X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yazarlar Öcalan'ın mesajlarını yorumladı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yazarlar Öcalan'ın mesajlarını yorumladı

  • Giriş Tarihi: 22.3.2013 09:23 Güncelleme Tarihi: 22.3.2013 11:03

Türkiye'nin gözü dün Diyarbakır'daydı. Nevruz kutlamalarına yüzbinlerce insan katılırken Türkiye Abdullah Öcalan'ın süreçle ilgili mesajlarına odaklandı.

Öcalan'ın mesajlarını, Nevruz atmosferini ve bundan sonra sürecin nasıl bir yol izleyeceğini süreci yakından takip eden gazeteci ve yazarlara sorduk. İşte yazarların Nevruz gözlemleri ve analizleri...


Mahmut Övür - Sabah Gazetesi Yazarı

Açıklamayı çok önemli buldum. Beklediğimden daha ileri bir açıklama. Silahların bırakılması yönünde önemli bir açıklama oldu. Yeni Türkiye'nin miladı, başlangıcı olarak düşünebiliriz. Geldiğimiz nokta Türkiye'deki demokrasi açısından, çeşitli farklılıkları, zenginlikleri geliştirmesi açısından Öcalan'ın bu açıklaması dönüm noktası olacak. Türkiye'ye hayırlı olsun diyorum.
Bundan sonrasının çok daha rahat geçeceğini düşünüyorum. Bu açıklama sonrası bu süreci sabote etmeye çalışanlara rağmen süreç çok daha rahat işleyecektir. Çözüm kararı tarihi bir karardı. Bu yüzden süreçte bundan sonra çok büyük handikaplar görmüyorum. Bu süreçten geri dönüş yok. Yeni Türkiye asıl şimdi başlıyor. Türk, Kürt, Arap, Çerkes, Alevi Sünni, Hiristiyan herkesin özgür olduğu bir Türkiye'ye ilk kez bu kadar yakınız. Bu haberi uzaklarda (Çin'de) almış olsak da bu heyacan verici bir gelişmedir.

#Sayfa#

Emre Aköz - Sabah Gazetesi Yazarı

Konuşmanın önemli bir detayı Abdullah Öcalan'ın Türkiye'den ziyade Ortadoğu'ya hitap etti. Öcalan meydandakilere hitap etti, medya aracılığıyla hepimize hitap etti ama asıl kulak vermesini istediği insanlar halk olarak Ortadoğu halklarına hitap ediyor. Esas olarak Irak, Suriye gibi -belki kafasında İran da olabilir- onlara hitap eden geniş bir vizyonu var.

"Büyük Kürdistan" fikri vardır Paax Kurdi, Kürt Birliği gibi beraberliği ifade eder. Bu ilginç bir nokta... Başbakan da ilk değerlendirmesinde "Alanda Türk bayrağının olmaması mesajla çelişiyor" dedi. Başbakan haklı olarak Türkiye'nin başbakanı. Başbakan'ın kafasındaki siyasi birim Türkiye. Anladığım kadarıyla Öcalan daha farklı bir birliktelik hayal ediyor. Hepsi olmasa da Kürtlerin bir araya gelebileceği bir birlitkelik hayal ediyor. Konuşma bu açıdan bana çok ilginç geldi. Türkleri de bu halklar arasında bir halk olarak aldı. Hem din olarak hem etnik olarak kafasında Kürtlerin yaşadığı bölgelerin federasyon, konfederasyon gibi yapılar içinde bir araya gelmesi var Öcalan'ın kafasında.

Türkiye'deki barış süreci, silahların bırakılması olarak düşünüyoruz bu konuşmayı. Ama Öcalan buradan farklı bir noktaya atlamak istiyor. Kafasında daha büyük bir birim var Öcalan'ın. Konuşmasında Dayanışma ve Barış Konferansı diyor, "emperyalizm bizi böldü" diyor. Kafasında ulus-devleti aşma vizyonu var. Bunu yapabilir yapamaz bunu kastetmiyorum. Konuşmanın birçok özelliği var. Özelliklerinden biri de budur. Konuşmanın temel özelliği de budur demiyorum, temel özelliği silahların bırakılması, militanların Türkiye'den çıkıp Kandil'e çekilmesi... Mesajda bunlar var elbette.
#Sayfa#

Sevilay Yükselir- Sabah Gazetesi Yazarı

Diyarbakır'a dün ulaştım. Sokağın nabzını tutma fırsatım oldu. Gerçekten Diyarbakır insanı bir umut ve inançla bakıyordu bugünkü Nevroz'a. Herkesin gözü kulağı Öcalan'ın açıklamasındaydı. Tabii endişeler de vardı, tedirginlikler de vardı. Çok büyük bir beklenti var, "Bu beklentiler çıkar mı" diye bir endişe de vardı.

Sabah meydana ulaştık. Korkunç bir kalabalık vardı. Sayı veremiyorum ama 1 milyondan aşağı bir rakam değil. Protokolde BDP'li milletvekilleriyle istişare etme fırsatım oldu.

Kalabalık Öcalan'ın mesajına kilitlendi. Önemli olan bu anlardı ve pür dikkat izledim. Kürtçe açıklamada tepkileri çok alamadık. Sonra Sırrı Süreyya Önder Türkçe açıklamayı okuyunca halkta çok büyük coşku oluştuğunu gördük. İnsanlar yıllar yılı anadilini konuşamamış, anadili bastırılmış, unutturulmuş. Bu yüzden kalabalıklar içerisinde çoğu Kürtçe bilmeyen insanlar vardı. Türkçe okunduğunda verdikleri reaksiyon çok farklıydı.

