize Allah güç kuvvet versin" dedi.

ŞEHİT İSİMLERİNE ORDU DUASI ŞİİRİYLE YANIT VERDİ

Haber merkezi görevlisinin anonsunun ardından telsiz konuşmasına yanıt veren görevli bir müdür ise Mehmet Akif Ersoy'un 'Ordu duası' isimli şiirini okudu. Konuşan Erdem 4, ben de vatan şairi Mehmet Akif'in 'Ordu'nun duası' şiiriyle hissiyatımı arz etmek istiyorum diyen görevli müdür telsizden şiiri okudu. Erdem 4 kodlu müdür şunları söyledi:

"Yılmam ölümden, yaradan, askerim. Orduma 'Gazi' dedi Peygamberim. Bir dileğim var ölürüm isterim. Yurduma tek düşman ayak basmasın. Amin desin hep birden yiğitler. Allahu ekber gökten şehitler. Amin! Amin! Allahu ekber. Türk eriyiz silsilemiz kahraman. Müslümanız Hakk'a tapan Müslüman. Putları Allah tanıyanlar, aman. Mescidimin boynuna çan asmasın. Amin desin hep birden yiğitler. Allahu ekber gökten şehitler. Amin! Amin! Allahu ekber. Millet için etti mi ordum sefer. Kükremiş arslan kesilir her nefer. Döktüğü kandan göğe vursun zafer. Toprağa bir damlası boşa akmasın. Amin desin hep birden yiğitler. Allahu ekber gökten şehitler. Amin! Amin! Allahu ekber. Ey ulu Peygamberimiz nerdesin. Dinle minaremde öten gür sesin. Gel! Bana yar ol ki cihan titresin. Kimse dönüp süngüme yan bakmasın. Amin desin hep birden yiğitler. Allahu ekber gökten şehitler. Amin! Amin! Allahu ekber."

Mehmet Akif Ersoy'un 'Ordu şiiri'ni okuyan görevli müdürün telsiz anonsuna karşılık veren haber merkezindeki görevli ise "Merkez adına amin, ağzınıza yüreğinize sağlık" dedi.

  • 3
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Pompada indirim sürüyor. Motorine 7 kuruşluk 3. indirim de geldi. Böylece bu hafta motorine yapılan toplam indirim 20 kuruş oldu.

Pompaya indirim devam ediyor. Petrol fiyatları dün tekrar 13 yılın dibini test ederken motorine de bu hafta 3. indirim geldi.

Akaryakıt dağıtım şirketleri, bu gece yarısından geçerli olmak üzere motorinin litresinde ortalama 7 kuruş indirim yaptı.

BENZİNE 13 KURUŞ İNDİRİM GELMİŞTİ

Akaryakıt dağıtım şirketleri salı günü 6, çarşamba günü de 7 kuruş olmak üzere 2 günde toplam 13 kuruş indirim yapılmıştı.

  • 4
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

HDP'nin son kongresinde yönetime giremeyen Diyarbakır milletvekili Altan Tan'a göre bugün HDP'nin vitrinine Türk solu hâkim oldu.

7 Haziran seçimlerinde PKK'nın HDP'ye verilen oyları kendisine verilmiş sanma hatasına kapıldığını da belirten Tan, "Bu doğru mu yanlış mı? Kararı seçmen verecek" dedi. Altan Tan, HDP'nin son dönemde siyaseten "sıkışmış" bir durumda olduğunu da sözlerine ekledi.

"HALK, SİLAHLI MÜCADELE İSTEMİYOR"

Çözüm sürecinin sona ermesi, bazı il ve ilçe merkezlerinde yaşanan çatışmalar, Suriye'deki gelişmeler ve Halkların Demokratik Partisi'nin son kongresiyle parti vitrininde yaşanan değişimi... Al Jazeera, HDP Diyarbakır milletvekili Altan Tan'a Türkiye'nin gündemindeki bu başlıkları sordu. Tan, gelinen noktanın en çok "Dindar, müslüman Kürtleri" sıkıntıya düşürdüğüne inanıyor. Halkın haklarını savaş yoluyla, silahlı mücadeleyle elde etmek istemediğini belirten Tan'a göre yapılması gereken; sorunları siyaset ile çözmek.

