X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sabah gözaltına alındı akşam serbest bırakıldı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sabah gözaltına alındı akşam serbest bırakıldı

Sabah gözaltına alınıp Ankara'ya götürülen emekli Genelkurmay Başkanı Karadayı, 4 saat süren savcılık ifadesinde BÇG ile ilgili iddiaları reddetti. Karadayı, tankların yürüdüğünden de sonradan haberi olduğunu söyledi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "Post modern darbe 28 Şubat" soruşturmasında ifadesi alınan dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı. Karadayı haftada bir kez karakola giderek imza verecek. Karadayı hakkında ayrıca yurtdışına çıkış yasağı kondu. Dönemin Genelkurmay Başkanı Karadayı dün sabah İstanbul'da gözaltına alındı ve Ankara'ya getirildi. Savcılıkça 4 saat sorgulanan Karadayı'ya 83 soru yöneltildi. 22 sayfa süren ifadede savcı, Çevik Bir'in dilekçesini Karadayı'ya okudu. Karadayı "Cezaevinden savunma psikoloji ile yazılmış" diyerek iddiaları kabul etmedi.

ÇEVİK BİR'İN DİLEKÇESİ
28 Şubat soruşturması kapsamında tutuklu bulunan eski Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, bir ay önce savcılığa yaptığı başvuruda, "BÇG (Batı Çalışma Grubu) faaliyetlerinin tamamı, Genelkurmay Başkanı'nın emir, direktif ve bilgileri çerçevesinde yapılmıştır. Dolayısıyla, TSK'nın tarihi geleneği olan emir komuta birliği bozulmamış, aynen uygulanmıştır" ifadesine yer verdi. Çevik Bir ve iki generalin, Karadayı hakkındaki suç duyurusunun ardından, soruşturmayı yürüten, Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, önceki gün İstanbul emniyet Müdürlüğü'ne gönderdiği talimat ile Karadayı'nın ifadesinin alınmasını istedi. Polis, saat 07.00 sıralarında Karadayı'nın ikamet ettiği lojmana geldi. Palis, arama yapılmamasına rağmen 4 saat evde kaldı. Ardından da Karadayı'yı 11.00 gibi Fenerbahçe Orduevi'nin arka kapısından gizlice çıkaran polis, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirdi. Polis, Karadayı'nın adliyeye giriş çıkışında protokol kapısını kullandı. Karadayı kapalı otoparktan Adli Tıp doktoruna çıkarıldı. Daha sonra Atatürk Havalimanı'na iki polis eşliğinde 12.00 uçağıyla Ankara'ya gönderildi. Karadayı'nın gözaltına alındıktan sonra yakınlarına, "Bu kararı uzun zamandır bekliyordum" dediği öğrenildi. Karadayı'nın avukatı aracılığıyla 10 gün önce adliyeye başvurarak ifade vermek istediği belirtildi.

"BÇG BELGELERİNDE İMZAM YOK"
Adliye girişinde yoğun bir kalabalığın desteği ile karşılanan Karadayı, Savcı Bilgili tarafından 14.50'de sorgulamaya başlandı. Emekli Genelkurmay Başkanı, BÇG ile ilgili sorulara "bilgim yoktu" yanıtını verirken iddiaları kabul etmediğini söyledi. Karadayı, BÇG belgelerinin hiçbirinde imzası olmadığını iddia etti. Hükümeti devirmeye çalışmadıklarını belirten Karadayı, Sincan'da tankların yürütülmesi konusunda ise, "Benim tankların yürütüleceğinden haberim yoktu. Sonradan haberim oldu. Öğrendiğime göre olay tatbikatmış" dedi. Fişlemeler konusunda da bilgi sahibi olmadığını belirten Karadayı'ya, belgelerde yer alan, "Basında aczmendi, üfürükçü, hoca vb. konular sürekli gündemde tutulmalı", "Sivrilmiş fanatik irticai lider ve yönetici", "Pasifize etme çalışmaları arasında öldürmek de var mıdır?" ifadelerinin ne anlama geldiği soruldu. Karadayı, tüm bu sorulara da "suçlamaları kabul etmiyorum" diyerek karşılık verdi. Çevik Bir imzalı BÇG belgelerini de Karadayı'nın önüne koyan savcı "Bilginiz olmadan böyle bir faaliyet gerçekleştirebilirler mi?" diye sordu.Tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilen Karadayı, mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

