X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER AB'nin taraflı raporuna karşılık tarafsız rapor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

AB'nin taraflı raporuna karşılık tarafsız rapor

  • Giriş Tarihi: 1.1.2013

AB Bakanlığı, 2012'de hayata geçirilen reformları içeren Türkiye'nin ilk "İlerleme Raporu"nu hazırladı. Raporda "AB ülkeleri krizle boğuşurken ülkemiz tarihinin en müreffeh dönemini yaşıyor" denildi

Avrupa Birliği (AB) Bakanlığı, kendi İlerleme Raporu'nu hazırlayarak bir ilke imza attı. AB'nin bu yıl ki İlerleme Raporunu "taraflı" bulan Bakanlık, Türkiye'nin 2012'de attığı reformları içeren kapsamlı bir belge hazırladı. "AB ülkeleri krizle boğuşurken ülkemiz tarihinin en demokratik, en müreffeh, en çağdaş, en şeffaf dönemini yaşamaktadır" denilen ve Türkiye'de ileri demokrasi yolunda atılan adımları ve yapılan reformları kapsamlı bir şekilde içeren İlerleme Raporu aynı zamanda AB'nin Ekim ayında açıkladığı 2012 İlerleme Raporu'na da bir cevap niteliği taşıyor. AB Bakanlığı'nın hazırladığı raporda Türkiye'nin karnesi şu şekilde çıkarıldı:

REFORMLAR DİZİSİ

Siyasi kriterler, "Yargı ve Temel Haklar" ve "Adalet, Özgürlük ve Güvenlik" alanlarında 3. Yargı Paketi yürürlüğe girdi. 4. Yargı paketinin çalışmaları devam ediyor.
Üçüncü Yargı Reformu Paketi başta olmak üzere, tutukluluk oranlarını düşürmek amacıyla gerçekleştirilen diğer reformlarla birlikte, 2006'da yüzde 49.2 olan tutukluluk oranı, 2012 Kasım ayı itibariyle yüzde 24.9'a düştü.
Denetimli serbestlik uygulamasının kapsamının genişletilmesiyle birlikte, 3. Yargı Reformu Paketiyle yapılan düzenlemeler sonucunda yaklaşık 33 bin 500 kişi cezaevlerinden tahliye edildi.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlardan mahkûmiyet durumunda verilen cezaların, genel hükümler çerçevesinde ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve diğer yaptırım seçeneklerine çevrilmesi imkanı getirildi.
20 10 ve 2011 verileri karşılaştırıldığında, Yargıtay'ın iş yükü üçte bir oranında azalmış, karara bağlanan dosya sayısı yüzde 40 arttı.
24 Eylül 2012'de Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuruları kabul etmeye başlamasıyla ülkemizde insan hakları standartlarının korunması ve geliştirilmesi adına tarihi bir süreç başladı.
Ülkemizin ilk Kamu Başdenetçisi yüce Meclisimiz tarafından seçildi, görevine başladı.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile "arabuluculuk" müessesesi oluşturuldu.
İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek İhtiyari Protokolü onaylandı.
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu ve Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu yürürlüğe girdi.
Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yürürlüğe girdi.
Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe girdi. Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi 29 Kasım 2011'de onaylandı.
Denetimli serbestlik uygulamasının kapsamı genişletildi.
Farklı inanç grubuna mensup vatandaşlarımızın vakıf mülklerinin iade edilebilmesinin yolu açıldı.
Şiddet mağduru kadınlara destek olmak amacıyla kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), 2012'de toplam 14 şehirde açıldı.
Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması Sözleşmesi Türkiye tarafından imzalanmış ve 1 Nisan 2012'de yürürlüğe girdi.
Temmuz 2011'de kurulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çatısı altında "Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü" faaliyet göstermeye başladı.
İŞKUR tarafından işe yerleştirilen engelli kişilerin sayısı önemli ölçüde artış gösterdi.
Hükümlü veya tutukluların ziyaret edilmeleri esnasında Türkçeden başka bir dilde görüşme yapılması önündeki engeller kaldırıldı. Ayrıca, Türkçeden başka dilde yazılı ve sözlü olarak seçim propagandası yapılabilmesi mümkün hale geldi.
Üniversitelerde Türk vatandaşlarının kullandığı farklı dil ve lehçelerle ilgili akademik araştırma yapılması, seçmeli ders konması gibi uygulamalar mümkün hale geldi. Bu kapsamda, 2011'de Mardin Artuklu Üniversitesi'nde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü açılarak, 2011- 2012 öğretim yılında 4 yıllık lisans programına öğrenci kabul edilmeye başladı. Tunceli Üniversitesi'nde Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümünde Zaza Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı kuruldu.

'DÜNÜN HASTA ADAMI ARTIK AYAĞA KALKTI'
AB Bakanı Egemen Bağış, Avrupa Birliği Komisyonu'nun 1998'den bu yana her yıl düzenli olarak Türkiye'ye ilişkin İlerleme Raporu yayınladığını hatırlatarak, "Bu yılki Türkiye İlerleme Raporu, daha önceki raporlara nazaran sübjektif, taraflı, mesnetsiz ve bağnazca tutumların gölgesinde kaldığını müşahede ettik. Bu durumun Avrupa Birliği'nin güvenilirliğini zedeleyen bir unsur olarak görüldüğü aşikârdır" dedi. Türkiye'nin son bir yılda birçok reform adımını cesaretle atmasına rağmen AB Komisyonu'nun bunları görmezden geldiğini vurgulayan Bağış, şunları söyledi:

'SÖZÜMÜZÜ TUTTUK' "
Kendi ilerleme raporumuzu kendimiz yazacağız' sözü vermiştik. 10 Ekim'de verdiğimiz sözü, 2.5 ay sonra yerine getirdik. Türkiye Cumhuriyeti ilk kez kendi İlerleme Raporu'nu kendisi yazmıştır. Bundan sonraki yıllarda da bu uygulamayı düzenli olarak gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Alt alta yazıldığında bile yaklaşık 250 sayfayı bulan son 1 bir yılda gerçekleştirdiğimiz reformlar Türkiye'yi AB standartlarına her geçen gün daha da yaklaştırmıştır. Dünün hasta adamı artık ayağa kalkmış, bugünün Avrupa'sına reçete yazacak, Avrupa'daki hastalıklara çözüm üretecek, Avrupa Birliği'ne yük olacak değil, yük alacak bir güce erişmiştir."