"HDP'DE TÜRK SOLU HAKİM"

Çünkü Tan, aksi takdirde Türkiye'nin Afganistan'a dönüşebileceğini düşünüyor. Türk hükümetinin Suriye ve özellikle de Suriye'deki Kürtler ile ilgili tüm kurumlarının üzerinde anlaştığı bir siyaseti olmadığını savunan Tan, HDP'nin kongre sonrası oluşan vitrinini de değerlendirdi. Altan Tan'a göre kendisinin dışında kaldığı vitrin ağırlıkla HADEP geleneği ve Türk solunda oluşuyor, oysa HDP'nin tabanı muhafazakâr Kürt seçmen. Bu anlamda taban-tavan uyumsuzluğuna dikkat çekiyor.

  • 5
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

İVEM Araştırma Şirketi'nin 16 ilde yaptığı anket siyaset ve teröre ilişkin güncel sonuçlar yer aldı.

İVEM Araştırma'nın yaptığı son anket, terör olaylarının HDP'yi baraj altında bıraktığını ortaya koydu.

Ankete göre AK Parti yüzde 52,4; CHP 25,2; MHP 11,3; HDP ise 8,4 oy oranına sahip.

Ayrıca araştırmada terör olayları ve başkanlık sistemine ilişkin de sorular yer aldı.

  • 6
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Operasyonda ölü ele geçirilen PKK'lıların üzerinden çıkan notlar çirkin planı ortaya çıkardı. "Cizre'de yaralılar var, ambulans gelmiyor" denilen terör üssü evin, Kandil'den gelen talimatla hazırlandığı ve algı operasyonu oluşturmaları için HDP milletvekillerinin görevlendirildiği tespit edildi.

Şırnak Cizre'de öldürülen teröristlerden çıkan toplantı notlarında, HDP'lilerin Kandil'den gelen talimat sonrası 'bodrumda yaralılar var' yalanına sarıldığı ortaya çıktı.

Cizre'de ölü ele geçirilen sözde bölge sorumlularının üzerinde, Kandil'de geçtiğimiz ocakta yapılan toplantı ve talimat notları bulundu. PKK'nın, Cizre'deki yenilgisini anlattığı ve alt tabanının tutabilmek için bir çok yalanla birlikte yeni talimatlar verdiği belirlendi.



Notlarda, Cizre'nin güvenlik güçleri tarafından ele geçirdiği, ilçedeki 90 örgüt mensubunun köşeye sıkıştığı anlatılarak "İşin kötü tarafı arkadaşların geri çekilebileceği bir alan da yok. Ya müdahale edeceğiz ya da 90 arkadaşımız imha olacak" ifadeleri yer alıyor.

PKK, bölge halkının kendilerini suçladığı değerlendirmesini de yapmış. Notlarda "İnsanlar bizi suçluyor. Siz direndiğiniz için şehirler yıkılıyor deniyor" şeklinde ifadeler kullanılmış. PKK'nın Cizre'de sıkışmasının nedeni ise takviye ve cephanenin gelmemesi. Terör örgütü, çatışmaların sürdüğü alanlara cephane ve eleman takviyesini kalabalık halkın arasında sokmayı planlamış. Kalleş plan içinde "katliam yapılıyor, insanlar ölüyor" diyerek halkı çatışma alanına çekme de hedeflenmiş.

Metropollerde eylem hesabı

PKK'nın aldığı ağır darbe ve sadece Cizre ve Sur'da 750 elemanını kaybetmesi şehir içinde tükenme aşamasına geldiği ortaya çıktı. Yine notlarda terör örgütü, yeni elemanların bulunması talimatı verdiği tespit edildi. PKK'nın büyükşehir ve turizm alanlarında eylem talimatı verdiği ortaya çıktı. Özellikle halkı panikletecek ve tedirgin edecek eylemler yapılması isteniyor.

