X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER PKK'yı sarsan 3 derin infaz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

PKK'yı sarsan 3 derin infaz

PKK kurucularından Sakine Cansız ve örgütün diğer iki kadın üyesi Paris'teki Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda öldürüldü. Şifreli kapının içeriden açıldığı saptandı. Dolayısıyla kurbanların katili tanıdığı düşünülüyor. Polis "Susturucu kullanılmış, tam bir infaz" diyor

Fransa'nın başkenti Paris'te, PKK'nın kurucularından Sakine Cansız'ın da bulunduğu üç kadının infaz edilmesi gündeme bomba gibi düştü. Terörü bitirmek üzere müzakere sürecinin hız kazandığı bir dönemde işlenen 3'lü cinayet, ardında pek çok da soru işareti bıraktı.

KAPIYI KIRARAK GİRDİLER

Sakine Cansız, Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Paris Temsilcisi Fidan Doğan ve Leyla Söylemez'den uzun süre haber alamayan tanıdıkları, Paris Kuzey Garı yakınında bulunan Kürdistan Enformasyon Bürosu'na gitti. Kapının girişinde kan izleri görünce hemen polise haber verdiler. Polisle birlikte önceki gece saat 01.00 sıralarında kapıyı kırarak içeri girdiklerinde ise biri kapının önünde diğerleri de içerideki odada kanlar içinde yatan 3 cesetle karşılaştılar.

CEVAP BEKLEYEN SORULAR...

Yapılan ilk incelemede Cansız ve Fidan'ın enselerine sıkılan tek kurşunla, Söylemez'in ise göğsünden vurulduğu belirtilirken, resmi bir açıklama yapılmadı. Kadınların son olarak çarşamba öğleden sonra görüldüğü ve cinayetlerin büyük olasılıkla akşam saat 18.00-19.00 sıralarında işlendiği belirtildi. Fransız televizyonu, kurbanlardan 32 yaşındaki Fidan Doğan'ın Kürdistan Enfarmasyon Bürosu'nda sürekli görevli olduğunu, Sakine Cansız ve Leyla Söylemez'in ise ziyaretçi olduğunu duyurdu. İnfazın ardında kimlerin olduğu konusunda farklı iddialar ortaya atılıyor. Karanlıkta kalan sorularsa cevap bekliyor:
Büronun girişinde tabela bulunmaması nedeniyle binaya sadece bilenlerin geldiği belirtiliyor. Ayrıca yapılan ilk incelemelerde büronun giriş kapısında herhangi bir zorlama olmadığı tespit edildi. Kapının şifreli olduğu, bu yüzden içeriden açıldığı ihtimali üzerinde duruluyor. Bu da içerideki kadınların gelenleri tanıdığı ve güvendiği, bu yüzden de kapıyı açtığı şeklinde değerlendiriliyor.
İlk saptamalara göre olayın 'infaz' olduğu görüşündeki Fransız polisi, suikastte büyük olasılıkla susturucu silah kullanıldığına işaret ediyor. Olay yerinde 3 kovan ve bir de valiz bulundu.

BAKAN: KABUL EDİLEMEZ

Fransa İçişleri Bakanı Manuel Valls, cinayetlerin işlendiği yere gelerek incelemelerde bulundu. Cinayetleri haber alır almaz programında değişiklik yapan Valls, olayı "kabul ve tahammül edilemez" olarak değerlendirdi. Valls, saldırıların sorumlularının bulunması için gerekli bütün çabanın gösterileceğini ifade etti ve terörle mücadele savcılığının gerekli soruşturmayı derhal başlattığını hatırlatarak, "Bırakalım yetkililer görevlerini yapsın" dedi. Bu arada 200 kadar bölücü terör örgütü yandaşı da olay yerinde toplandı. Cinayetlerin 'siyasi amaçlı' olduğunu iddia eden göstericiler, PKK lehine sloganlar attı. Fransız polisinin çok yoğun güvenlik önlemleri aldığı görüldü.