Ben mesajı çok olumlu buldum. Gerçekten çok makul bir mesaj yapmış Abdullah Öcalan. Bence Çanakkale Savaşı, Müslümanlığa vurgu yapılması yerindeydi. Orada bulunan Osman Kavala gibi isimler bu vurguya sıcak bakmadıklarını söylediler. Ama ben aksini düşünüyorum. Çünkü bu mesaj aynı zamanda Türk halkına da bir mesaj…. O yüzden Çanakkale, Kurtuluş Savaşı, Milli Mücadele'deki birlikteliğe vurgu çok yerindeydi. Buradaki halk alacağı mesajı almış, mesaj günler öncesinden gelmişti.

#Sayfa#

Burada bu mesajı Türk halkının doğru okuması lazım. Kürt meselesinin çözümünde Hükümetin attığı adımlara reaksiyoner, sekter bakan Türk kesiminin doğru okuması gerekir. Öcalan'ın mesajına doğru bakılırsa aslında "Biz kaldığımız yerden devam edelim, Kurtuluş Savaşı'nda birlikteydik, Çanakkale'de bir arada çarpışmıştık. Sonra kesinti oldu. Buradan devam edelim" diyor. Ben makul buldum. İnşallah bu makul durum devam edecek. Bundan sonrası önemli .

İnsanlar çok mutlular, çok başka bir Nevruz yaşandı. Ben Emniyet yetkilileriyle de görüştüm . Herhangi bir olay yaşanmamış. Geçmiş yıllarda birkaç gün önce Molotof atılır kargaşa yaratılırmış. Bu Nevruz'a gerçekten şu dakika itibariyle Nevruz diyebiliriz. Bu böyle devam etsin niyetini taşıyoruz.

Ama buradakilerde şu endişe de var. Acaba Hükümet bu çözüm sürecinde, baldıran zehirini içtim diyen siyasetçiler o zehiri içme noktasında kararlılıkları sonuna kadar devam ettirecekler mi? Bir aldatılma korkusu var. Bu endişeleri var. Bunun dışında her şey çok güzel.

Sadece gazeteci Namık Durukan'a Filiz Koçali tepki gösterince gençlerden de bir tepki gelmiş. Ancak diğer basın mensupları sahip çıkmış ve Durukan'a protestonun devam ettirilmesi halinde alanı terk edeceklerini söylemişler. Sonrasında gerginlik yatıştırıldı.

İnsanlar umutlu ama endişeler de var. Öcalan "gençlere sesleniyorum" dediği anlarda çok dikkatli mesajlar verdi. Bu mesajlar buradan çıkmış oldu. Bu mesajları harfiyen yerine getirileceğine inanıyorum. Çatışmasızlık sürecine girildiğine, ebediyen sürecek bir ateşkes sürecine girildiğine inanıyorum. Ama ebediyete kadar devam etmesi için Hükümet tarafının da kararlı bir şekilde attığı adımlara devam etmesi gerekiyor. Hükümetin alenen sözleri yok ama istedikleri üç beş parça bir şey, anadil gibi… İnsanların bölünmek gibi bir derdi yok. Öcalan da mesajlarında Kürt ve Türklerin birliğine vurgu yaptı. Kürtler "biz bölünmek istemiyoruz" diyorlar. Bölünmek gibi dertleri yok. Birlikte yaşamak istiyorlar ancak kendilerini eşit yurttaş olarak görmek istiyorlar. Bunu sağlayacak olan da tarihi adımları atan hükümettir. Bunu devam ettirmeleri çok önemlidir. Devam ettirmemeleri endişe verici olacaktır.

#Sayfa#

Gazeteci yazar Avni Özgürel:
Hepimiz Diyarbakır'dan yansıyan havayı atmosferi Türkiye'yi yeni bir döneme giriyor olarak değerlendirdik. Bir dönem sona eriyor. Öcalan'ın kaleme aldığı metin BDP yöneticilerine verilmeden hükümet tarafından da gözden geçirilmiş olması icap eder. Bunu bir sansür olarak söylemiyorum. Diyarbakır'dan yansıyan fotoğraf tek tük Türk bayraklarının yanısıra Öcalan bayraklarıdır. Olumsuz bir etkisinin şu aşamada olmayacağını düşünüyorum. Bir olay yaşanmamış olması fevkaladedir. Elbette kimi sloganlarda bir takım taşkınlıklar var bundan rahatsız olmamak mümkün değil ama bunu belirleyici olarak nitelemek herhalde önyargıdır. Diyarbakır'dan yansıyan Türkiye'nin bir korku tünelinden çıkmakta olduğu duygusunu veriyor bana.

TV 24 Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut
"İslam bayrağı altında birleşme çağrısı çok önemli. Bu mesajlar bir çok emperyal odağı rahatsız edecek. Mesajı çok olumlu buluyorum... Neden demokratik İslam?` a gelirsek Ortadoğu`da ortak paydamız İslamdır. Buradaki tanımlama bir manevi tanımlamadır. Bir bayrak altında olmak son derece önemli. Artık savaş `ekonomik` denildi. Bu kavramda geri kalmışlığın önüne geçmesi önemli. Sosyal ve ekonomik kavram son derece önemliydi. "