#Sayfa#

"28 Şubat darbe değil" demişti
İsmail Hakkı Karadayı, 6 ay önce Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu'nun 28 Şubat'a ilişkin sorularını yanıtlamış, komisyona verdiği yanıtlar, Meclis tutanaklarına şöyle yansıdı:
TANKLARIN YÜRÜYÜŞÜNDEN HABERİM YOKTU: Şimdi orada Sincan olayları oluyor bir de tanklar oradan geçiyor. Darbe söylentileri ortaya çıktı. Bu tankların yürüyüşünden benim haberim yoktu. Tanklar yürüdü ama bunun sebeplerini kimse bilmiyor.
ÖLMÜŞ ADAMIN ALEYHİNE KONUŞMAK İSTEMİYORUM: Ölmüş adamın aleyhine de konuşmak istemiyorum. Yani merhum devamlı 'tamam, onu yaparız, bunu yaparız' dedi ama yavaş yavaş bakıyorsunuz hiçbiri yapılmıyor. Sonra televizyondan ben merhum Başbakan'ın (Necmettin Erbakan) istifa ettiğini duydum. Hem vallahi hem billahi bilmiyordum.
POSTMODERN DARBE DEMEK APTALCA:(Çevik Bir'in 28 Şubat'la ilgili 'post modern darbe' sözünün hatırlatılması üzerine) Postmodern darbe ifadesini kullanan fevkalade aptalca bir ifade kullanmıştır. Hani bazı insanlar vardır, ileri çıkmak, önde görünmek şeyi... Bunu kim, nereden çıkarttı hala hayıflanır ve üzülürüm.
BATI ÇALIŞMA GRUBU YOK: Batı Çalışma Grubu (BÇG) diye bir grup yoktu. Yani ismi böyle yani BÇG diye bir grup. Şu anda dava meselesi, fazla konuşmak istemiyorum. Fişleme meselesini de ilk defa duyuyorum. Dava açıldıktan sonra duydum, şaşırdım kaldım.
YEMİN BİLLAH YALAN: O süreçte Uludağ'da Çiller'le görüşmüşüm, yok efendim öyle bir şey. Yalan. Hem vallahi hem billahi yalan.
28 ŞUBAT DARBE DEĞİL: 28 Şubat'ın kesinlikle bir ihtilal olmadığına inanıyorum, bir darbe değil. Yani yaptığım şeyleri de aynen... 28 Şubat'ta yapmış olduğu icraat tamamıyla doğrudur. Yapmış olduğum hiçbir şeyden pişman değilim.
ENCÜMEN-İ DANİŞ'İ ANLATTI: (Encümen-i Daniş'le ilgili sorular üzerine)Encümen'i Daniş'e üyeyim. Çok faydalı. Gelmiş geçmiş bütün başbakanlar, cumhurbaşkanları dahi, bakanlar orada. Encümen'i Daniş aracılığıyla hükümete yönelik girişimlerde bulunulması kesinlikle yok.

#Sayfa#

Davada 62 kişi tutuklandı
"Post modern darbe 28 Şubat" soruşturmasında, dönemin sivil ve askeri aktörleri sanık veya mağdur olarak ifade verdi. Aralarında dönemin Genelkurmay 2. Başkanı emekli Org. Çevik Bir'in de bulunduğu 62 kişinin tutuklu yargılandığı soruşturmada, dönemin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller de ifade verdi. Soruşturma, Ankara Barosu'na kayıtlı avukat Yunus Akyol'un 2011 Nisanında başsavcılığa verdiği suç duyurusunun ardından başlatıldı. Akyol, 1995 genel seçimlerinin ardından Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi'nin koalisyon yaparak kurdukları 54. Hükümet'in "28 Şubat 1997'de yapılan darbeyle görevden uzaklaştırıldığı"nı savunarak, TCK'nın 312. maddesinde düzenlenen "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırma ve görevlerini engelleme suçu"ndan emekli Org. Karadayı ve kuvvet komutanlarının da arasında bulunduğu kişiler hakkında soruşturma açılmasını istedi. Aralarında Merve Kavakçı'nın da bulunduğu çeşitli şuç duyuruları Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki soruşturmayla birleştirildi. İlk gözaltılar 12 Nisan 2012'de gerçekleştirildi. 19 Nisan, 25 Nisan, 8 Mayıs, 28 Mayıs ve 22 Haziran 2012'de yapılan operasyonlarda, aralarında emekli Orgeneral Çevik Bir ve YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz'ün de bulunduğu 62 şüpheli tutuklanarak Sincan Cezaevi'ne konuldu.