X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Dilsizdi artık konuşuyor!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Dilsizdi artık konuşuyor!

  • Giriş Tarihi: 19.1.2013

Dilsiz doğan Brezilyalı Silva, ailesi ve doktorlarının çabasıyla beslenme sorununu çözdü. En son çene kemiği genişletilince konuşmaya başladı

Brezilya'da dilsiz olarak dünyaya gelen çocukların tedavi sonrası konuşabileceği ve yemek yiyebileceği kanıtlandı. 23 yaşındaki Auristela Viana da Silva adındaki Brezilyalı genç kız dilsiz olarak dünyaya geldi. Annesi ve büyümesi, gelişmesi için cerrahi bir ekip tarafından yardım aldı. Böylelikle hemşirelik okuluna başlayarak hayatını normal bir şekilde devam ettirmeye başladı. Dil eksikliği, doğumda anlaşılamaması sebebiyle tıp dünyası için önemli bir olay. Çünkü dilsiz doğmak bebeğin düzenli beslenmesine engel olarak ölüme yol açan bir durum ve dünyada buna benzer birçok vaka bulunuyor. Auristela'nın annesi ise doğrudan kızının boğazına sıvı gönderen bir şişe icat ederek hem beslenmesini sağladı hem de onu ölümden kurtardı. Ayrıca sonraki yıllarda kızının dil eksikliğini aşmak ve konuşturabilmek için de çabaladı. Tedavi için Diş Hekimi Frederico Salles çene genişletme operasyonu yaptı. Bu yöntem dünya çapındaki birçok pediatrik kurumun ilgisini çekti. Çünkü dili olmayan çocukların konuşmada zorluk çekmesi ve yemek yiyememesi çocuğun kendinden memnun olmamasına sebep oluyor ve günümüzde dil nakli yapılamıyor. Silva'ya uygulanan başarılı tedavi onun durumundaki insanlara umut oldu.

Prof. Dr. Reha Yavuzer (Vehbi Koç Vakfı Amerikan hastanesi Plastik Cerrahi): Doğumsal bozukluklar çok geniş bir yelpazede karşımıza çıkıyor. Anne karnındaki bebeğin bazı yapıları tam gelişemeyebiliyor. Bunun tedavisinin ana dalı da plastik cerrahidir. Dilin, çene kemiğinin ya da buna benzer dokuların gelişmemiş ya da olmaması gibi nadir görülen doğumsal bozukluklar var. Bu tür bozuklukların tedavisi için detaylı bir planlama yapılıyor. Sonrasında ise bozuk kısmın birkaç ameliyatla bu uzuvları taklit eder gibi işlev görmesi sağlanıyor. Yani hangi yapı eksikse o yapıyı en iyi taklit edebilecek doku yapılıyor. Mesela dil eksikse oraya bir kas dokusu ekleniyor ya da bölgedeki dokular genişletilerek veya çevrilerek buna uygun bir operasyon gerçekleştiriliyor. Böylelikle var olmayan dokuyu vücuttaki diğer yedek parçayla onarıyoruz ya da olmayan organı taklit edilebilecek hale getiriyoruz.

Prof. Dr. Türker Sandallı (Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Diş hastanesi Diş Hekimi): Kişinin hiç dili olmaması oglossia, dilin küçük olması ise hypoglossia olarak adlandırılıyor. Dil olmadığında ağız içinde yumuşak doku olmadığı için çene kemikleri daralıyor. Dolayısıyla da kişinin yemek yemesi, konuşması ve soluk alması zorlaştığı için çene kemiğini genişletme ameliyatı yapılıyor. Bu operasyonla alt çene genişletildikten sonra dil fonksiyonları yerine gelmeye başlıyor. Solunum, konuşma ve yemek yeme gibi faaliyetler de düzene giriyor.