Türkiye'nin en iyi haber sitesi

"Anafor" operasyonu davası 28 Eylül'de başlayacak

Giriş Tarihi: 26.9.2009 16:33

İzmir'de, Ahmet Tekin Baykal liderliğindeki organize suç örgütüne yönelik düzenlenen, ''Anafor'' operasyonuna ilişkin davaya 28 Eylül Pazartesi günü başlanacak.

İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmada sanıkların kimlik sorgulamaları yapılacak. 6'sı başka davalardan 43'ü tutuklu 151 sanığın ifadeleri alınacak. Sanık sayısının fazlalığı nedeniyle 2 Ekime kadar oturumlar halinde yapılması planlanan duruşmalar saat 09.00'da başlayacak.

İsnat edilen suçların cezaları 5 yıldan az olan 25 tutuksuz sanığın, bulundukları illerde talimatla ifadelerinin alınması kararlaştırılmış, İbrahim Tatlıses'in de aralarında yer aldığı bu kişiler, ilgili mahkemelere ifade vermişti. Duruşmalarda bu sanıklar dışındaki 151 sanık ifade verecek.

Ahmet Tekin Baykal'ın, ''Suç işlemek için silahlı örgüt kurmak'', çok sayıda ''Nitelikli yağma'', ''Kasten yaralama'', ''Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma'', ''İhaleye fesat karıştırma'', ''Tehdit'', ''Rüşvet'', ''Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma'' gibi suçlara ilişkin savunmaları alınacak.

Sanıklardan tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Sami Hoştan, ''Silahlı örgütte yönetici olma'', 4 olaydan dolayı ''Nitelikli yağma'', 1 kez de ''Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma'', halen cezaevinde bulunan eski Güzelbahçe Belediye Başkanı Ertan Avkıran, ''Suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte bilerek yardım'', ''Çeşme Belediyesi plaj ihalesine fesat karıştırma'', Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu da ''Suç işlemek için kurulan silahlı örgüte bilerek yardımcı olma'', ''İhaleye fesat karıştırma'' iddialarına karşı ifade verecek.

Sanıklar arasında Ergün Bademci, Mürsel Ünlü gibi avukatların yanı sıra eski Emniyet Müdürü Haluk Ercan, işadamları Hasan İzmirli, Erol Çehreli, Cezmi Aslan, eski Ülkü Ocakları Ege Bölge Başkanı Abidin Bilgin de yer alıyor.

İDDİANAME

Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Murat Gök'ün hazırladığı, eksiklerinin Cumhuriyet Savcısı Faruk Çalışkan tarafından giderildiği 300 sayfayı bulan iddianamede, ilk olarak 1974 yılında 17 yaşındayken mahalle kavgasında arkadaşı Temel Özkan'ı bıçaklayarak öldürmekten cezaevine giren Ahmet Tekin Baykal'ın suç geçmişinden ayrıntılı şekilde söz edildi.

Ahmet Tekin Baykal'ın 1989 yılında cezaevinden çıktıktan sonra, Gebze Dilovası'ndaki, ''Ergenekon'' davası sanıklarından Veli Küçük'ün himayesinde kurulduğu öne sürülen Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifine ortak olduğu öne sürüldü. ''Ergenekon'' davasının gizli tanıklarından ''Dilovası''nın ifadelerine yer verilen iddianamenin bu bölümünde şöyle denildi:

''32-33 yaşlarında 2 cinayetin faili olarak tahliye olan, hiç bir mali ve örgütsel gücü bulunmayan Ahmet Tekin Baykal'ın bu kadar derin ve çaplı isimlerle aynı rant alanına girebilmesi, Veli Küçük'ün himayesinde hareket ettiğini göstermektedir.

