X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER "Nevruz'dan önce silahlar susabilir"
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

"Nevruz'dan önce silahlar susabilir"

  • Giriş Tarihi: 4.3.2013 11:36 Güncelleme Tarihi: 4.3.2013 14:03

Mardin Bağımsız Milletvekili ve DTK Başkanı Ahmet Türk, 21 Mart Nevruz öncesi silahların susmasını umduğunu söyledi.

Türk, BDP heyetinin Kandil'de PKK'nın yönetici kadrosuyla yaptığı görüşmendeki izlenimlerini ve barış sürecindeki beklentilerini Cihan Haber Ajansı'na( Cihan) değerlendirdi.

Ahmet Türk, Kandil görüşmesinde PKK'nın, Abdullah Öcalan'ın aldığı kararın arkasında olduklarını kendilerine beyan ettiklerini dile getirdi. Başlatılan sürece tüm Kürtlerin destek verdiğini ifade eden Türk, "PKK'nın, Abdullah Öcalan'ı aşacak veya kendisini zora düşürecek bir tutum içerisinde olacağını zannetmiyorum. Elbette ki onların da talepleri olacak. Eleştirileri olacak. Bunlar doğru. Ama sonuç olarak bize "Başkanımızın aldığı kararın arkasındayız " dediler. Bunu açık bir şekilde bize ifade ettiler. Ancak hiç endişeleri yok mu? var. Bu gün birçok Kürt'te bir güvensizlik var. Bu güvensizliğin ortadan kalkması için de beklentiler var, bütün bunlar doğru. Ama sürecin işletilmesi konusuna bütün Kürtler destek veriyor. Kürtlerin bu süreçte büyük umutları var"

HÜKÜMET PROJESİNİ KÜRTLERLE PAYLAŞMALI

Ahmet Türk, Öcalan'ın Kandil'e gönderdiği mektubun cevabının Nevruz'dan önce kendilerine iletilmesini beklediklerini, söz konusu tarihten önce de silahların susmasını umduğunu kaydetti.

Ahmet Türk konuşmasına şöyle devam etti,"Evet bugün söylüyoruz, ama hükümetin projesi nedir? ne düşünüyor? Biz milletvekili olmamıza rağmen bu konunun detayını bilmiyoruz. Ama sonuçta başlayan bir süreç var. Şimdi biz silahların bırakılmasını öne koyarsak, burada süreç işlemez. Tabi ki esas hedef silahların tamamen gündemden kalkmasıdır. Hiçbir şey netleşmeden silahları bırakın denildiği zaman bu sürecin önü tıkanır. Nasıl hükümet bize hassasiyet gösterin diyor. Bizim de nelerin yapılması gerektiği konusunda oturup tartışmamız ve bu konuda hükümetin düşüncelerini bilmemiz lazım. Sonuç olarak melse sorun olmaktan çıktığı zaman, zaten silahlar da Türkiye'nin gündeminden çıkar. Yani temel hedef, esasen son hedef budur. Ama bu süreci 'sadece silahların bırakılması için yapıyorum' dediğiniz zaman o zaman Kürtler de diyecek ki 'peki biz niçin silahı aldık' gibi bir tartışmalar başlar. Bence bu tartışmalara girmeden Kürtleri kucaklayıcı bir siyasetin bir sürecin başlatılması gerekiyor. Kucaklayıcı, onun farklılığını gören onun farklılığını da anlayan bir yaklaşım biçiminin ortaya çıkarılması ile süreç doğru bir şekilde yürüyebilir diye düşünüyorum. "

KANDİL GÖRÜŞMESİ BARIŞ ÜMİDİMİ DAHA DA ARTTI

Van Bağımsız Milletvekili ve DTK Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk ise Kandil görüşmesinden sonra barış umudunun daha da güçlendiğini belirtti.
Kandilin bu meselenin barışçıl ve siyaset yoluyla çözülmesini çok istediğini iddia eden Tuğluk, "Kandil'de barış umudum daha da güçlendi. Onlar da bu meselenin barışçıl çözümünü, siyaseten çözümünü çok istiyorlar. Öcalan'ın bu konuda başlattığı sürecin ve kendi liderlerinin arkasında olacaklarını ifade ediyorlar. Bu bir barış iradesi zaten. Eğer Türkiye devleti bu iradeyi doğru değerlendirir ise, gerçekten samimi, gerçekçi, makul çözüm iradesi ortaya koyarsa bu mesele çözülecektir."

BAZI ŞEYLERİ KONUŞMAK İÇİN DAHA ÇOK ERKEN

Bazı şeyleri konuşmanın çok erken olduğunu da vurgulayan Tuğluk," Biliyorsunuz Öcalan Kandil'e, Avrupa'ya ve BDP'ye olmak üzere üç tane mektup gönderdi. Nasıl bir çözüm istediğini mektuplarında ifade ediyor. Bunlar değerlendirilecek Kandil, BDP bizler bu konudaki düşüncelerimizi ifade edeceğiz kendisine. Ondan sonra zaten süreç daha da netleşecek. Şimdiden geri çekilme konusunun konuşulmasının zamanı olduğu düşüncesinde değilim. Barış ilerledikçe, çözüm ilerledikçe bu tür meseleler de oturup konuşularak halledilebilir. "

"BEN BİR ŞEY SIZDIRMADIM"

Cihan'' konuşan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan ise basında çıkan haberlerin kendisinin sızdırdığı yönündeki iddiaların yalan olduğunu ifade etti. Tan, "Bunların kökü yalan" diyerek tepkisini dile getirdi.

Kendilerinden hiç bir şeyin sızdırılmadığını iddia eden Tan, "Bunların kökü yalan. Hiçbir şekilde bizden sızan bir şey yok. Bizim heyetimizden, arkadaşlarımızdan sızan bir şey yok. Bunu devlette biliyor ve bilmesi gereken herkes biliyor. Kesinlikle yalan, aslı astarı yok. Bunu bilmesi gereken devlette dahil herkes nasıl olduğunu biliyor. Beni tanıyan herkes biliyor." dedi.