X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Kimseyi incitmeden barış ve huzur gelsin'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Kimseyi incitmeden barış ve huzur gelsin'

  • Giriş Tarihi: 24.2.2013

Geçen yıl şehit düşen Uzman Çavuş Kamil Çelikkaya'nın üniversiteli oğlu Ahmet: Şehitlerin ruhu, ailelerin gururu incitilmeden yapılacak çalışmayı destekliyorum

Hakkâri'de geçen yıl düzenlenen karakol saldırısında şehit olan Uzman Çavuş Kamil Çelikkaya'nın, üniversite öğrencisi oğlu Ahmet Çelikkaya "Ateş düştüğü yeri yakıyor. Artık çocukların özlemle yolunu bekledikleri babaları bayrağa sarılı t abutlar içinde dönmesin. Şehitler ve aileleri incitilmeden barış ve huzur sağlanmalı" dedi. 5 Ağustos 2012 de HakkâriÇukurca karayolunun 40. kilometresinde bulunan Geçimli Jandarma Karakolu'na 3 koldan ağır silahlarla düzenlenen saldırıda şehit olan 6 askerden biriydi 41 yaşındaki Çelikkaya. 2 yıldır görev yaptığı karakolda sadece 4 ay kalan emekliliği için gün sayıyordu. Gece başlayıp yaklaşık 5 saat süren çatışma sırasında Ankara'daki eşi Elif Çelikkaya'yı arayıp, "Hakkınızı helal edin, şu an çatışma halindeyiz ve ateş altındayız" dedi. Bir daha da telefonunu açmayan Çelikkaya'nın şehit olduğu haberi sabah ulaştı eşine. Balıkesir'de bulunan üniversite öğrencisi oğlu Ahmet, 'Baban yaralı olarak Ankara'ya götürüldü' denilerek çağrıldı okulundan. Babası için dua ederek yola çıkan genç, yolcu otobüsündeki televizyonda haberleri dinlerken babasının şehit olduğunu öğrendi.

ONLAR DA ADIM ATMALI

O genç şimdi başka Kamiller ölmesin, başka Ahmetler babasız kalmasın diye ne gerekiyorsa yapılmasını istiyor. Üniversiteli şehit çocuğu Ahmet duygularını şöyle anlatıyor: "Şehitlerin ruhu, şehit ailelerinin gururu incitilmeden yapılacak her çalışmayı bir şehit oğlu olarak elbette destekliyorum. Bu iş bitirilmeli, akan kan durdurulmalı artık. Terörün son bulması için kim olursa olsun, görüşülmesinde bir sakınca görmüyorum. Artık bu ülkede her gün şehit haberleriyle evlere ateş düşmeyecekse görüşülsün, konuşulsun ama bu iş bitsin. Çocukların özlemle yolunu bekledikleri babaları bayrağa sarılı tabutlar içinde dönmesin. Ben devletin bu konuda üzerine düşeni yaptığına inanıyor ve samimi buluyorum. Ancak yazın eylem kışın barış söylemleri içinde olan örgüt, bu konuda samimiyse silahları gömüp dağdan inmeli. Devletin samimiyetinden kuşkum yok eğer de onlar da samimiyseler önce adım atmalı ve iyi niyet göstermelidirler."


***
'Sancılar ve tepkiler doğal iyimser olmamız gerekiyor'
Bundan 14 yıl önce 25 yaşındaki oğlunu teröre kurban emekli memur Mehmet Özgül, "Akan kan dursun diye 5 vakit namazımda dua ediyorum. Atılan adımları sonuna kadar destekliyorum. Bu süreçte tepkiler ve sancılar normal ama iyi niyetle hedefe yürümekten şaşmamak lazım" dedi. Askerlik dönüşü açtığı beyaz eşya mağazasının iflas etmesinin ardından seçtiği uzman çavuşluk mesleğinin 6'ıncı ayında Hakkari kırsalında şehit olan Abdurrahman Özgül, ailesinin 5 çocuğunun en büyüğüydü. Aile şehit haberini, 16 Aralık 1999 günü piknik dönüşünde çalan ev telefonunda, Van Erciş Komando Tugayı'ndan görevli subayın, 'oğlunuz şehit oldu, başınız sağ olsun' mesajıyla aldı. Yaşadığı acıya dayanamayan eşinin yıllardır sayısız hastalık geçirdiğini kendisinin de yemeden içmeden, uykudan kesildiğini söyleyen memur emeklisi baba Mehmet Özgül, "5 vakit namazımda 'ülkeye barış gelsin, silahlar sussun' diye dua ediyorum. Bir şehit babası olarak İmralı ile Kandil ile hatta Avrupa'daki uzantılarıyla bile görüşülmesini yadırgamıyorum. Yeter ki bu iş bitsin, son bulsun. Ülke olarak hem canımız hem malımız zarar gördü. Silahla hak kazanılmayacağını da herkes gördü. Sorunların çözüm yeri dağ değil Meclist'ir. Çözüm için karşılıklı adımlar atılarak sürecin olumlu sonuçlanmasını bekliyor ve dua ediyorum" dedi.

ÇÖZÜM TRAFİĞİ IŞIĞA TAKILMAMALI
Artık silahlı mücadelenin yanında başka argümanların da kullanılması gerektiğini ve sürece umutla baktığını söyleyen şehit babası sözlerine şöyle devam etti: "Bu görüşmeleri, açılımları taviz değil, bu işi bitirecek adım olarak nitelemek, öyle bakmak, öyle anlamak gerek. Ben Başbakanımızın bu sorunu çözeceğine inanıyor ve güveniyorum. Kaybettiğimiz canları geri getirme şansımız yok. Dün yanan canları, sönen ocakları, yıkılan hayalleri ve yok olup giden gençliği düşünüp gelecekteki kuşağın benzer durumlarla karşılaşmadan daha huzurlu ve güvenli yaşamaları için bu ülkede herkesin seyirci olmak yerine sürece katkı sunması gerek. Dünyada her geçen gün güçlenen ülkemizin daha da güçlenmesi için bu terör sorunu çözmemiz gerek. Bu trafik, kırmızı ışığa takılmadan hızla devam etmeli. Bu süreçte bazı memnuniyetsizlikler ve tepkiler olması da doğaldır. Tüm sancılarına rağmen yine de iyimser olmak gerek, iyi niyetle sonuca yürümek gerek. Acıları bitirmeye çalışmaktan daha ulvi bir görev olamaz."

YARIN: "Çocuklarımızın ka deri de şehit am ca ve dayıları nınki gibi olması n" "Asırlar dır birlikt e yaşı yoruz, bundan sonra da yaşa yacağız "