5 günlük hava durumu
06 Eylül 2011, Salı

İdam edilen ilk Ülkücü'den çarpıcı itiraflar

  • Giriş Tarihi : 06.09.2011 11:04:31
  • Güncelleme Tarihi : 06.09.2011 11:33:39
İdam edilen ilk Ülkücü'den çarpıcı itiraflar
Haberi Dinle

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

12 Eylül’de idam edilen ilk ülkücü olan Mustafa Pehlivanoğlu’nun idamından saatlerce önce verdiği ifade yıllar sonra ortaya çıktı. İfadesinde çarpıcı suçlamalar var.

Devrimci 78'liler Federasyonu tarafından bugün açılacak Utanç Müzesi'nde 12 Eylül yargılamalarına ilişkin dava dosyaları da sergilenecek.

Sergilenecek dosyaların bir tanesi de 1977'de öldürülen Erzurum Atatürk Üniversitesi öğretim görevlilerinden Orhan Yavuz'a ait. Yavuz ülkücü olduğu iddia edilen kişilerce kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. Bu davada ifade verenlerden biri idam edilen ilk ülkücü olan Mustafa Pehlivanoğlu'ydu. Pehlivanoğlu 7 Ekim 1980'de gece saatlerde idam edildi. Pehlivanoğlu idam edilmeden saatler önce Mamak Cezaevi'nde askeri savcıya çarpıcı ifadeler verdi.

Radikal Gazetesi'nin haberine göre, Pehlivanoğlu saat 15.30'da verdiği ifadesinde Abdullah Çatlı'nın kurduğu örgüte nasıl katıldığını şöyle anlatıyor: "İdeolojik nedenlerle kurşun sıkmaktan cezaevine ilk düştüğümde 6 ay kaldım. Sonra tahliye oldum.

Ankara'ya döndüğümde İsa Armağan ve diğer arkadaşlar ziyaretime geldi. İsa bana Abdullah Çatlı ile suç dosyalarımdan birini yok ettikleri için tahliye edildiğimi söyledi. Niyetim askere gitmekti. Ancak İsa ısrar edince Abdullah Çatlı'yla görüştüm. İsa Armağan bir örgüt kurduklarını söylüyordu. Abdullah Çatlı ile sonraki bir görüşmemizde Abdullah Çatlı, İsa'nın kurduğu örgütü teyit ederek, örgütün isminin TUŞKO (Türkiye Ülkücü Şeriatçı Komando Ordusu) olduğunu bu örgütün Türkiye çapında kurulduğunu ve Ankara sorumlusunun İsa Armağan olduğunu belirterek benim onlara yardım etmemi istedi."

Bütün emirleri Abdullah Çatlı'dan aldıklarını söyleyen Pehlivanoğlu şöyle devam ediyor: "İsa Armağan, genellikle yapılacak işlemler hakkında bir şey söylerdi. Bütün emirleri Abdullah Çatlı'dan alırdı. Benim de karıştığım Balgat olayı Abdullah Çatlı'nın emriyle gerçekleştirildi. Bu olaydan yakalanıp cezaevine düştükten 2- 3 ay sonra bizimle Balgat olayına karışan Haydar Şahin'in Çatlı'nın emriyle ve çok şeyler bildiği gerekçesiyle öldürüldüğünü İsa'dan duydum. Ankara Merkez Cezaevi'ne girdikten 10-15 gün sonra Muhsin Yazıcıoğlu ile Çatlı görüşe geldi. Bizi cezaevinden kaçıracaklarına söz verdiler. Sonra vazgeçtiler."

Pehlivanoğlu yaptıkları eylemlerde kullandıkları silahların İsa Armağan tarafından temin edildiğini de ifade ederek "Hatta Balgat olayında kullanılan 12'li Baretta marka tabancıyı Abdullah Çatlı'dan almıştım. İsa silahları Niğde'den getirerek Abdullah'a veriyordu. Abdullah örgüte dağıtıyordu" dedi.

