X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Asıl hedef elçilik değil barış süreci
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Asıl hedef elçilik değil barış süreci

ABD Büyükelçiliği'ne bombalı saldırının detayları netleşiyor: Asıl hedef elçilik değil, sansasyonel eylemlerle barış sürecini baltalamaktı. 6 kilo TNT patlayıcı kullanıldı. Canlı bomba el bombası ve tabanca da taşıyordu

ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne önceki gün yapılan canlı bomba saldırısı ile ilgili detaylar güvenlik birimlerinin çalışmasıyla ortaya çıkarıldı. Eylemi gerçekleştiren Ecevit Şanlı'ya ilişkin kritik bilgilere de ulaşıldı.. Eylemin taşeron, hedefinin ise barış süreci olduğu kanaatine varıldı. Ankara'da 2 İstanbul'da ise 1 kişi saldırıyla ilgili gözaltına alındı. İşte istihbarat birimlerinin ulaştığı detaylar:

SAHTE KİMLİKLE EGE'DEN GİRDİ

Ankara'daki terörist saldırıda 6 kilo TNT patlayıcı kullanıldı. Bomba uzmanlarının yaptığı incelemede, TNT yanında bir de el bombası bulundu. Bombanın "profesyonel" bir el tarafından hazırlandığı da anlaşıldı. Teröristin üzerinden bir de tabanca çıktı. Tabancanın, güvenlik görevlilerinin kalabalık olması durumunda , önce onları öldürmek sonra bombayı patlatmak üzere taşındığı tahmin ediliyor. Olay yerindeki kafası ve kimlik parçasından alınan parmak iziyle teröristin kimliği kısa sürede belirlendi.
Ankara Terörle Mücadele polisi yaptığı titiz çalışmada canlı bombanın Yunan Adaları üzerinden Türkiye'ye sahte kimlikle giriş yaptığını belirledi. Ecevit Şanlı'nın üzerinden pasaport çıkmaması kaçak giriş ihtimalini güçlendirdi.

KİMLİK, HALI SAHADAN ÇALINMIŞ
Teröristin üzerinden çıkan sahte kimliğin sahibi olan kişi İstanbul'da patlamanın ardından gözaltına alınarak sorgulandı. Bu kişinin kimliğini, halı sahada maç yaparken kaybettiği ortaya çıktı. Yine bu olayla bağlantılı olarak İstanbul ve Ankara'da birçok noktaya polis baskın düzenledi.
1997'de İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Harbiye Orduevi'ne lav silahıyla saldırı olayına karışan Ecevit Şanlı, 2'si kadın toplam 7 sanıkla birlikte gözaltına alınmıştı. ANAP, DYP ve MHP il başkanlıkları ile İstanbul DGM binasına yönelik saldırı hazırlığı da yaptığı iddia edilen Şanlı, 2001 yılında ölüm orucuna girdi. Wernicke-Korsakoff hastalığının ağırlaşması nedeniyle de şartlı tahliye edilerek 2002'de Ümraniye Cezaevi'nden salıverildi.
Polis, saldırıyı gerçekleştirmeden önce Şanlı'nın kimlerle görüştüğünü araştırıyor. Bu amaçla başta elçilik çevresindekiler olmak üzere tüm MOBESE kameralarından gelen görüntüler izleniyor. Bu incelemede Ecevit Şanlı'nın olaydan önce Kuğulupark civarında görüldüğü saptandı.

TAŞERON ÖRGÜT...

Saldırgan Ankara'ya saldırıdan 1 gün önce geldi, Türkiye'ye ise ocak ayında giriş yaptı. İz bırakmamak için Ankara'da örgütün hiçbir kademesiyle irtibat kurmadı. Otelde kalmadığı veya kayıtsız bir yerde kaldığı değerlendiriliyor.
Güvenlik güçleri, DHKP-C'nin taşeron olduğu yönünde değerlendirme yaptı. İstihbari bilgiye göre Türkiye'nin terör sorununu çözmek üzere harekete geçmesinden rahatsız olan odaklar eylemi arka planda organize etti. Asıl hedef ABD elçiliği değil, barış süreciydi. Sansasyonel eylemlerle sürece yönelik desteğin kesilmesi amaçlanıyordu.
Saldırı Ankara polisini de teyakkuza geçirdi. Türkiye'de değişik tarihlerde terör eylemlerine karışan 14 şüphelinin, ses getirecek eylemler peşinde olduğu bilgisine ulaşan polis, listedeki şüphelilerden 8'inin Yunanistan'da eğitim aldığı belirledi. 4 teröristin Almanya'da, diğerlerinin ise Belçika, Avusturya ve Suriye'de olduğu saptandı. DHKP-C'li teröristlerden Seval A., Ali Ercan G., Muharrem K., Murat K., Şemsettin K., Harika K., Ferhat E. ve Bulut Y.'nin Yunanistan'da olduğu tespit edildi.

CLINTON'DAN TEŞEKKÜR...

ABD'de Dışişleri Bakanlığı görevinden ayrılan Hillary Clinton, bakanlık çalışanlarına veda ederkenki konuşmasında Ankara'daki terör eylemine de değindi. Clinton, "Oradaki büyükelçimizle ve Türk mevkidaşımla görüştüm. Onların gösterdiği fedakârlığa ne kadar çok değer verdiğimizi anlattım" dedi. .
Terör örgütü DHKP-C canlı bomba saldırısını üstlendi. Örgüt saldırıyı, ABD ve Türkiye'nin Suriye politikalarına tepki olarak yaptığını açıkladı.

ELÇİLİK BİNASI TAŞINACAKTI
Saldırıya uğrayan ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nin daha güvenli bir yere taşınması için uzun süredir çalışma yürütülüyordu. Şehrin merkezinde kalan ve güvenlik riski yaratan büyükelçilik binası İstanbul İstinye'de bulunan Başkonsolosluk gibi hakim bir tepeye taşınmak istendi. Amerikalı yetkililer bu konuda öncelikle Çankaya Belediyesi ile görüştü. Kırkkonaklar mevkisinde önerilen arazi ile Büyükelçilik arsasının takasına sıcak bakılmadı. Daha sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi, TOKİ ve Milli Emlak'la görüşen yetkililer, son olarak Oran'da Yeni Diplomatik Site'de yer istedi. Ancak Amerikalıların bu alanda istediği arazinin büyüklüğü ve bir kısmının da toplu konut alanı olması nedeniyle formül arayışı başladı. Son olarak ABD yetkilileri ile Milli Emlak arasında yeni büyükelçilik arazisi için mutabakata varıldığını kaydeden diplomatik kaynaklar, alım ve inşaat sürecinin ABD'nin Kongre onayı ve mali iç prosedürleri nedeniyle henüz başlamadığını belirtti. Mütekabiliyet ilkesi gereği, Washington'da da Türkiye'ye eş değer arazi bulunması gerektiğine işaret etti.