Gizli tanık Dilovası'nın, ifadesinin devamında, 'İsmi geçen Ahmet Tekin Baykal'ı Dev-Yolcu olarak bilirim. Kendisi 1990'lı yılların başından itibaren İzmit, Derince, Hereke civarında gayri meşru alemde bilinen bir isimdir. Polis ve jandarmanın o dönemde bu şahsın arkasında olduğuna dair söylentiler çıkıyordu. Bu şahsın Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifini ele geçirmeye yönelik girişimleri oldu. Aramızda silahlı çatışmaya varan tartışmalar oldu. Bu tartışmaları bitirmek amacıyla kooperatifin yöneticileri olan Mehmet Terzioğlu, Emin Alkılıç, Cemil Ata ve soy ismini hatırlayamadığım Süleyman ve daha sonra öğrendiğim kadarıyla Veli Küçük'ün araya girmesi sonucu Ahmet Tekin Baykal ile olan ilişkimiz normale döndü' şeklindeki beyanları bunu teyit etmektedir.''

İddianamede, Ergenekon soruşturması kapsamında ele geçirilen ''Mafya'' ve ''Mafyanın yeniden yapılandırılması'' başlıklı dokümanlara yer verildi.

SONRAKİ FAALİYETLER

Ahmet Tekin Baykal'ın Dilovası Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifindeki ''eylemlerinin'' ardından Aydın'a yerleştiği, Deveciler Derneğini açarak burada ''kumar işine'' başladığı ve burada aynı alanda faaliyet gösteren kişilerle çatışmaya girdiği ifade edildi. Baykal'ın, bu eylemlerinden dolayı 1997 yılında yeniden yakalanarak cezaevine gönderildiği belirtildi.

Ahmet Tekin Baykal'ın, 31 Ocak 1997 tarihli Milliyet Gazetesinde yayınlanan ''Bana vur dediler'' başlıklı röportajında da, devlet adına suç işlediğini söylediği de iddianamede yer aldı.

2002'de çıkan aftan yararlanan Baykal'ın, İzmir'de Çerkes İbrahim olarak bilinen İbrahim Çiftçi'nin öldürülmesiyle doğan boşluğu doldurmaya çalıştığı, ''eski adamlarıyla'' yeniden suç örgütü oluşumuna gittiği vurgulandı. Baykal'ın liderliğindeki örgütün, İzmir'de tefecilikten yargılanan Vedat Orhan Çelenk'in de aralarında bulunduğu bazı kişilerin gayrimenkulleri ve iş yerlerine el koyduğu, eski Kuşadası Belediye Başkanı Fuat Akdoğan'ın da aralarında bulunduğu bazı kişilerin tehdit edilmesi olaylarına karıştığı ayrıntılı şekilde anlatıldı.

İBRAHİM TATLISES'İN OTELİNİN BASILMASI

İddianamede, İbrahim Tatlıses'in Kuşadası'nda bulunan otelinde, 2007 yılı Kurban Bayramı'nın 3. günü, Sami Hoştan ve bazı iş adamları ve sanatçıların katılımıyla kumar günü düzenlendiği öne sürüldü. Kumar günüyle ilgili kendisine bilgi verilmemesine sinirlenen Baykal'ın, örgüt mensuplarıyla silahlı olarak oteli bastığı, Sami Hoştan ve Tatlıses'in ise otelden kaçtıkları iddia edilerek şöyle denildi:

''Baskından sonra Ahmet Tekin Baykal, Sami Hoştan'a izinsiz kumar oynattığı için 1 milyon dolar ceza kestiği, bu paranın peyder pey Sami Hoştan'dan tahsil edildiği, buna ek olarak da Ahmet Tekin Baykal'ın yine izinsiz kumar oynattığı için İbrahim Tatlıses'in Kuşadası'na girmesini yasakladığı ve bu sebeple İbrahim Tatlıses'in son 2 sezon 'İbo Show' adlı televizyon programını Kuşadası Tatlıses Otel yerine Bodrum'da yaptığı yönünde tespitlerde bulunulmuştur.''