Talimat alan Sarıyıldız devrede

İstihbarat birimleri Kandil'in Cizre talimatlarının bir örneğinin de bölgedeki terör örgütü üyeleri tarafından bazı HDP'li milletvekillerine verildiği bilgisine ulaştı. Bu talimatların ardından HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız 26 Ocak'ta "Cizre'de 23 numaralı binanın bodrum katında yaralılar var. Ambulans gelmiyor" yalanıyla bölgede sıkışan teröristlerin kurtarmak için algı operasyonuna başlamıştı.

İŞTE O NOTLAR:

Cizre'deki 90 arkadaşta iyice köşeye sıkıştı. İmha olacaklar. İşin kötü tarafı arkadaşların geri çekilebileceği bir alanları da yok.

Bölge halkı siz direndiğiniz için şehirler yıkılıyor, insanlar ölüyor diyor. Neredeyse bizi suçlayacak durumdalar.
Halk bize neden destek vermiyor anlayamıyoruz.

Takviye ve cephane gelmiyor. Halkın arasına silah ve eleman sokmalıyız.

Çatışmaların sürdüğü alanların dışında da korsan yakma yıkma eylemleri, devletin kurumlarına dönük sabotaj eylemleri, yürüyüşler, mitingler ve kitlesel eylem yapılmalı.
Yeni elamanlara çok acil şekilde ihtiyacımız var.

Büyükşehir ve turizm alanlarında halkı panikletecek eylemler yapmalıyız.

  • 7
  • 20
Günün en çok okunan 20 haberi
Günün en çok okunan 20 haberi

Sabah gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas, Medyaradar'a verdiği röportajında hayatına dair önemli açıklamalarda bulundu. Barlas, gazetecilik tecrübesini, Türkiye siyasi tarihini ve Zaman gazetesinde çalıştığı dönem ile ilgili Fetullah Gülen'in gazeteye yaptığı müdahaleyi anlattı.

İşte Mehmet Barlas'ın açıklamalrından öne çıkanlar;

"HALK OKUMA YAZMA BİLMEDİĞİ İÇİN YANLIŞLIKLA OY VERDİ"


Kendilerine Beyaz Türk diyen kesim, bunların içlerinde bürokratik oligarşi, sermaye oligarşisi de var. Bunlar Türkiye'yi yöneteceklerini sanıyorlardı, merkez bunlardı. Şimdi AK Parti ve çevre merkeze geldi ve bunlar şimdi çok sinirleniyorlar. 1950'de benim babam Halk Partisi'nin bakanıydı. Demokrat Parti iktidarı aldı, mesela o dönemde İnönü Cumhurbaşkanı'yken benim kardeşimle evimizde misket oynardı, o kadar yakındık. Mesela o dönem aralarında neden Demokrat Parti iktidar geldi diye konuşurlardı ve hatta halk okuma yazma bilmediği için yanlışlıkla Demokrat Parti'ye oy verdi diyecek kadar ileri bile giderlerdi. Şimdi aynı şeyi yine yaşıyoruz AK Parti'de… Aynı muameleyi bu partiye yapmaya çalışıyorlar hem de halkı aşağılayarak, cahil görmeye çalışarak…

"ERDOĞAN'I YEDİRMEM"

Özal'ın sağlığında onu o kadar savundum ki, Özal'a ne kadar saldırdıysalar bana da o kadar saldırdılar manşetlerden. O zaman demiştim ki; "Özal'ı yedirmem" şimdi aynı şeyi Tayyip Erdoğan için de üzerine basa basa söylüyorum. "Tayyip Erdoğan'ı yedirmem"

"ERDOĞAN'I YAKINDAN TANIYORUM BAL GİBİ BİR LİDER"

