Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri

  • 1
  • 13
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri

Osmanlı'da Ramazan günlerinde zenginler, hiç tanımadıkları mıntıkalardaki bakkal, manav vb. dükkânlarına girer, onlardan Zimem defterini yani veresiye defterini çıkarmalarını isterdi. Baştan, sondan ve ortadan rastgele sayfaların yekununu yaptırıp, "Silin borçlarını… Allah kabul etsin" der, çeker giderlerdi. Borcu ödenen, borcunu ödeyenin kim olduğunu; borcu sildiren, kimi borçtan kurtardığını bilmezdi.

  • 2
  • 13
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri

Merdivenden çıkarken erkek arkadan gelirdi ki hem vücudu ifşa olmasın hem de hanımı düşerse tutabilsin diye. Aynı sebeple merdivenden inerken yine erkek önden inerdi.

  • 3
  • 13
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri

Kahvenin yanında su gelirdi. Şayet misafir toksa önce kahveyi alır, açsa suyu alırdı. Ona göre ya yemek sofrası hazırlanır ya da meyve ikram edilirdi.

  • 4
  • 13
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri

Yolda küçük, büyüğünün önünden yürüyemezdi.

  • 5
  • 13
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri

Kapıların üstünde iki tokmak olurdu; biri kalın biri ince. Gelen bayansa kapıyı ince tokmakla vururdu. Evin hanımı kapıyı ev haliyle bile açardı. Erkekse kalın tokmakla kapıyı vururdu. Evin hanımı kapıyı ya örtünüp açar ya da bi' mahremi (kocası, oğlu vs.) açardı.

  • 6
  • 13
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri

Pencerenin önünde sarı çiçek varsa ' Bu evde hasta var .. Evin önünde hatta bu sokakta gürültü yapma ' anlamına gelirdi.Pencerenin önünde kırmızı çiçek varsa ' Bu evde gelinlik çağına gelmiş , bekar kız var Evin önünden geçerken konuşmalarına dikkat et ve küfür etme'anlamına geliyordu

  • 7
  • 13
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri
Osmanlı’nın unuttuğumuz adetleri

Osmanlı'da Ramazan'da halk, eşine-dostuna iftar vermeyi büyük bir ibadet kabul eder, misafir ağırlamak için çırpınılırdı. Ramazan boyunca iftar vakitlerinde kapılar açık tutulurdu. Böylece yolda kalan ve ihtiyacı olan herkes istediği eve girer iftar sofrasına dâhil olurdu. Bunun için tanıdık olmaya gerek yoktu ve iftar için gelenin kim olduğu da asla sorulmazdı.