İddianamede İbrahim Tatlıses'in 2008 yılının Ekim ayında İstanbul Emniyet Müdürlüğünde alınan ifadesine de yer verildi. Tatlıses'in Ahmet Tekin Baykal'ı şahsen tanımadığını, Sami Hoştan'ı ise 15 yıl önceden sanatçı arkadaşlarıyla gittiği bir sünnet düğününden tanıştıklarını söylediği belirtilerek, şöyle denildi:

''İbrahim Tatlıses'in alınan ifadesinde, 2 Ocak 2007 tarihinde Kuşadası ilçesindeki otelinde bayram vesilesi ile program olduğunu, Sami Hoştan'ın otelde bulunduğunu, otelinde müşterilere açık oyun salonu bulunduğunu, bu salonun kumarhane olarak faaliyet göstermediğini, işlerinin yoğun olması nedeniyle ne kendisi ne de Sami Hoştan'ın herhangi bir oyun oynamadıklarını, Ahmet Tekin Baykal ve adamlarının kumar oynatıldığı gerekçesiyle oteline baskın yapmalarının söz konusu olmadığını, otelinde kumar oynatılmadığını, Baykal'a para vermediğini söylemiştir.'' Tatlıses ise 25 Ağustosta Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesinde ifade vermiş, basın mensuplarının, ''Neden geldiniz?'' sorusunu şöyle yanıtlamıştı:

''Daha önce tanık olarak gittim. Savcı, herhalde 'İbrahim Tatlıses dosyaya girerse daha ilginç olur' dedi. İzmir'de, yani otelimizde olan bir olay... Aslında bir olay yok ama öyle gibi görünüyor. Çete yakalanınca, Kuşadası otel, motel geçiyor. İşte otelde kaldılar, ettiler. Halbuki kimse ne kaldı, ne etti... Onun için ben, mağdur olarak gittim ifade verdim.''

ERGENEKON DAVASIYLA BİRLEŞTİRME TALEBİ REDDEDİLMİŞTİ

İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesi, davayla ilgili hazırladığı tensip zabıtında, Ahmet Tekin Baykal tarafından kurulduğu ileri sürülen çıkar amaçlı örgütün, suç örgütü mü yoksa bir terör örgütünün alt yapılanması mı olduğunun tespit edilmesi için, her iki davanın yargılamasının birlikte yapılması gerektiğini kaydederek, hukuki ve fiili irtibat nedeniyle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/209 esas sırasında devam eden dava dosyalarıyla birleştirilmesine muvafakat edilip edilmeyeceği konusunda, 13. Ağır Ceza Mahkemesine yazı yazılmasını kararlaştırmıştı.

Ancak sanık sayısını ve henüz birinci Ergenekon davasındaki sanıkların sorgulamalarının tamamlanmamış olmasını dikkate alan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi birleşme istemini reddetmişti.

''SKORSKY''Lİ OPERASYON

Daha önce silahlı çete kurma suçundan cezaevine giren Ahmet Tekin Baykal liderliğindeki grubun yeniden suç örgütü oluşumuna giderek, yasa dışı faaliyetlerde bulunduğu iddiaları üzerine, 1,5 yıl süren takibin ardından Temmuz 2008'de, İzmir, İstanbul, Ankara, Aydın, Kuşadası, Muğla, Balıkesir, Samsun, Mersin, Kayseri, Zonguldak ve Antalya'da, Savcı Murat Gök'ün talimatıyla operasyon düzenlenmişti.
''Anafor'' adı verilen operasyonda, Ahmet Tekin Baykal ile emekli albay, emekli askeri savcı, emekli 2 uzman çavuş, Danıştay'daki hakimlik görevinden istifa etmiş bir avukat, iş adamları ile İzmir'de daha önce Asayiş Şube Müdür Vekilliği yapan emekli polis müdürünün de aralarında bulunduğu 58 kişi yakalanmış, 21 tabanca, 11 pompalı tüfek, bunlara ait çok sayıda mühimmat ve bir çelik yelek ele geçirilmişti. Operasyonda Skorsky tipi helikopter de kullanılmıştı.

''Anafor'' operasyonuna bağlantılı olarak gerçekleştirilen kumarhanelere yönelik ikinci operasyonda ise, 6'sı polis 11 kişi gözaltına alınmıştı.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
"Anafor" operasyonu davası 28 Eylül'de başlayacak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz