X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türkiye'nin ilk jet üssü kapılarını açtı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türkiye'nin ilk jet üssü kapılarını açtı

  • Giriş Tarihi: 26.2.2013 12:17 Güncelleme Tarihi: 26.2.2013 19:53

bünyesinde 1951 yılında kurulan ve Türkiye'nin ilk jet üssü olan Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda görevli pilotlar, ülkeye havadan gelebilecek tehditlere karşı her an hazır bir şekilde, adeta dosta güven, düşmana korku veriyor.

Havadan gelecek tehditlere karşı vurucu güç olan 'ların bulunduğu Balıkesir 9. Ana Jet Üs Komutanlığı, Batı Karadeniz, Trakya, Marmara, Ege'den sorumlu olarak önemli bir görev üstleniyor. Balıkesir, Türkiye'de iki jet üssünün bulunduğu tek il olarak dikkati çekiyor. 9. Ana Jet Üs Komutanlığı Balıkesir merkezde, 6. Ana Jet Üs Komutanlığı ise Bandırma'da bulunuyor.

Türkiye'nin ilk jet üssü olan ve ''Ege'nin Kalesi'' olarak nitelendirilen 9. Ana Jet Üs Komutanlığı, kapılarını Anadolu Ajansı'na (AA) açtı. Üs yetkilileri, üssün tarihi, sorumluluk sahası, görevi, eğitimler ve yapılan çalışmalar hakkında AA ekiplerine bilgi verdi.

Türk Hava Kuvvetleri'nin 1950 yılında jet uçaklarının alınmasına karar vermesinin ardından, 15 Ekim 1950'de ABD'ye jet eğitimi için sekiz uçucu personel gönderildi. Söz konusu personel, 31 Ağustos 1951'de eğitimlerini tamamlayarak yurda döndükten sonra jete intibak öğretmeni olarak görevlendirildi ve aynı yıl Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda üs ve filo kuruluşuna geçildi. Bu çerçevede, Balıkesir'de kurulan 9. Ana Jet Üs Komutanlığı, 'nin ilk jet üssü, 191, 192 ve 193. filolar da ilk jet filoları oldu.

ÜLKENİN İLK JET SAVAŞ UÇAKLARI F-84G'LER BALIKESİR'E GELDİ

İlk jet uçakları olan T-33 jet eğitim uçakları 1951'de yılında İstanbul'a gemiyle getirildi ve montajlandıktan sonra 9. Ana Jet Üssü'ne getirildi. 29 Mart 1952'de ise ilk jet savaş uçakları olan 8 adet F-84G, üsse uçarak getirildi ve yıl sonuna kadar tüm filolar jet uçaklarıyla donatıldı.
Üs bünyesinde bulunan filolardan 191. Filo Komutanlığı ise 41. Tayyare Bölüğü adı altında Kütahya'da kuruldu, sırasıyla Merzifon, Eskişehir, Mürted ve son olarak 1967 yılında Balıkesir'e intikal ettirildi. 1956 yılında F-86 modernizasyonu ile filo çağrı adı ''Kuğu'', 1964'te F-104 modernizasyonuyla ''Kobra'' olan bölük, 1973'te 191. Filo Komutanlığı adını aldı.

1994'te F-16 C/D uçaklarıyla modernize edilen 191. Filo Komutanlığı, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na 18 personel ve 17 uçak, 1999 Kosova Harekatına 32 personel ve F-16 uçaklarıyla katıldı, 16'sı Kıbrıs'ta olmak üzere 302 sorti harekat uçuşu icra ederek büyük başarı gösterdi. 191. Filo Komutanlığı, katıldığı tüm harekat ve uluslararası tatbikat görevlerinde yıllardır en iyi olmayı sürdürüyor.

DOSTA GÜVEN, DÜŞMANA KORKU

Havadan gelecek tehditlere karşı vurucu güç olan F-16 uçaklarının bulunduğu üssün, her ne kadar ''Ege'nin Kalesi'' olarak nitelendirilse de Bandırma ile ülkenin batısındaki iki önemli üsten biri olarak, Ege, Trakya, Marmara ve Batı Karadeniz'i kapsayan geniş bir sorumluluk alanı bulunuyor.

Üste görevli üstün yetenekli pilotlar, ülkenin çeşitli yerlerindeki üslerde alarm reaksiyon nöbetleri tutarak, ülkeye havadan gelecek tehditlere karşı her an hazır bir şekilde adeta dosta güven, düşmana korku veriyor.