'BARIŞ SÜRECİNE BALTA'
Fransa merkezli Kürdistan Dernekleri Federasyonu Başkanı Mehmet Ülker, saldırı ile Türkiye'de başlatılan "barış sürecinin baltalanmak" istendiğini savundu. Ülker, "Cinayeti duyduğumuzda önce şoke olduk. Bizim için Türkiye'de bir barış süreci başlatılmıştı. Böyle bir süreçte bu cinayetlerin işlenmesi düşündürücü. Örgüt içi infaza ihtimal vermiyorum. Örgüt içinde sürece karşı çıkan kimse yok" dedi. DIŞ HABERLER


#Sayfa#

YÜZLERCE KADIN TERÖRİSTİ EĞİTTİ
Sakine Cansız... Kod adı 'Sara'. Örgütten ayrılan Kesire Yıldırım sayılmazsa PKK'nın kurucuları arasında yer alan tek kadın terörist. Gördükleri ve bildikleriyle örgütün 'karakutusu'. Sakine Cansız aslen Tuncelili. Abdullah Öcalan 1974'te Ankara Tuzluçayır'da PKK'nın temelini atarken yanındaki 8 kişiden biriydi. 1979'da Elazığ'da gözaltına alındı. 1982'de Malatya cezaevinden tek başına kaçtı.

HAFTANİN KAMPI SORUMLUSUYDU

Yakalanınca Diyarbakır Cezaevi'ne gönderildi. 51 gün ölüm orucu tutunca özellikle kadın teröristlerin idolü haline geldi. Tahliye olunca Lübnan'a geçti ve PKK'ya katıldı. 1992'de Haftanin Kampı sorumlusu oldu. O tarihten Avrupa'ya çıkıncaya kadar yüzlerce kadın terörist yetiştirdi. Öcalan'ın Suriye'yi terk etmesinden sonra Avrupa'ya çıktı. Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin'in gerçekleştirdiği provokatif eylemlerden rahatsızlık duyan Cansız, bunu eleştirince Suriye kanadı tarafından dışlandı. Murat Karayılan'a yakın isimler arasında yer alıyordu. 3 yıldır örgütün Fransa'daki siyasi faaliyetlerinden sorumluydu.

İŞTE OLAĞAN ŞÜPHELİLER
Sakine Cansız'ı kim neden öldürdü? Hem de böyle hassas bir süreçte. İsminin açıklanmasını istemeyen bir terör uzmanı, bu soruya "Kurtlar Vadisi dizisinde bir replik vardı 'Vuran kaçtı. Cenazeye kimler gelecek ona bakalım' diyordu. Biz de cenazeye kimler gelecek ona bakalım. Kim en çok savaş çığlıkları atıyor görelim" diye yanıt verdi. Aynı terör uzmanına göre Cansız suikastıyla bir taşla üç değil otuz üç kuş birden vuruldu. İşte senaryolar:

MUHTEMEL SENARYOLAR

İmralı görüşmeleriyle umutlu bir süreç başlamıştı. Suikastla süreç baltalanmak istendi.
Çözüm istemeyen bazı dış istihbarat mihrakları endişeliydi. Suikast ile ateşe odun atıldı.
Geçitli Saldırısı'nda olduğu gibi 'Derin PKK' devreye girdi ve cinayetler Türkiye'nin üzerine yıkılmak istendi.
Fransa son yıllarda PKK'nın üzerine gidiyordu. Suikastın Paris'in orta yerinde gerçekleşmesi bir kısım dış istihbarat mihraklarının Fransa'ya "Ayağını denk al!" mesajı oldu.
Cansız, Öcalan'a koşulsuz itaat eden biriydi. Öcalan'a 'Ayağını denk al!' mesajı yollandı.
Kandil'deki PKK'lı yöneticilerinin Avrupa'ya gitmesi öngörülüyordu. Suikast ile "Avrupa sandığınız kadar güvenli değil, savaşmaya devam" mesajı verildi.

