X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Barış için her bedeli öderiz'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Barış için her bedeli öderiz'

  • Giriş Tarihi: 4.1.2013

Başbakan Erdoğan, büyükelçilere seslendi: Savaşın değil barışın tarafındayız. Barış için ne bedel ödenmesi gerekiyorsa ödedik, ödeyeceğiz

Başbakan Tayyip Erdoğan, 5'inci Büyükelçiler Konferansı'nda Suriye'ye ilişkin çarpıcı mesajlar verdi. "Barış, savaştan çok daha fazla bedel ister. Savaş kolay olandır. Zor olan barıştır. Biz kolayın değil zor olanın tarafındayız" diyen Erdoğan "Savaşın değil barışın tarafındayız. Barış için ne bedel ödenmesi gerekiyorsa ödedik, ödüyoruz ve ödeyeceğiz" mesajının altını net bir şekilde çizdi. Gerektiğinde Türkiye topraklarını korumak için tereddüt içerisinde olmayacaklarını belirten Erdoğan, "Her an, her imkanımızla savaş için hazırız" mesajı da verdi. Konuşmasında elçilere talimatlar da veren Erdoğan şunları söyledi:

SURİYELİ SAYISI 150 BİNİ AŞTI: Suriye'deki kriz 60 bin masum insanın hayatını kaybetmesine yol açtı. Sadece Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin sayısı 150 bini aştı. 70 binin üzerinde kardeşimiz de ülkemizde kendi imkanlarıyla yaşıyor. Suriyeli mülteciler için harcadığımız bütçe 500 milyon doları buldu. Hafta sonu Akçakale kampına ziyaretimde oradaki kardeşlerimizin iyi durumda olduklarını, umutlarını muhafaza ettiklerini gördüm. Ülkeme olan sevgilerini gördüm.

OSMANLI, SELÇUKLU ÖRNEĞİ: Tavrımızın net olarak anlatılması önem arz ediyor. Gerek Selçuklu ve gerekse Osmanlı güçlü de olsa zayıf da olsa kendisinden yardım isteyen her ülkeye hatta topluluklara ulaşmaya çalıştı. Biz bu ruhu, dış politikamızın temel ilkesi yapmak zorundayız.

BARIŞTAN YANAYIZ:
Barış savaştan çok daha fazla bedel ister. Savaş kolay olandır. Zor olan barıştır. Biz kolayın değil zor olanın tarafındayız. Savaşın değil barışın tarafındayız. Barış için ne bedel ödenmesi gerekiyorsa ödedik, ödüyoruz ve ödeyeceğiz. Her an, her imkanımızla savaş için hazırız. Gerektiğinde topraklarımızı korumak noktasında tereddüt içinde olmayız. Son ana kadar barış için mücadele ederiz, ediyoruz. Şunu herkesin bilmesi gerekiyor: Suriye'deki olaylara tepkisiz kalmak mümkün değildir.

SADECE GÜNÜ KURTARAMAZDIK: Türkiye yakın tarihte İsrail zulmüne, Gazze'de yaşananlara maalesef uzak kalmayı tercih etmiştir. Bu uzaklığın bedelini çok ağır ödemiştir. Suriye'deki olaylara tepkisiz kalarak bugünü kurtarabilirdik ama gelecek nesillere yeni acı hatıralar miras olarak bırakmak istemiyoruz.

ERDOĞAN'DAN ELÇİLERE ÖĞÜTLER
Başbakan Erdoğan, konuşmasında büyükelçilere 2012 yılındaki yoğun çalışmaları nedeniyle teşekkür etti., 2013 yılı için de nasihatlerde bulundu. Elçilere "ezber bozun" mesajı veren Erdoğan, şunları söyledi:
Statükocu bir dış politika anlayışıyla bir yere varmamız mümkün değil. Her bir büyükelçimiz yaşantısı, vizyonu, icraatlarıyla büyük bir ülkeyi temsil ettiğinin tam şuurunda olmalıdır.
(Bulunduğunuz) ülkenin dışişleri bakanına ailece gidip gelebiliyorsak, dışişleri bakanı elçimizin evine gelebiliyorsa, biz orada bu işi başardık demektir.
Her ülke bizim iddia sahibi bir ülke olduğumuzu bilmek durumundadır. Yer yüzündeki her ülke hedefleri olan bir ülke olduğumuzu bilmelidir. Sahip olduğumuz güç kontrolsüz, dengesiz, saman alevi gibi gelip geçici bir güç değildir. Çünkü gücümüzü tarihimizden, medeniyetimizden alıyoruz.
Biz asla küçük düşünemeyiz. Biz büyük düşünmeye mecburuz. Büyük düşünürsek zaferler ardı ardına gelir. Ama küçük düşünürsek erir gideriz.
Bizim büyükelçilerimiz bulundukları ülkelerde girişimcilerimizin yatırımcılarımızın, oradaki insanlarımızın, oraya gelen vatandaşlarımızın mutlaka yanında önünde olmalılar.
Her bir büyükelçimiz think-tank kuruluşunun orkestra şefi gibi hareket etmeli. Bilgiyi kullanışlı hale getirerek beyin fırtınaları estirerek farklı bir sürecin kapılarını açmalıdır.

'KORKAKLIK DÜŞMAN ÜRETİR'
Gözünü kapatan, kulağını tıkayan Türkiye'nin geçmişte böyle bir dış politikayla ne kazandığı, ne kaybettiği sorgulanması geretiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "Akılsız cesareti de korkaklık da aynı derecede düşman üretir. Biz ne akılsız cesaretiyle ne de korkaklıkla düşman üretmek niyetinde değiliz. Biz ilkeler üzerinde duruyoruz."