Giriş yasak olmasına rağmen herhangi bir küçük arıza durumunda bile zorunlu olarak Türkiye hava sahasına izinsiz giren her yabancı askeri uçağın kötü niyetli olduğunu düşünerek hareket eden pilotlar, işaretleşmeler ve göz temasıyla bile söz konusu uçağı yere indirebilecek tüm bilgi birikimine sahipler.

GÖKYÜZÜNÜN YILMAZ BEKÇİLERİ, BİLGİLERİNİ SÜREKLİ TAZELİYOR

Üste bulunan gökyüzünün yılmaz bekçileri olan yetenekli pilotlar, sürekli eğitimle bilgilerini tazeliyor, her an savaş çıkacakmış gibi harbe hazırlıklı oluyor. Hava Harp Okulu'ndan itibaren eğitimleri başlayan pilotlar, her ne kadar yetenekli ve bilgili olsalar da her uçuşlarında ve tatbikatlarında eğitimlerini sürdürüyor.

Harp okulunda 4 yıl okuyan öğrenciler, ardından Çiğli'ye giderek burada üç farklı uçakta 2 yıl eğitim alarak, jet pilotu oluyor. Sonra Konya'daki üsse giderek F-5 ile 6 ay harbe hazırlık eğitimi gören pilotlar, Ankara'da 9-10 ay F-16 eğitimi aldıktan sonra savaşa hazır pilot olarak görevlendirildiği üsse gidiyor. Gittikleri üslerde de pratik ve teorik eğitimleri süren pilotlar, uluslararası tatbikatlara katılarak kendilerini geliştirme fırsatı buluyor, dünyadaki seviyesini ölçebiliyor.

Her pilot bulunduğu üste, sürekli uçuş eğitimi alıyor. Filo ve üs komutanları bile aralıklarla bu uçuşlara katılarak bilgilerini tazeliyor.

YABANCI UÇAKLARDAN KORKMAYAN PİLOTLARIN KABUSU KUŞLAR

Yabancı uçaklardan hiçbir şekilde çekinmeyen ve katıldıkları tatbikatlarda da kalitelerini ortaya koyan pilotların korkulu rüyası ise kuşlar... ''Pilotun kabusu'' olarak nitelendirilen kuşlar, jetler için bir tehdit oluşturuyor.

Öyle ki, oldukça hızlı hareket eden jetin içinde bulunan pilotlar, kuşu gördüğünde çok geç olabiliyor. Uzakta küçücük bir siyah nokta halinde görülen kuş, bir iki saniye içinde cama çarpmış olabiliyor. Hızlı çarpma, oldukça kalın ve esnek olan kabin camını kırabiliyor.

''TÜRK VE F-16 PİLOTU OLMAKTAN SON DERECE GURURLUYUM''

Üsteki 191. Filo Komutanlığı F-16 pilotlarından Hava Pilot Üsteğmen Faruk Mantı, üç yıllık F-16 pilotu olduğunu belirterek, iki yılı aşkın süredir de Balıkesir'de görev yaptığını anlattı. Pilot olmanın çocukluk hayalinin ötesinde olduğunu vurgulayan Mantı, şunları söyledi:

''Küçük yaşlardan bu yana komutan olacağımı söylermişim. Lise yıllarında gördüğüm afişle pilot oldum. Afişte, Hava Harp Okulu'nun tanıtımı vardı, inceledim ve ilgimi çekti. Havacılığın benim için uygun olduğunu, pilotluk için yaratıldığımı anladım ve bugünlere geldim. F-16 uçurmak, savaş pilotu olmak, bizlere ülke savunmasında çok önemli sorumluluk yüklemiştir. Vatan savunması için gökyüzündesiniz, ülkeyi savunuyorsunuz.''

Mantı, pilot olarak yaklaşık 700 saat uçtuğunu ve bunun 450 saatinin F-16 ile olduğunu belirterek, ''Halen ilk uçtuğumdaki heyecanı hissediyorum. Bu heyecan ve gurur, eksilmeden her sorti devam ediyor'' dedi.

Teorik ve pratik olarak her zaman eğitim aldıklarını dile getiren Mantı, ''Her an savaş çıkacakmış gibi harbe hazır olmamız gerekiyor. Eğitimlerimize her gün aralıksız devam ediyoruz. F-16 dünyadaki en güzel uçak. Türk ve F-16 pilotu olmaktan son derece gururluyum'' diye konuştu.