MUHTEMEL FAİLLER:

Derin PKK: Olayda kullanıldığı iddia edilen 'susturuculu silah' PKK pratiğine aykırı değil. Tunceli'de şehit edilen cumhuriyet savcısını vuran silahta da susturucu vardı. Savaş isteyen derin PKK işbaşında.
Derin Servisler: Fransa PKK'nın Avrupa yapılanmasına büyük darbe vurdu. Ancak Almanya, Belçika ve İngiltere'nin başını çektiği bir grup PKK'ya karşı bir şey yapmadı.
MOSSAD-SAVAMA-EL MUHABERAT: 6 askerin şehit düştüğü İskenderun saldırısına katılan teröristlerden birinin İsrail bağlantısı ortaya çıkmıştı. İran'ın ise kendi topraklarında PKK'nın kolu olan PJAK'a destek sağladığı biliniyor. Suriye ise PKK'nın dilediği gibi at oynattığı bir alan.


#Sayfa#

OSMAN ÖCALAN, KARASU VE FEHMAN HÜSEYİN'İ İŞARET ETTİ
Paris'teki suikastları değerlendiren Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan, "Sakine Cansız, savaşı sürdürmekten yana olan, Fehman Hüseyin'in de içinde yer aldığı Mustafa Karasu'nun ekibinin hedefi haline gelmiş olabilir" dedi. Uzun yıllardır Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde yaşayan Osman Öcalan, Cansız'ın, muhalif ve katılımcı özellikleriyle, kendine özgü bir duruşu olduğunu söyledi. Öcalan, "PKK'nın çizgisine bağlı olduğu kadar, doğru görmediği şeylere muhalefet eden eleştiren biriydi. Bununla birlikte Abdullah Öcalan'a son derece bağlıydı. Öcalan yakalandığında da, en sıkı şekilde bağlılığını gösteren kişilerin başında geliyordu. Sakine, Kürt ulusalcılığının özelliklerini gösteren bir kişiydi. Askeri mücadeleden çok siyasi mücadeleden yana idi. Bu yüzden savaşı sürdürmekten yana olan mezhepçi ve grupçu olan Mustafa Karasu gibilerin hedefi haline gelmiş olabilir" diye konuştu. PKK'nın Türkiye'deki eylemlerini yöneten Suriyeli Doktor Bahoz kod adlı Fehman Hüseyin'in de Mustafa Karasu'nun ekibinde olduğunu anlatan Öcalan, "Sakine, bu ekibin hedefi haline gelmiş olabilir. Başka etkenler de olabilir" dedi. Öcalan, 2003'te kendisinin de aralarında bulunduğu bazı PKK'lıların silahlı mücadeleye son verip siyasete yönelmeyi önerdiğini belirterek şöyle dedi: "Biz konuyu gündeme aldığımızda, Murat Karayılan ortadaydı. Cemil Bayık, Mustafa Karasu, Ali Haydar Kaytan ve Duran Kalkan ise savaşın sürdürülmesinden yanaydı. Fehman Hüseyin de bu ekipteydi. PKK'nın dağda bulunan bu ekibi, barış istemiyor."

YABANCI GİZLİ SERVİSLERE DİKKAT

Yabancı istihbaratın da gözardı edilmemesi gerektiğini kaydeden Öcalan, şöyle devam etti: "Türk gizli servisi yurtdışında hiç PKK'lı öldürmedi, bugün de yapacağını hiç sanmıyorum. Barış sağlanırsa, Türkiye'nin önü açılır ve çok etkili bir güç haline gelir. Bu açıdan barışı istemeyen İran, Suriye, Rusya gibi ülkelerin istihbarat güçleri harekete geçebilir. Özellikle geçmişte ittifak içinde olan ülkeler PKK'yı etkilemek isteyeceklerdir. Barış süreci, örgüt içinde ayrışmaya neden oldu. Bize olumsuz tavırla karşılık veren grup, bu dönemde de barışı benimsemeyecektir."