Size şunu söyleyeyim kendisini çok yakından tanıyorum. Kişi olarak kendisi bal gibidir. Konuştuğunuz zaman her şeye ve her türlü eleştiriye açık. Hatta bir keresinde oturup konuşuyorduk, dedim ki " Seni daha fazla eleştirmek istiyorum ama o kadar çok hakaret ediliyor ki sana, bu kadar saldırı ardından benim eleştiri hakkımı elimden alıyor adamlar" dedim…

"AHMET NECDET SEZER BİR KERE YURTDIŞINA ÇIKTI"

Bakın bundan önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'i hatırlıyorum, bütün Cumhurbaşkanlığı döneminde sadece Danıştay'da davalar açtı. Bir kez yurtdışına çıktı. Tayyip Bey'e bak bir gün Senegal'de öbür gün ABD, Almanya, Fransa'da gitmediği, temasta bulunmadığı yer yok. Bir bakmışsın İstanbul'da bir davete katılmış konuşuyor, bir bakmışsın 2 saat sonra Ankara ya da bir başka yerde başka bir davette konuşuyor. Böyle bir çalışkanlık var mı?

"SEZER ÇANKAYA'NIN KAPILARINI BAŞÖRTÜLÜLERE KAPATTI"

Ben tarafsız Cumhurbaşkanı hayatımda görmedim. Mesela önceki Cumhurbaşkanlarından Ahmet Necdet Sezer'in görev boyunca hayatı AK Parti ile kavga etmekle geçti. Çankaya'nın kapısını türbanlılara kapattı. Şimdi bu tarafsızlık mı? Celal Bayar elinde Demokrat Parti bastonu taşırdı. Doğru Yol Partisi'ni bölerken Demirel mi tarafsızdı? Tek bir tane tarafsız Cumhurbaşkanı görmedim, siz de öyle bir isim veremezsiniz bana çünkü yok.

"CUMHURİYET'TEN KOVULDUM"

Ben 1964'ün başında Cumhuriyet'te başladım. İlk defa bir gazeteden kovulmam 12 Mart 1971'dir. 12 Mart darbesi ile ilk önce ben ardından Şükran(Soner) gazeteden atıldı. Nedeni de gazetenin patronajı ile kavga etmemdi. Çünkü onlar bu darbeyi destekliyordu. Ben Nadir Nadi'yi tuttum, ben atılınca o da zaten istifa etmek zorunda kaldı. 28 Şubat'ta Sabah'ta ilk susturulan bendim. Özal'ın son iki yılında eleştirel yazılar yazdığım için kavgalıydık, hatta TRT'de programım kesildi, yazılarım kesildi.

"ZAMAN GAZETESİ'NDE 1 HAFTA ÇALIŞTIM VE GÜLEN İÇİN DEDİM Kİ…"

28 Şubat'ta Sabah'tan kovulduğumda beni Zaman Gazetesi'ne çağırdılar, bir hafta Zaman'da çalıştım, yazı işleri toplantısına katıldım, Bir gazete yaptık. Ertesi gün bir gazete geldi, bizim yaptığımız gibi değil. "Ne oldu" dedim, "Hocaefendi beğenmedi, değiştirdi" dediler. Ben de dedim ki "Hocaefendi gazeteci ise gelsin burada otursun, imamsa camiye gitsin" Ertesi gün yazı işleri toplantısına Gülen'in iki adamı geldi. İkinci gün, üçüncü gün devam etti bu durum. Ardından gazetenin o dönemki sahibi geldi, 28 Şubat süreciydi; dedi ki, "Mesut Yılmaz'ı eleştiriyorsunuz, lütfen o bölümü çıkarın gazeteden" ve ben Zaman Gazetesi'den istifa ettim. Ve o dönemde televizyona çıktığımda "Neden ayrıldınız" diye sordular, 28 Şubat 1997'di, dedim ki, "Bir adam çeşme yaptırır hayır işi diye buna hayrat dersek ve o çeşmeden pis su akarsa o hayır işi olur mu?" Fethullah Gülen'in gazeteciliği de böyle bir şey dedim.