X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Barış diyarı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Barış diyarı

  • Giriş Tarihi: 19.3.2013

Nevruz öncesi Diyarbakır kıpır kıpır umut dolu. Barışın sözü bile yetmiş. Sözlerde gözlerde sevinç var. "Bir de tam barış olursa ekonomik olarak uçarız" diyorlar

Tarihi Nevruz öncesi Diyarbakır'dayım. Bu kez siyasilerin, yetkili, etkili isimlerin, sivil toplum kuruluşlarının değil, sokağa, sokaktaki insanın sesine kulak vermek, vatandaşın nabzını tutmak için dolaşıyorum kenti. Küçük esnafa, kahvehanelere toplanan ahaliye, namazdan çıkan cemaate, şoföre, belediye işçisine, öğrenciye, ev kadınına, delikanlılara, genç kızlara soruyorum 'Barış süreci' beklentilerini ve Nevruz'u. Peşinen ve sevinçle söylemeliyim ki; bu defa endişe umudun epey gerisinde. Kiminle konuşsam bu umudu dile getiriyor, barış kardeşlik üzerine güzellemeler düzüyor, sözlerine değil gözlerine de yansıyor bu beklenti.

AL GÖZÜM SEYREYLE

Tarihi Ulucami önünden başlıyorum izlenim gezisine. Geniş bir alana yayılmış kahvehane müşterileriyle dolu her yan. Kürsü adı verilen taburelerde oturup, bazen çay bazen de 'ava sûse' olarak adlandırılan meyan kökü içerek sohbetler kuruyoruz. Orta yaş üstü yurttaşların çoğunluk olduğu ortamda bilgece sözler edenler az değil. O sözlerin sahiplerinden biri emekli ilkokul öğretmeni Salih Okutur. Diyor ki; "30 yıldır barış hiç bu kadar yakın olmamıştı. Kan ve gözyaşı üzerine yapılan hiçbir hareketin sonunda aydınlık getirmeyeceği gerçeğini herkes gördü ama bedeli ağır ödenmiş bir ders oldu bu. Bu süreci provoke etmek isteyenler, elinin tersiyle itmek isteyenler, kandan kazandıkları siyasi ve ticari rantı yitirmemek için sabote edenler var. Her tarafın içine sızmış haldeler. Barışı onlara rağmen getirmek, elimizi taşın altına topyekûn koymak gerekiyor." Süleyman İkizler bir emlak komisyoncusu. Onun barış sürecine yaklaşımı hayli ilginç. Daha ilk tohumların bile kentte ve bölgede nasıl bir ekonomik devinim yarattığını kendi uzmanlık alanından örneklerle anlatıyor:

KONUT VE ARSA UÇTU
"Savaş Abi, şehrin her yıl en az 10 bin yeni konuta gereksinimi var. Barışın temennisi bile özellikle lüks konutların fiyatını katlamaya yetti. Daha düne kadar herkes terörden kaçıp göçerken, yok pahasına evini dükkânını satarken şimdi tersine rüzgâr başladı. 400 bin liraya daireler satılacağını düşünür müydünüz? İnşaat sektöründe baş döndürücü kıpırtı var. Rant bölgesi dediğimiz Kayapınar ilçesinde binlerce lüks konut yapıldı. Satışında son 2 haftada büyük artış var. 1 milyona villa satılıyor, rüya gibi. Kalıcı barış sağlanırsa ne Diyarbakır'ı ne Güneydoğu'daki ekonomik kalkınmayı kimse durduramaz."

ÇANAKKALE RÜZGÂRI
Dağkapı'ya, Mardinkapı'ya, Ofis'e, Peynirciler Çarşısı'na, Japon Pazarı'na, Deliller Hanı, Hasan Paşa, Çiftehan ve Yeni Han'a da gidiyorum elbette. Oralarda da yaptığım sohbetlerde beklentinin büyük olduğunu algılıyorum. Çanakkale Savaşı'nın yıldönümü çok etkili olmuş belli ki. Sözleşmiş gibi herkes, "Bu ülkeyi Fransız, İtalyan, İngiliz, Yunan işgalinden birlikte kurtardıysak, birlikte barışı da tekrar kurar, kardeşçe yaşar bu coğrafyanın önderi oluruz. Başbakan'ın 'Baldıran zehri de içerim' demesi hepimizi etkiledi yalan yok. Demek ki Özal'ın yapmak isteyip de yapamadığını yapacak bir irade var, bu sorunu çözmeye kararlı bir hükümet var. Her bir tarafın buna kayıtsız kalmaması lazım" diyor.

NEVRUZ MİLAT OLSUN

Bu yıl yapılacak Nevruz kutlamasının tarihi bir dönüm etkinliği olacağını, milat olacağını da sözlerine ekliyor yurttaşlarımız. Ne kadar coşkulu, arzulu ve umutlu olduklarını anlamak için değişik bir kanıt gerekirse tüccar terzileri söyleyebilirim. Nevruz modası dedikleri moda gereği yöresel kıyafetler yaptırmak için terzilere akın etmiş bölge halkı. Çoğu Kuzey Irak'tan gelen parlak kumaşları kofi, axabani, saç bandı ve epa adı verilen ayakkabıları kapış kapış alıyorlar. Terzilerde sıraya giren yüzlerce yurttaş Ranu Berguz, Şal û Şepik, Kiras Fistan gibi giysiler diktirmek isteyince terzi dükkanlarının ışıkları sabaha kadar yanıyor kuşkusuz.