HOLLANDE: ÖLENLERDEN BİRİNİ TANIYORDUM
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Paris'te Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda öldürülen üç kadından birini tanıdığını söyledi. Hollande, Paris'te işlenen cinayetleri "korkunç'' olarak niteledi ve "Onlardan birini tanıyorum, düzenli olarak bizimle görüşmeye gelirdi'' ifadesini kullandı. Cinayetlerle ilgili soruşturmanın sürdüğünü kaydeden Hollande, "En doğrusu, kimin ve neden yaptığını öğrenmemiz için beklememiz'' diye konuştu.


#Sayfa#

3'LÜ SUİKASTA YÖNELİK TEPKİLER
Başbakan: İnfaz veya sürece provokasyon
Başbakan Erdoğan: İç hesaplaşma olabilir, teröre karşı vermiş olduğumuz bir mücadele var. Bunu arzu etmeyenler de var. Bunlar tarafından böyle provokatif bir girişim de olabilir. Sabırlı olup aydınlanmasını beklemekte fayda var.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: Yapılış şekline bakılırsa PKK'nın iç hesaplaşması gibi görünüyor. PKK terör örgütünün uzun yıllardan beri kendi içinde binlerce infaz yaptığını biliyoruz, bu süreçte bu ve benzeri olaylar artabilir.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç: 3 kadının böylesine öldürülmesi, kimlikleri, kişilikleri, üzerine atılı suçlar ne olursa olsun tasvip edilemez. Türkiye'de yeni başlayan süreci hem içeride hem de dışarıda etkilemeye yönelik bazı girişimler olabilir mi derseniz bu da bir ihtimaldir.
CHP Adıyaman Milletvekili Salih Fırat: Bu tip şeyler olacağı bekleniyordu. Daha başka olaylar da olabilir. Ancak bu tür olaylara aldırmadan İmralı'yla başlayan süreci devam ettirmek gerekiyor.

KIŞANAK: SİYASİ CİNAYET
PKK'ya mensup 3 kadın yöneticinin öldürülmesi üzerine BDP, milletvekillerini Meclis'te "acil" mesajıyla toplantıya çağırdı. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve Eş Başkan Gültan Kışanak dün apar topar Paris'e hareket etti. Bu heyete Demokratik Toplum Kongresi Başkanı Aysel Tuğluk, Nazmi Gür de eşlik etti. Paris'te 3 kadının cenaze törenine katılacak olan Demirtaş, "Paris'teki katliamın aydınlatılması için girişimde bulunacağız. Bu örgüt içi infazdır deyip kapatılamaz" dedi. Kışanak da "Bu sıradan bir katliam değil açıkça siyasi bir cinayettir" yorumunu yaptı. PKK'nın Avrupa Sorumlusu Zübeyir Aydar da saldırının yeni sürece karşı yapıldığı savundu. Öte yandan Avrupa'daki Kürt gruplar ise bugün Londra'da yarın da Paris'te büyük bir gösteri yapmaya hazırlanıyor.

'ÖNCELİK MİSYONLARIMIZ'
Türkiye'nin Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu olayla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu merkezin PKK ile doğrudan bir bağlantısı olduğunu biliyoruz. Merkezin sorumlusu olarak görünen Fidan Doğan esasen buradaydı. Sakine Cansız ve Leyla Söylemez'in daha çok Fransa dışında bulundukları yolunda bilgilerimiz var. İçişleri Bakanı ilk bulgulara göre bunun infaz olduğunu söyledi. Binanın kapısı kapalıydı, polis kırarak girmiş. Bakan, Fransa'nın bunu kabul etmesine imkân olmadığını söyledi. Buradaki genel hava da Türkiye'de başlatılan görüşme sürecinin sabote edilmesine yönelik olabileceği yolunda. Bizi esas ilgilendiren bu noktada, Fransa'daki misyonlarımızın korunmasıdır."


