X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Yalan, iftira, asılsız'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Yalan, iftira, asılsız'

  • Giriş Tarihi: 3.3.2013

Tutanaklarla ilgili "Biz teyit etmedikçe yalandır, iftiradır, asılsızdır" diyen Erdoğan, olayı medya üzerinden karanlık bir operasyon olarak niteledi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İmralı'daki görüşmelerin tutanağı olduğu iddia edilen gazete haberlerine ateş püskürerek "Biz açıklama yapmadıkça, teyit etmedikçe bütün söylentiler, dedikodular yalandır, iftiradır, asılsızdır. Ortaya dökülen iftiralar, terörün bitmesini istemeyen, Türkiye'nin büyümesini istemeyen çevrelerin açık bir sabotajıdır" dedi. Erdoğan, Balıkesir ve Bigadiç'te katıldığı toplu açılış törenlerinde yaptığı açıklamalarda şu mesajları verdi:
Hayat risktir, siyaset risktir. Bu süreçte bedeli ne olursa olsun milletin refahı ve huzuru için her şeyi yapacağız. Silahlar bırakılıncaya kadar mücadelemiz, siyasetle de müzakeremiz sürer. Milletimizin değerlerinden taviz vermeksizin bu süreç devam edecek.
Aziz milletimden, 70 milyondan rica ediyorum, art niyetli haberlere, dedikodulara, söylentilere itibar etmeyin. Medya üzerinden yapılan karanlık operasyonlara, medya aracılığıyla kurulan tuzaklara itibar etmeyin.
Yıkmak kolaydır, yapmak zordur, savaş kolaydır, barış zordur. Biz zor olana talibiz. Ayırmak kolaydır, birleştirmek zordur ama şehitlerimiz nasıl kolayı değil zoru seçtiyse biz de zoru seçiyoruz.
Biz çözmek için uğraştıkça, çözdürmemek için uğraşanlar var. Biz kalpleri onarmak için uğraştıkça kalpleri kıranlar var. Biz çırpındıkça bunu sabote etmeye çalışanlar var.
Bunlar sizin karşınıza yalanlarla, iftiralarla, küfürlerle, hakaretlerle, öfkeyle, nefretle çıkıyorlar. Bunlar sizin karşınıza dedikoduyla, söylentiyle, sabotajla, provokasyonla, medya operasyonlarıyla çıkıyorlar.

'BATSIN GAZETECİLİĞİN'
Bir tane gazete çıkmış, bir başlık atıyor, attığı başlıkla İmralı'dan haberler veriyor. Her zaman söyledim; 'bir kısım medya hiçbir zaman yanımızda olmadı' diye. Bu medyanın bazı uzantıları, kalemşörleri şunu yazıyor, 'Devlet yönetmek başka bir şey, gazete yapmak farklı bir şey'. Eğer bu ülkeye, bu millete zerre kadar sevdanız varsa şu çözüm sürecine katkıda bulunmak istiyorsanız böyle bir haberi atamazsınız, atmamanız gerekirdi.
Çözüm süreci çok hassas. Bu süreçte konuşmadığım gibi arkadaşlarıma da "sabredeceksiniz, konuşmayacaksınız" dedim. Çünkü biz üzüm yiyeceğiz.
Ama bunlar ne yapıyorlar? Attıkları manşetlerle köşe yazılarıyla neymiş, gazetecilik yapıyorlarmış. Eğer böyle gazetecilik yapacaksan batsın senin gazeteciliğin.
Medya yine şunu diyecek: 'Başbakan bize saldırdı'. Kim bu çözüm sürecini baltalamaya çalışıyorsa o benim de arkadaşlarımın da Hükümetimin de karşısındadır. n Önümüze konan taş engellemek içindir, biz o taşı önümüzden çeker, atarız ve bunu da dinlemeyiz. Eğer zerre kadar bu vatana sevgileri varsa lütfen atılan bu güzel adımları engellemeye çalışmasınlar.
Biz bir açıklama yapmadıkça, teyit etmedikçe bütün söylentiler, dedikodular yalandır, iftiradır, asılsızdır. Ortaya dökülen iddialar, iftiralar terörün bitmesini istemeyen, bize karşı, çözüm istemeyen, Türkiye'nin büyümesini istemeyen bu çevrelerin açık bir sabotajıdır.
Biz samimi şekilde çözüm istiyoruz ama milletin değerlerine rağmen bir çözüm, çözüm değildir. Şehitlerimizin ruhunu incitecek hiçbir adımı atmayız.
Hiç endişe etmeyin, taviz vererek, terörle mücadeleden vazgeçerek, bu aziz milletin onurunu, şerefini ayaklar altına alarak değil, tüm bu hassasiyetleri gözeterek, kardeşçe biz bu meseleyi çözeceğiz. Dedikodulara, söylentilere, karanlık operasyonlara itibar etmeyin, bize güvenin, bize inanın. Hayır dualarınızı eksik etmeyin.