Pehlivanoğlu, çarpıcı ifadesini şöyle sürdürdü: "Balgat olayı olduktan sonra benimle İsmail Köksal'ı kaçıran otomobil MHP'li bir milletvekiline aitti. Bunu arabayı kullanan Şevket Çetin söyledi. Şunu açıklayayım, bu araba MHP milletvekillerinden bir tanesine aitmiş. Fakat ismini bize söylemedi."

İdam öncesinde verdiği ifadesinde Muhsin Yazıcıoğlu ve Abdullah Çatlı'nın dernek başkanlıkları döneminde çok faal olduklarını belirten Pehlivanoğlu şunları anlattı: "İstanbul teşkilatını genel merkeze bağlayan bu ikisi olmuştur. Yazıcıoğlu perde arkasındadır. Örgütü yöneten kişidir. Parti ile ilişkisi olan şahıslar Muhsin Yazıcıoğlu, Abdullah Çatlı, Şevket Çetin'di. Yapılan eylemlerden partinin haberi vardı."

Pişman olduğunu kaydeden Pehlivanoğlu "Beni yönlendiren ve bu duruma düşüren kişilerin de yasal cezalarını çekmelerini istiyorum. Olaylarda kullanılan silahlar teşkilatta pis silah olarak adlandırılırdı, bu silahlar taşraya giderdi. Oradan bize Ankara'da kullanılmayan silah gelir, bu şekilde silahlar örgüt içerisinde devamlı dolaşırdı. Bu emir ve direktifi verenler, eylemleri yönlendirenler Abdullah Çatlı, Muhsin Yazıcıoğlu, Şevket Çetin ve Esat Bütün'dür."

kalan karakter 1000

geyveli ateş geyveli ateş

rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu için nasıl öldü diye kimse kına falan yakmasın kına kanser yapıyormuş.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 14.12.2014 00:46
necdet esin necdet esin

olayları yaşayanlar biliyor ama genede ölenlerin arkasından konuşulmasa iyi olur,o dönemlerde her iki tarafıda bizzat birileri kullandı ve bu birileri dolaylı yollardan devletin içindeydi,yıllardır bu memlekette iki şey var ki bunları yaptığımız için adam olamıyoruz 1 "iyi niyeti suistimal" 2 "yetkiyi suistimal,biri bize iyi davrandımı hemen kötüye kullanıyoruz,yetkilimi olduk?astığımız astık kestiğimiz kestik,bundan vazgeçmeliyiz.

Aynı Görüşte misiniz?
evet0
hayır0
cevapla 29.04.2014 21:55
Tansu Tansu

O dönemi yargılayan arkadaşlar dönemin şartlarına göre yargılasınlar. Herkes kendine göre haklı olduğu bir davanın peşinde yürüyordu. Deniz Gezmiş ne kadar kahramansa Çatlı da o kadar kahramandır. En azından şimdi ölmüşlere saygı gösterelim. İdeolojiden önce insan olmayı bilelim.

Aynı Görüşte misiniz?
evet5
hayır11
cevapla 26.04.2014 15:33
feridun feridun

yıllar sonra öğrendikki sağcısınada solcusunada silahlar aynı kaynaktan verilmiş yazık oldu o dönemin gençliğine allah bir daha öğle bir dönem göstermesin.ne yazıkki o dönemin gençleri kullanılmışlar

Aynı Görüşte misiniz?
evet11
hayır3
cevapla 24.01.2014 20:19
yaşar yaşar

ya yahudi bile kenetleniyor. ayıp ya bu chp.mhp.ye ne oluyor.dünya karışık birlik olacağına parmaklıyor,karıştırmak için uğraşıyor. lütfen gelin canlar bir olalım,birlik olalım. bakın o zaman ne israili ne pkk.sı kalmıyacak. gün birlik beraberlik günüdür..dünya artık büyüyen türkiyeden korkuyor ve saygı duyuyor sizinde bir yararınız olsun elinize taşın altına koyma zamanı. hep birliktee....

Aynı Görüşte misiniz?
evet19
hayır8
cevapla 06.09.2011 21:10

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.