#Sayfa#

GİZLİ SERVİS BAĞLANTISI ARAŞTIRILIYOR
Aralarında PKK'nın kurucularından Sakine Cansız'ın da bulunduğu üç kadının Paris'te silahlı saldırı sonucu öldürülmesiyle ilgili araştırmaların, suikastta bir gizli servis parmağının olduğu ihtimali üzerinden yürütüldüğü öğrenildi. SABAH'ın Türk istihbarat kaynaklarından edinilen bilgilere göre, PKK'nın silah bırakması için İmralı üzerinden yeni bir müzakere sürecinin başlatıldığı dönemde Abdullah Öcalan çizgisine yakın olan Sakine Cansız ile Fidan Doğan ve Leyla Söylemez'in öldürülmesinde gizli servis bağlantısı olup olmadığı araştırılacak.

BİLGİ ALIŞVERİŞİ

Fransız gizli servisi DGSE'nin (Direction Generale de la Securite Exterieure) olaydaki muhtemel gizli servis bağlantısını araştırdığı öğrenildi. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın da (MİT), suikastların çözümüne katkı sağlaması için Sakine Cansız ve diğer PKK'lılarla ilgili elindeki bilgileri DGSE ile paylaşacağı belirtildi. Fransız Gizli Servisi'nin kendi ülkelerinde bu türden suikastların olmasından rahatsız olduğu kaydedildi. Soruşturmayı da Fransız Anti-Terör Savcılığı cinayet masasından devraldı.

BİLİNÇLİ SEÇİLDİLER

Hedef olarak kadınların seçilmesinin de bilinçli olduğu ve infial yaratma amacına yönelik bir provokasyon olabileceği belirtildi. Cinayetlerle ilgili soruşturma kapsamında olay yerindeki tüm kamera kayıtlarının inceleneceği ve silahlı saldırıyı gerçekleştiren saldırgan ya da saldırganların kimliğinin tespit edilmeye çalışılacağı öğrenildi. Bu arada üç maktulün otopsisinin bir hafta süreceği, dolayısıyla cenazelerin de bir hafta sonra teslim edileceği kaydedildi.

SURİYE BAĞLANTILI

Cinayetlerin örgüt içinde Abdullah Öcalan çizgisine derin muhalefet sergileyen Suriye uzantılı ekipler tarafından işlenmiş olma ihtimali de araştırılıyor. PKK'nın Avrupa kadrosunda geçtiğimiz aylarda önemli bir değişiklik yaşandı. Örgütün Kandil'deki üst yöneticilerinden Mustafa Karasu'ya yakınlığı ile bilinen Avrupa Sorumlusu Sabri Ok, Kandil'e gitti. Yerine Zübeyir Aydar gibi örgütün silah bırakmasına sıcak baktığı bilinen Remzi Kartal geldi. Nitekim Zübeyir Aydar, Remzi Kartal, Muzaffer Ayata da olaydan sonra Paris'te olayın gerçekleştiği Kürt Enformasyon Merkezi'ne gitti. Bu arada Kesire Öcalan gibi PKK geçmişi olan veya örgütte halen aktif olan kadınlar başta olmak üzere Avrupa'da yaşayan PKK'lıların çevresindeki güvenlik önlemlerinin artırılacağı öğrenildi.

'MİT PARMAĞI İDDİASI GÜLÜNÇ'
Paris'teki cinayetlerde "Türk Gizli Servis iddiası" Fransız yetkilileri tarafından inandırıcı bulunmadı. Le Figaro gazetesi, Fransız polisinin bu tertibe inanmadığını ve daha çok PKK'da iç hesaplaşma izi araştırdıklarını belirtti. Uzman bir polisin görüşlerine de yer veren gazete, Türk devletinin Fransa'da böyle bir operasyonu düzenleyeceğini sanmadığını ve bunu gülünç bulduğunu aktardı.